Yazdır
“Anne bana oyuncak örer misin?”
Hayata Dair
Dilek YavuzÖrgü örmek birçok kadın için tutkudur. Bu tutku sınırları zorlayıp oyuncaklara hayat verirse ne olur? Dilek Yavuz, tasarladığı birbirinden neşeli örgü oyuncaklarla çocuklara yeni bir oyun arkadaşı kazandırırken kadınlara da farklı bir yaratıcılık alanı sunuyor.

Eskiden arkadaşlarımızla sokakta oynadığımız oyunlar, evimizde yerini peluş ayılara, tavşanlara, lahana bebeklere bırakırdı. Zaman geçtikçe onların yerini, bir an olsun yanımızdan ayırmadığımız, en iyi arkadaşımız, hayallerimizi onun üzerinden gerçeğe dönüştürdüğümüz Barbie bebekler aldı. Şimdilerdeyse teknolojiden nasibini almış son model oyuncaklar süslüyor çocuklarımızın odasını. Tek oyuncaklar mı? Bilgisayar, internet, oyun konsolları da artık onların vazgeçilmezleri arasında. Bunun içindir ki, günümüz çocukları böylesine bir zenginlik içerisinde büyüyünce bizim gibi küçük şeylerden mutlu olamıyor. Onları suçlamamak lazım aslında. Çocuklarımızı geleceğe hazırlayanlar bizleriz. İşte Dilek Yavuz’un da amigurumiyle tanışması, bilinçli bir anne olarak çocuğunu onun sağlığını tehdit edecek oyuncaklardan uzak tutmasıyla başlamış. Amigurumi, Japon kökenli sık iğne tekniğiyle yapılan bir oyuncak örme sanatı. Bilirsiniz, birçoğumuz hobi olarak örgü örmeye bayılırız. Dilek Hanım da bir farklılık yaratarak, hobisini sevimli mi sevimli örgü oyuncaklar tasarlamaktan yana kullanmış ve hayalarkadaslarim.blogspot.com internet sitesini açmış. Türkiye’yi amigurumiyle tanıştıran ilk kişilerden biri olan Dilek Hanım, internet sitesi aracılığıyla hem amiguruminin hızla yayılmasını sağlıyor hem de tasarladığı oyuncakları satıyor.

Amigurumiyle uğraşmaya nasıl karar verdiniz?
Ben İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü mezunuyum. Özel bir okulda hem kütüphane öğretmenliği yapıyorum hem de amigurumi kulübünde çocuklara amigurumiyle ilgili ders veriyorum. Amigurumiyle ilgilenmem eşimin doktor olması nedeniyle başladı. Eşim homeopatiyle (doğal tedavi yöntemleri) ilgilendiği için onun vasıtasıyla keşfettik biz bu oyuncakları. Oyuncakçıya gittiğimiz zaman bütün oyuncaklar pilli. Neredeyse pilsiz oyuncak bulmanız mümkün değil. Çocuğum büyüdükçe tedirgin olmaya başladık. Çünkü büyüdüğü için oyuncaklardaki pilleri çıkarıyordu. Önce eşim daha sonra da ben internetten çocuğumuz için araştırma yapmaya başladık ve amigurumiyle tanıştık. 2 seneden beri bununla uğraşıyorum.



istedi-basardi-mayisO zamanlar Türkiye’de amigurumi yapan var mıymış?
Sadece ‘Örgücü Bayan’ lakabıyla Neşe Yılmaz adında bir hanımefendi yapıyordu. Neşe Hanım, amigurumi için Türkiye’de çok önemli bir isimdir. Kendisi 55 yaşlarında bir babaanne. “Torunumun nasıl doğal şeylerle oyun oynamasını sağlarım” diyerek, örgü oyuncak yapmaya başlamış. Oğlunun desteğiyle yaptığı işi tanıtmak için internet sitesi açmış.

Amiguruminin bir Japon oyuncak örme sanatı olduğundan haberi olmadan bunu keşfetmiş yani. Öyle mi?
Evet. Tamamen yaratıcılığını kullanarak keşfediyor. O da bir blog açmış. Ben de ondan gördüm. Onun vasıtasıyla amigurumiyle ilgili birçok kaynağın olduğunu öğrendim. Kaynakların birçoğu da Japonca. Sonra Japoncaları bir şekilde çözdüm. Bir süre sonra da oyuncakları kendim tasarlamaya ve örmeye başladım. İnternet sitemde beni izleyenlerin sayısının çoğalması, arama motorlarında ‘örgü oyuncak’ yazıldığı zaman internet sitemin adının çıkmasıyla, Star ve Milliyet gazetelerinde haberim yer aldı. Sonra Nako dergisinden teklif aldım. “Bu Türkiye’de ilk kez yapılıyor, sizinle bir çalışma yapalım” dediler. Teklif üzerine Nako dergisinde toplam 11 sayfa hazırlamaya başladım ‘Benim Hayal Arkadaşlarım’ isminde. İnternet sitemde aynı adda. ‘Çocuğunuzun hayalindeki oyuncaklar gerçek oluyor’ da sloganım. Böyle bir çalışma yaptım. Şu anda da hafta sonu evimde annelere kurs düzenliyorum. Malzemeleri ben tedarik ediyorum. Kursa gelen anneler de blog açıp kendi bloglarından yaptıklarını tanıtıyor.

DENİZ VARGELOĞLU
Devamı Seninle Dergisi Mayıs 2010 Sayısında...


Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine