|
Okurlardan
|
Düşmanımı öğrenmiştim, korkutucu bir ismi vardı...
Bana zorlu mücadelemde en büyük destek annemden geldi. Sıkıntılı günlerimde onun dostluğu, sevgisi, duaları, verdiği destek ve moral yaşamımı aydınlattı Annemin beni yalnız, çaresiz bırakmaması rahatsızlığımı atlatmamı sağladı.
Yaklaşık otuz sene önceydi. Babamı kaybetmiştim. Liseyi bitirip, üniversite öğrenimimi bırakıp, İstanbul'dan Diyarbakır'a gelin gitmiştim. Bahçesinde çam ağaçları , balkonunda fiskiyeli havuzu olan şirin döşenmiş bir evimiz vardı.Her şey güzeldi ama farklı yaşama, kültüre, çevreye alışmakta zorlanıyordum. Etrafımdakiler hepsi iyi insanlardı; uyumsuzluğun bende olduğuna inanıyordum. Kendimi suçluyordum. Duygularım bedenimde kendini göstermeye başlamıştı. Belimden başlayarak yavaş ilerleyen bir uyuşukluk ve aşırı yorgunluk hissediyordum. Ayağımdan terlikler fırlamaya başladığında, "kuyuya taş atar gibi" kortizon tedavisine başlanmıştı. Eşimin doktor arkadaşları yardımımıza koşmuşlardı.Yatak odam serum ve ilaçların kokusuyla hastahane odasını andırıyordu. Çok gençtik; eşimle elele yatakta ziyaretçileri kabul ediyorduk.
|
|
|
|
Okurlardan
|
| Hastalığı dostluğumuzu derinleştirdi Zuhal: 'Abi galiba benim göğsümde bir şeyler varmış.' dediğinde yüzü kara-sarıydı. O an ben ve Kemal büyük bir şoktaydık. Zuhal zaten üç kez kalp kapakçığı ile ilgili ameliyat geçirmişti. Sürekli kullanmak zorunda olduğu ilaçlar yüzünden pıhtılaşma sorunu olup, ameliyat olması çok nazik bir konuydu. Bunları şu ana kadar çok sağlam bir şekilde göğüslemişti. Ya bundan sonra?
Aramızda üç yaş fark olan Zuhal ile birbirimizi tanıdığımızdan beri çok iyi anlaşmıştık. İlişkimiz gelin-görümce ilişkisinden ziyade birbirini seven ve birlikte olmaktan mutlu olan iki dost şeklindeydi. Hastalık konusunda zaten hassas olduğum için bu olay beni çok etkilemişti. Sevdiğim insanlara bir şey olursa ne yapardım? Çocuklarım, eşim ve tüm sevdiklerim... Gerçekten sinirlerim mahvolmuştu. Ama her şeyi bir yana bırakıp bir an önce toparlanmalı ve Zuhal'in zor günlerinde ona elimden gelen (hatta gelmeyen) tüm desteği vermeliydim. Önümüzde zor bir süreç vardı. |
|
|
Okurlardan
|
ZORLU BİR SAVAŞ Hava,su ve toprak canlılar için temel gereksinimdir.Ancak canlılar içinde ayrı bir yeri olan insan için;sevgi,yaşama sevinci ve dayanışma duyguları olmadan yaşama tutunma olanaksızdır.İnsanoğlu umutsuz yaşayamaz. "İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar." sözü bunun en güzel kanıtıdır.
Benim sizinle paylaşacaklarım da hayallerimin en güçlü olduğu bir dönemde yaşadıklarımı içeriyor.Huzurlu ve mutlu bir yuva.Bu mutlu yuvanın ürünü iki evlat.yoğun bir çalışma temposu içinde yetiştirilmiş ve eğitilmiş iki pırlanta.
Baba ve anne olarak onların mutluluğu,sevinci,sağlığı,sizinde mutluluk ve sevinciniz olan bir dönem.Uzun bir çalışma döneminin ardından gelen emeklilik.artık hayallerimiz;çocuklarımızın evliliği, torunlar ve onların mutluluğu üzerine yoğunlaşıyor.Ben bu hazzı da tattım.Kızım evlendi ve bir torunum oldu.Bu dönemde onun büyümesini yakından izledim,çocuklarıma ayıramadığım zamanı ona ayırdım.Zaman su gibi aktı.Torunum artık genç kız adayıydı.Derken ikinci torunum mutluluğumuzu perçinledi.büyükanne ve büyükbabalar için bundan daha büyük haz olabilir miydi?
|
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 / 2 |