Yazdır e-Posta
Hazal Sarıkaya Rekortmen su perimiz
Hayata Dair

Milli yüzücümüz Hazal Sarıkaya, 1996 doğumlular arasında dünyanın en iyi ikinci yüzücüsü olarak gösteriliyor. Şu ana kadar 80 tane Türkiye rekorunu kıran Sarıkaya, başarıları kadar mütevazı kişiliğiyle de takdir topluyor.

Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV)Işık Spor Kulübü’ne gittiğimiz zaman açıkçası sıcak, çekingen ve mütevazı bir genç kızla karşılaşacağımızı zannetmiyorduk. Sabah saatlerinde buluştuğumuz Hazal, erkenden kalkıp antremanının bir kısmını tamamlamıştı bile. Her günü çok yoğun bir tempoda geçiyormuş. Önce kara antrenmanları, sonra su antrenmanları, okul, yoga, pilates eğitimleri derken, hayatını hep bir tempoda yürütmek zorunda. Onun hayatında yüzmedeki gibi saniyeler bile çok önemli. Ama o bir şampiyon ve sorumluluklarının farkında. Yoğun çalışma temposuna rağmen motivasyonunu hiçbir zaman düşürmüyor, özel hayatına zaman ayırabiliyor, derslerinde ise belki de diğer öğrencilerden bile daha başarılı. 9. sınıf öğrencisi Hazal’ın başarılarının listesi bu röportaja sığmayacak kadar fazla. Biraz örnek vermek gerekirse Hazal, Türkiye’deki bir şampiyonada sadece 1 günde 10 rekor kıran tek yüzücü. Yine Türkiye’de 1 sezonda 59 rekor kıran ilk ve tek kadın yüzücü. FMV Işık Spor Kulübü’nün lisanslı yüzücüsü Hazal, 50, 100 ve 200 metrede sırtüstü, serbest ve kelebek branşlarında yüzüyor. Aralık 2010’da yapılan ‘Türkiye Kısa Kulvar Şampiyonası’nda 50 ve 100 metre sırtüstü branşlarında Açık Yaş Türkiye Şampiyonu Hazal’ın en büyük isteği, yüzmenin de futbol gibi ciddiye alınması ve kendisine destek çıkılması.

Yüzücü olmaya nasıl karar verdin? Hazal Sarıkaya:
Yazın tatildeyken annemlerin bir arkadaşlarının kızı, iskeleden denize düşmüş ve yüzmeyi bildiği için boğulmamış. Annemler de korkup boğulmayayım ya da başıma bir şey gelmesin diye yüzmeyi öğrenmemi istemiş. Yani 6-7 yaşımdayken boğulmamak için yüzmeye başladım. Annem ve babam Feyziye Mektepleri Lisesi’nde matematik öğretmeni olduklarından ve Işık Üniversitesi de hemen yanı başımızda olduğundan üniversitenin yaz okuluna başladım. Sonra keşfedilip takıma alındım.

Canan Sarıkaya (annesi):
Mutlaka spor yapsın istedik ama yüzme bizim aklımıza gelecek en son spordu. Spora çok düşkün bir aileyiz ama bilinçli olarak tercih yapmadık. “Yüzmeyi öğrensin, stilli yüzsün” istedik. Yetenekli olduğunu öğrenince rotamızı ona göre çizdik. Devam etmesi için de elimizden gelen her şeyi yaptık.

Keşfedildin ama yüzmek istiyor muydun?
H.S.:
Önceleri yüzmeyi hiç sevmiyordum. Yüzmeye gelmek istemiyordum. Hatta gelmemek için annemle kavga bile ediyorduk. Sonra bir şekilde sevdim. Ailem benim üstüme çok düştü. Ama kimsenin benden şampiyon olmam gibi bir beklentisi yoktu. Amaç sadece yüzmeyi öğrenmemdi. Zaten bizim ailede hiç sporcu yok.

Tempo ağır geliyor mu?
H.S.:
Çok ağır geliyor. Yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Ama yıllardır bu sporla uğraştığım için artık alıştım.

