|
|||
| Türkiye’nin en girişimci kadını |
| Hayata Dair | |||
Gamze Cizreli, dokunduğu her yere hayat veren bir kadın. 4 yıl önce elinde hiçbir şey yokken hayatını yeniden çizmeye karar verdi ve bu başlangıç onu Türkiye’nin Kadın Girişimcisi olmaya kadar taşıdı.Türkiye’de kadın olmak hele ki kadın girişimci olmak çok zor. Dünya Ekonomik Forum 2009 yılı ‘Gender Gap Raporu’na göre gelişmiş ve gelişmekte olan 134 ülke karşılaştırıldığında, Türkiye kadınların ekonomiye katılımı ve kadınlara yaratılan fırsatlar konusunda 129. sırada yer alıyor. Garanti Bankası da 2006 yılından beri kadınların iş dünyasında daha fazla yer alabilmesi için kadın girişimcileri hem finansal hem de danışmanlık alanlarında destekliyor. Bu anlamda Türkiye’nin dört bir yanında Kadın Girişimci Buluşmaları’nı düzenliyor, 2007 yılından beri de Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)’le birlikte ‘Türkiye’nin Kadın Girimcisi Yarışması’nı yapıyor. Yarışmanın bu yılki birincisi BigChefs restoran zinciriyle Gamze Cizreli oldu. BigChefs’te geleneksel lezzetleri yeniden yorumlayan Cizreli, şu an 330 kişiye istihdam sağlıyor. 2009 sonu itibariyle yıllık cirosu 15 milyon TL. Elinde avucunda hiçbir şey yokken bu kadar kısa bir zamanda böylesine büyük bir ciro elde edebilmek dudak uçuklatıyor. 4 yıl önce hayatına sıfırdan yeniden başlayan Cizreli, genç yaşta başladığı girişimcilik öyküsünde, sanki elinde bir sihirli değnek varmışçasına açtığı her işletmeyle mekanlara popülerlik kazandırıyor. Onun öyküsü röportajda da okuyacağınız gibi biraz önsezinin biraz da yaratıcılığın azim ve çalışkanlıkla birleşince başarıyı nasıl getireceğinin en güzel resmini çiziyor. Gamze Cizreli kimdir?1968 doğumluyum. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. Ailemde bir girişimcilik öyküsü yok. Annem ev hanımı, babam akademisyen. Biz 3 kız kardeşiz. Her aile gibi bizim ailemiz de okuyup güzel bir işe girmemizi istedi. Mezun olduktan sonra 3 yıl Türk-Amerikan ortak savunma sanayi projesinde yer aldım. Orduya zırhlı araç üretiyorduk. Ankara’da çalışabileceğim en iyi yerlerden birinde çalışıyordum. Sonra baktım bu iş bana göre değil. Eski eşimle aynı zamanda da ortağımla, 1994 yılında Ankara’da Cafemiz isminde ilk kafeteryamızı açtık. Ankaralıları ilk defa cappucino’yla, kreple, elmalı pay’la tanıştırdık. Bir anlamda Ankara’nın yaşam tarzını değiştirdik. Cafemiz’i Arjantin Caddesi’nde açmıştık. Şimdilerde bu cadde çok popüler ama o zaman caddede evler dışında hiçbir şey yoktu. Cafemiz çok başarılı oldu. Önünde kuyruklar oluştu ve biz duyurmadık. Tamamen kulaktan kulağa yayıldı. Durum böyle olunca tabii yerinde duramama olayı oluyor. İşte girişimcilik ruhu bu olsa gerek. Parayla bir ilgisi yok. Bu birşeyleri başarmakla, yaratmakla ilgili bir duygu. İlk açtığımız kafede bütün olarak elmalı pay, cheese cake gibi ürünler satılınca, bütüne yönelik bir talep olduğunu anladık. “Neden biz, bu tip pastaların satılabileceği bir yer açmıyoruz?” diyerek Kuki’yi açtık. O da iyi gitti. Ardından Uzakdoğu lezzetlerini sunduğumuz Quick China geldi. Sonra farklı bir sektörü denemeye karar verip DKNY’nin Ankara temsilciliğini aldık. Sonrasında da Osmanlı- Türk unsurlarının işlendiği kendi markamız Şaşaa’yı açtık. Ankara’da hatırı sayılır bir müşteri potansiyeline ulaştık. Peki, BigChefs projesi nasıl ortaya çıktı? 2006 yılında özel hayattaki dalgalanmalar ve belli bir bitiş, hayata sıfırdan yeniden başlamama neden oldu. Hakikaten dibe vurup bunların hepsini geride bırakarak BigChefs’le hayata sıfırdan yeniden başladım. Param yoktu. 30’larımın sonlarını yaşadığım bir andı. Ailenizden yardım isteyemiyorsunuz. Bu durumda sıfırdan çıkmanız gerekiyor. O dönemde herkes bana iyi bir birikimim olduğu için iyi bir yerde yönetici olabileceğimi söylüyordu. Ama bu benim aklıma bile gelmedi. Hiçbir şeyim yok ama bir yerden bulurum diye düşündüm. Gerçekten de öyle. İyi bir fikriniz varsa, o fikrinizi iyi yapacağınıza inanıyorsanız o işin finansmanını bulursunuz. Her yere dosya hazırladım. Bu proje kafamda oluşmuştu. Biraz banka desteğiyle, borçla ve güvenle bu işe başladım. Demek ki önceden yaptığım işlerden güven oluşmuş. Çünkü bugün benim mimarım burayı yaparken, “Ben sana burayı yapacağım, sen burayı açtıktan sonra bana parayı verirsin” dedi. Projemin başarıya ulaşacağına inandı ki, bana destek verdi. Ankara’da ilk restoranımızı açtık ve çok başarılı oldu. Ardından Ankara’da 2, Gaziantep’te 1 ve İstanbul’da 2 şube açtık. Şu an 15 milyon ciroluk bir hedefe ulaştık. Sadece Aralık 2007’den beri bu sayılara ulaştık. Söylenince mucize gibi görünüyor ama bugünlere gelmek kolay olmadı. Ekibim çok iyiydi ve hepsi bana inandı. Hep beraber sıfırdan bir mucize yarattık. DENİZ VARGELOĞLU FOTOĞRAFLAR: ÜMİT AKTAY Devamı Seninle Dergisi Haziran 2010 Sayısında...
|


Gamze Cizreli, dokunduğu her yere hayat veren bir kadın. 4 yıl önce elinde hiçbir şey yokken hayatını yeniden çizmeye karar verdi ve bu başlangıç onu Türkiye’nin Kadın Girişimcisi olmaya kadar taşıdı.
Gamze Cizreli kimdir?




















Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için