|
Hayata Dair
|
|
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadın, hâlâ hayatın tüm alanlarında erkekle eşit olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bunda dünyanın çeşitli yerlerinde kimi zaman başarı sağlarken kimi zaman bir arpa boyu yol alamıyor. Kendi alanlarında söz sahibi uzmanlar Seninle okurları için Türkiye’deki kadının cinsel, ruhsal, ekonomik ve hukuki kimliğini ele aldılar.
CİNSELLİK
Bekaret hâlâ cinsel bir tabu
Ülkemizde kadının toplumdaki yeri ve cinselliği ifade etme şekli, yöreden yöreye değişkenlik gösteriyor. O yüzden tüm Türkiye için geçerli net bir şey söylemek mümkün değil. Kırsal kesimde kadın daha çok evin işini yapan, tarlada çalışan ve cinsellikte de kocasının isteklerini yerine getirmesi gereken biri olarak görülüyor. Şehirde ise kadın artık ekonomik özgürlüğünü kazanmıştır. Kendini her açıdan daha iyi ifade edebilmekte ve cinsellikte de beklentilerini ortaya koyabilmektedir. Aslında şehirde kadın artık cinselliğini daha rahat yaşayabilmekteymiş gibi görünse de, bu çoğu zaman gizli bir şekilde oluyor. Çünkü ülkemizde hâlâ bekâret ve kızlık zarı bir tabu ve çiftlerde ilk gece mutlaka kanama olması gerektiğine dair bir inanç var. Cinsel mitlerin, toplumsal baskının ve cinsel konularda bilgi eksikliğinin kadın cinselliği üzerindeki etkisi büyük. Kadının cinsel kimliğini tam olarak özgürce ortaya koyabileceği şartların oluştuğunu söylemek ne yazık ki güç.
Kadının cinsellikteki rolü zor Her ülkeyi kendi kültürel ve toplumsal şartlarına göre değerlendirmek gerekiyor. O yüzden “Türk kadını Dünya kadınlarına göre cinsellikte daha bastırılmış” demek yanlış olur. Bazı ülkelere göre Türk kadını daha bastırılmış bir cinsellik yaşıyor. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki, kadının sosyal ve cinsel açıdan durumunun çok daha kötü olduğu ülkeler de var. Türk toplumunda kadın cinselliğine karşı ikiyüzlü bir bakış açısı hakim. Bir yandan kadın medyada cinsel obje olarak görülüyor. Kadının varlığı bile seksi çağrıştırıyor. Diğer yandan da kadının evlenene kadar cinselliği yaşamasına hoş bakılmıyor ve kadın erkeğin hatta ailenin namusu gibi görülüyor. Yine kız çocukları yetiştirilirken erkeklerden ve cinsellikten uzak durmaları telkin ediliyor. İlk cinsel ilişkiyle ilgili kız çocukları korkutuluyor. Ancak evlenince de eşlerini cinsel yönden her anlamda mutlu etmeleri ve bir anlamda eşlerinin seks tanrıçalarına dönüşmeleri bekleniyor. Yani kadının cinsellik konusundaki rolü gerçekten zor; cinsel açıdan isteksiz olduğunda soğuk olarak damgalanıyor, arzuluysa da eşi daha önceden bir deneyimi olduğunu düşünebiliyor ve onu suçlayabiliyor. Kadın yatakta özgür ve rahat hareket edemiyor, isteklerini eşine rahatça söyleyemiyor...
|
|
Devamı
|
|
|
Ajanda
|
|

SERGİ
Müzik, festival, sergi, sinema, kitap ve daha fazlası... Çevreye duyarlı büyükelçiler
Hürriyet Gazetesi muhabiri Haşim Kılıç ve moda fotoğrafçısı A. Murat Koçak, ‘Bir Dünya’ isimli bir projeye imza attı. Projede Ankara’da görev yapan 20 büyükelçi, küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine dikkat çekmek için poz verdi.
İlk kez böyle bir proje için bir araya gelen büyükelçilerin fotoğrafları dikkat çekici. Tarih: 10 Mart’tan itibaren başlıyor. Mekan: Anadolu Medeniyetleri Müzesi/Ulus-Ankara
|
|
Devamı
|
|
Tartışma
|
Amerika’da her beş boşanma dilekçesinden birinde Facebook kaynaklı nedenler ileri sürülüyormuş. Sitenin dünyadaki en fazla kullanıcısına sahip olan ülkemizde durum nasıl diye merak ettik. İşte cevaplar...
Sanal paylaşım siteleri arasında en çok kullanıcısı olan ‘Facebook’ hakkında geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir haber ilginç bir gerçeği de su yüzüne çıkardı: “Amerika’da yapılan bir araştırmada, ülkede 2009 yılında hazırlanan her 5 boşanma dilekçesinden birinde Facebook kaynaklı nedenler göze çarpıyormuş. Uzmanlara göre, eşler birbirlerini Facebook'ta kaçamak yapmakla veya ‘Facebook'a dalıp birbirlerini unutmakla suçluyorlarmış.” 2004 yılında, henüz 19 yaşında iken öğrenci arkadaşları için bu siteyi yaratan Harvard öğrencisi Mark Zuckerberg’in, şüphesiz kurduğu sitenin yol açacağı sorunlar hakkında bir fikri yoktu. Ona kazandırdığı milyon dolarlar göz önüne alındığında bunu çok da önemser mi bilinmez ama sitenin, sanal ya da gerçek sadakatsizlik nedenleri arasında gösterilmesi ve boşanma dilekçelerine girmesi, iletişim kanallarımızın nasıl yön değiştirdiğine dair, araştırılması gerekli yeni bir sosyolojik gerçek olarak karşımızda. Konunun Türkiye ayağında henüz ortaya konmuş bir araştırma yok ancak en azından biz de bir nabız yoklayalım istedik.
|
|
Devamı
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 / 5 |