Ali Bey, ne zamandan beri Hazal’ı çalıştırıyorsunuz? Hazal yarışlara nasıl bir tempoda hazırlanıyor?
Ali Can (antrenörü):
2006 Eylül ayından beri birlikte çalışıyoruz. O zaman Hazal 9 yaşındaydı. Hazal’ın senelik bir antrenman planının yanı sıra 2 ve 4 senelik kariyer planları da var. Ona yönelik hazırlanıyoruz. Çalışmalarımız çeşitli dönemlerde hafif, çeşitli dönemlerde zor geçiyor. Şu an Hazal’ın bulunduğu dönem, özel hazırlık dönemi. Her gün çift antrenman yapıyor. Sabah 6.00’da karada kuvvet antrenmanlarını yapıyor. 8.00 gibi bitiyor ve okula gidiyor. Saat 15.30’da okuldan çıkıp 18.00’e kadar antrenmanı sürüyor. Sonra eve gidiyor. Hafta içi ve cumartesi günü temposu böyle. Pazar günü ise tatil yapıyor. Bizim bir ekibimiz var. Ekibimizde asistan koç, kuvvet antrenörü, pilates, yoga, özel esnetme hocası ve mentör bulunuyor. Hazal, psikolojik olarak da çok güçlü bir sporcu. Hep zirveye çıkmak istiyor. Bu sadece şampiyonlarda olan bir duygudur. Antrenman açısından bazen zorlanıyoruz. Sonuçta o bir genç kız. Bazen gezmek istiyor. Beraber dengelemeye çalışıyoruz.

Hazal 9 yaşında size geldiği zaman onun çok başarılı bir sporcu olacağını tahmin ediyor muydunuz?
A.C.:
Hazal benden önceki antrenörleriyle çok iyi çalışmış. Onların emekleri yadsınamaz. Hazal 9 yaşındayken, zaten 10-11 yaş grubunda birinciydi. Kalitesi belliydi. O yetenek önceden keşfedilmiş. Antrenörleri gayet güzel eğitim vermişler, Hazal’ın yüzme sporuyla uğraşmasına ikna etmişler. Bu yüzden şanslıydım. Değiştireceğim sadece Hazal’ın fiziksel, psikolojik bazı özellikleri oldu.

Dersler ile yüzmeyi nasıl idare ediyorsun?
H.S.:
Sürekli kamplara ve yarışlara gidiyoruz. Okulda ciddi bir devamsızlığım var. Bu yüzden dersleri toparlamak, sınavlara çalışmak çok zor oluyor ama bir şekilde ikisini birlikte götürebiliyorum. Etütlere katılıyorum. Derslerim iyi.

“Okul ile yüzme bir arada yürütülemez” diyorlar ama ben bunu ilköğretimde de yaptım. Bence her şeye zaman ayrılabilir.

A.C.:
Çok alçakgönüllü davranıyor. Hazal bahsettiğimiz o yoğun tempoda teşekkür alan bir sporcu. Bu tempoyu herkes yapmıyor. Ancak çok başarılıysanız, çok özel bir insansanız yapabilirsiniz. Türkiye’de ve dünyada bir sürü yüzücü var. Herkes kamplara ve yarışlara gitmiyor. Hazal özel bir sporcu olduğu için bunları kabulleniyor. Yoksa o da bu temponun çok zor olduğunu biliyor. Hazal’ın ‘Avrupa Gençler Şampiyonu’ olmak, rekor kırmak, olimpiyatlara katılmak gibi hedefleri var.

Küçük yaşlardan itibaren başarılı olmak sende nasıl bir duygu yarattı?
H.S.:
Yüzmeyi daha çok sevmeme yol açtı. Başarınca mutlu oluyorsunuz ve emeğinizin karşılığını aldığınızı hissediyorsunuz. Çok çalışıyoruz. Binlerce kilometre yüzüyoruz. Ama yarışlarda en fazla 200 metre yüzüyoruz. Bunun için de çok fazla emek harcıyoruz ve aldığımız başarı da o emeğin karşılığı oluyor.

Hazal’ın şu anki hedefi, Temmuz ayında gerçekleşecek ‘Avrupa Gençler Şampiyonası’nda Türkiye’ye bayanlarda ilk altın madalyayı kazandırmak ve şampiyona rekorunu kırmak.

Boş vakitlerinde neler yapıyorsun?
H.S.:
Bizim aslında pek fazla boş vaktimiz olmuyor. Sadece pazar günü tatil yapıyoruz. Neyse ki her şeye zaman ayırabiliyorum. Pazar günü arkadaşlarımla buluşuyorum. Onun dışında yüzmeden ve okuldan vakit kaldıkça derslerime çalışıyorum.

C.S.:
Sezonda görmediği film kalmıyor. Biz organizasyon yapmayı çok seviyoruz. Yüzmede saniyeler bile çok önemli olduğu için biz de onun adına organizasyonlar yapıyoruz. Konser ya da tiyatro oyunu olunca hocasından izin alıyoruz. Yaşıtlarının gördüğü her türlü etkinliğe katılabiliyor. Arkadaşlarıyla buluşabiliyor. Antrenman aralarını iyi değerlendiriyor. Çok yetenekli bir çocuk. Mesela 3 sene, TRT Çocuk Korosu’na gitti. Orada da bir sınava girdi ve 400 çocuk arasından 20 çocuk arasına katıldı. Hazal küçüklüğünden beri böyle bir tempo içerisinde. Derslerinde de çok başarılı. 92 ortalamayla ilkokuldan mezun oldu. Ama biz Ali hocayla da konuştuk. Yüzmede çok büyük bir yetenek olduğu söylendiği için rotayı yüzmeye çevirdik. Hazal, derslerinde ya da başka bir yerde başarısız olduğu için yüzme sporuyla uğraşmıyor. Bu sporu yetenekli olduğu için bilinçli şekilde yapıyor.

H.S.:
“Okul ile yüzme bir arada yürütülmez” diyorlar ama ben bunu ilköğretimde de yaptım. Bence her şeye zaman ayrılabilir. Kolay değil, çok zor ama olabilir.

Yüzmenin dışında bir kariyer hedefin var mı?
H.S.:
Evet, reklamcı olmak istiyorum. Çünkü spor gittiği yere kadar gider. Diyelim, sakatlandım ve okulla alakalı da bir şey yapmadım. O zaman işsiz kalırım. Şu an yüzme benim için çok önemli ama gittiği yere kadar gidecek.

Sırtüstü yüzmede yanındaki yüzücüyü göremediğin için diğer branşlara göre dezavantajlı olduğu söyleniyor. Bu doğru mu?
H.S.:
Bence değil. Çünkü yüzerken yanındaki yüzücüye bakmak kötü bir şey. Görebileceğim diğer branşlarda da yanımdakine bakmam. Nedeni de kendimle yarışıyor olmam. Orada amaç kendimi geliştirmem. Hedefimi birinci olmak odaklı koyarsam başarım orada kalır ve başarımı ilerletemem. Kendi rakibimmiş gibi kendi kendimle yarışıyorum.

Yarışlarda başından geçen ilginç bir olay var mı?
H.S.:
Hayatımda şu ana kadar bayraklı yarışlarda 2 kere diskalifiye oldum. Havuzda 2 tane bayrak vardır. Bitiriş noktalarına 5 metre kala bayraklar olur. Onlar dönüş bayrağıdır. Bir de ortada 15 metreyi belirleyen bayrak vardır. Hakemlerin bizi iyi kontrol edebilmesi için su altında en fazla 15 metre gidebiliyoruz. Ben de yüzerken 15 metre bayrağını 5 metre bayrağı sanıp dönmüştüm. Ondan sonra kafamı kaldırdım ve bir baktım ki daha çok var bitişe. Utanmıştım. Diğeri de 100 metre sırtüstü yüzecektik. Öncesinde Ali hocayla 200 metredeki gibi yüzeceğime dair konuşmuştuk. Yüzüyordum ama aklımda 200 olduğu için yavaş yüzüyordum. İlk 100 metreden sonra, ikinci bir 100 metre daha var diye düşündüm. Yüzdüm, 100 metre yaptım, takla attım ve 15 metre su altı yaptım ki bir baktım herkes yarışı bitirmiş. Sonra dedim, “Olamaz bu 100 metreydi.”

Türkiye Yüzme Federasyonu sana destek oluyor mu?
H.S.:
Maaş bağlıyorlar bize. Aynı zamanda teknik analiz kamplarına, yükseltme kamplarına götürüyorlar.

Türkiye’de yüzme sporunun yeterince bilindiğini düşünüyor musun?
H.S.:
Türkiye’de yüzmeye yeterince önem verilmiyor. Spor haberlerine baktığımızda daha çok futbol var. Son zamanlarda basketbol da yer almaya başladı. İnsanlar yüzmeyi daha kolay zannediyor. Aslında bizim yaptığımız spor en zor sporlardan biri. Çünkü yüzmede herkesle yarışıyorsunuz. Bir elenme olmuyor. Takım sporlarında sadece belirli takımlarla yarışıyorsunuz ama biz bütün sporcularla yarışıyoruz.

“Yüzme diğer sporlara göre bilinmiyor” diyorsun. Yüzmenin bilinmesi için sence neler yapılabilir?
H.S:
Medya daha çok önem verirse, haberler çıkarsa insanlar okuyup daha çok bilinçlenebilir. Tabii olumlu haberler yapılmalı. Dünya Şampiyonası’na katılıyoruz ve bu çok büyük bir başarı. Türkiye’deki bütün gençleri geçiyorsunuz, şampiyonaya katılıyorsunuz ve dünyanın en iyileriyle yarışıyorsunuz ama “Hazal elendi” haberleri çıktı. Benim girmediğim yarışlarda da oldu. “Havuzda boğulduk, su yuttuk” gibi haberler çıkıyor. Oysa şampiyonaya katılmak bile çok büyük bir başarı.

A.C.:
Dünya Şampiyonası en iyilerin katıldığı bir yarışma. Sporcuları mümkün olduğu kadar motive etmek lazım. Olumlu haberlerle ancak olumlu geri dönüş alabilirsiniz. Yüzme çok spesifik bir spor. Hazal’ın gittiği yarışmanın Dünya Yüzme Federasyonu tarafından konulmuş bir barajı var. Yarışmaya katılan yüzlerce kişi arasından 14 kişinin arasına girmek bile çok önemli. Tamam, Hazal elendi ama olay neden elendiğiyle ilgili yazılabilirdi. Medyaya büyük görev düşüyor.

C.S.:
Hazal’ın daha önce katıldığı ‘Multinations’ dediğimiz ‘Çok Uluslu Gençler Yarışması’ var. Orada daha çok Hazal’dan büyük sporcular yarışıyor ve Hazal orada 4 yıllık şampiyona rekorunu kırdı. Bu tarihte yok. Çok okunan bir gazetede sadece küçücük bir haber çıktı, ‘Milli yüzücümüz rekor kırdı’ diye. İnsanlarımızın yüzmeyle ilgili bilgileri yok. Dolayısıyla hep madalya endeksli bir bakışımız var. Madalya alırsanız iyisiniz, almazsanız kötüsünüz. İyi örnekleri ortaya çıkarıp gençleri spora yönlendirmek gerekiyor. Çünkü gençler bu şekilde motive oluyor. Hazal ve Hazal gibiler sayesinde yüzme sporu ivme kazandı.

A.C:
Hazal sayesinde yüzmede dereceler yukarıya çekildi. Hazal lokomotif görevi üstleniyor.

Genç yaşında büyük başarılara imza attın. İnsanlar ismini biliyor mu?
H.S:
Yüzme camiasında biliniyorum.

A.C:
Hazal genç yaşta başarılı olduğu için dikkat çekiyor. Onun yaş grubu eski nesile göre daha şanslı. Tek bilinmesi gereken bir şey var, ne kadar çok medya tarafından destek olunursa motivasyonun o kadar çok artacağıdır.

Spora yönelmek isteyen gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsin?
H.S:
Yüzme yoğun bir tempoda yapıldığı için ileride hayatın zor şartlarına hazırlıyor. Bu yüzden gençler yüzmeyi tercih etmeli.

“Sporcu ailesi olmak çok gurur verici, mutlu edici bir şey ama kolay değil. Daha planlı ve çocuğunuza göre yaşamalısınız” diyor Hazal’ın annesi.

DENİZ VARGELOĞLU

FOTOĞRAFLAR ÜMİT AKTAY

Seninle Dergisi Mart 2011 Sayısı

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI