Yazdır e-Posta
Çocukluklarını yaşasınlar, çocuk gelin olmasınlar!
Üç Kadın
Figen Polat ZaimFigen Polat Zaim, Ağrılı kız çocuklara çocukluklarını geri vermek için ‘Renkli Yaşamlara’ isimli bir proje oluşturdu. Eğer Avrupa Birliği’nden de destek alırsa, Ağrı’da çocuk gelin sorununa kökten çözüm bulacağını düşünüyor.

Onlar evlenmiyor, sanki evcilik oynuyorlar. Çünkü daha sokaklarda oyun oynayacak yaştalar ve onlar için evlilik, arkadaşlarıyla birlikte oynadıkları evcilik gibi bir şey. Onlar Ağrı’nın çocuk gelinleri. Hatırlarsınız Aysel Gürel’in sözlerini yazdığı, Sezen Aksu’nun seslendirdiği ‘Ünzile’ şarkısıyla özdeşleşen çocuk gelinler sorunu, 2008 yılında Uçan Süpürge’nin ‘Çocuk Gelinler’ projesiyle yeniden gündeme gelmişti. Projeye Hürriyet Gazetesi de destek vermiş ve bu anlamda önemli atılımlar yapılmıştı. Şimdi de Ağrılı işkadını Figen Polat Zaim, doğduğu ve yaşadığı topraklara borcunu ödemek için Ağrılı çocuk gelinlere adadığı bir proje başlattı; ‘Renkli Yaşamlara’... Figen Hanım, şimdi bu projesiyle Avrupa Birliği’nden fon almayı ümit ediyor. Eğer bu fonu alabilirse, hem il merkezindeki hem de ilçelerdeki kız çocuklarına ve onların ailelerine konuyla ilgili bilgiler verecek. Figen Polat Zaim için bu konu çok önemli. Çünkü Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Ağrı’da da birçok kız çocuğu, ergenliğe adım attığı anda dedeleri yaşında erkeklerle evlenmek zorunda kalıyor. Bu yüzden eğitim hayatları yarım kalıyor, küçücük omuzlarına yaşlarından büyük sorumluluk yükleniyor. Bunun o küçücük bedenlerde açtığı psikolojik yara ise onarılmaz derecede büyük. Ağrı, Türkiye Büyük Millet Meclisi kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu tarafından en son yapılan araştırmaya göre Türkiye genelinde erken yaşta evlendirilen kız çocukları sıralamasında ne yazık ki ikinci sırada geliyor. Bu yüzden Figen Hanım başarılı olursa, Ağrılı kız çocukları bundan böyle dedeleri yaştaki erkeklerle evlenmek zorunda kalmayacak.

Figen Polat ZaimNeden çocuk gelinler üzerine bir sosyal sorumluluk projesi geliştirmeye karar verdiniz?
Ağrı’da doğdum, Ağrı’da büyüdüm ve halen Ağrı’da yaşayan biri. ‘Renkli Yaşamlara’ projesi, yıllardır özellikle kırsal kesimlerde eğitimsizliğin ve yoksulluğun bir kader sayılmasından, ailelerin çok çocuklu oluşundan, yoksulluk nedeniyle kız çocuklarına hiç söz hakkı tanımadan, tanımadıkları bilmedikleri yaşlı ya da dul erkeklerle evlendirilmeleri ve bunun sonunda bir veya iki çocukla baba evine geri dönmeleri sonucu ortaya çıktı. Bu kızların ikinci ve hatta üçüncü kez benzer birileriyle evlendirilmelerine her zaman çok üzüldüm. Ne yapabilirim diye düşünürken bu projeyi hazırlamaya karar verdim.

‘Renkli Yaşamlara’ projesini nasıl hazırladınız?
‘Renkli Yaşamlara’ projesini geliştirirken şu anda Batman’da görev yapan yazar ve kişisel gelişim uzmanı Veysel Yıldırım çok destek oldu. Yine Taşlıçay Kaymakamı Ercan Ateş Bey, projeyi kendi projesi gibi benimseyerek projenin İngilizce çevirisini bile kendi ekibine yaptırdı. Proje kabul görürse, projeye benden çok emeği geçenlerin projesi diyebiliriz. Ayrıca ülkemizin en önemli işadamlarından İbrahim Çeçen de projemize destek vereceğini belirtti. Kendisinin en büyük amacı, Ağrı’da tek bir kız çocuğunun bile eğitimsiz kalmaması.

Projenin içeriğinde neler bulunuyor?
Proje 6 ay boyunca Ağrı merkez ve Doğu Beyazıt, Diyadin, Taşlıçay, Hamur, Tutak, Patnos ve Eleşkirt ilçelerinde yürütülecek. Projenin amacı öncelikle anne ve babaların yaptıkları yanlışların farkına varmalarını, çocuklarına iyilik yapalım derken nasıl zarar verdiklerini ve hem kendilerinin hem de çocuklarının zarar gördüklerini alacakları eğitimlerle onlara göstermek. Kız çocuklarına da alacakları bu eğitimlerle toplumun söz hakkına sahip birer bireyi olduklarını anlatacağız. Böyle durumlarda nasıl ve nereye başvurabileceklerini, kimlerden destek alabileceklerini, eğitimin yaşının olmadığını, hangi yaşta olurlarsa olsunlar devletin kız yurtlarından yararlanarak eğitim hayatlarına devam edebileceklerini anlatmaya çalışacağız.

Sizin de ailenizde çocuk gelin olmuş kişiler var mı?
Evet var. Fakat yaşlı ve dul kişilerle evlendirilmediler.

Bu projeyle Ağrı’daki çocuk gelinlerin sayısını azaltabileceğinize, toplumun dikkatini bu konuya çekebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Tabii kimsenin olmadığı gibi bizim de sihirli değneğimiz yok. Bir anda bir şeylerin değişmesini beklemiyorum. Fakat şuna inanıyorum ki, ailelerin dikkatini çekebileceğiz. Projemin yüzde yüz ses getireceğine inanıyorum ve bu sorunun büyük bir ölçüde çözüleceğine de...

Böyle bir proje geliştirmenize çevreniz nasıl tepki verdi?
Tepkiler olumlu. Şu ana kadar yanlış bir şeyle karşılaşmadım. Fakat eğitimler başladığı zaman nasıl tepkiler alırız bilmiyorum. Projeyi değil de evlilik konusunda “Evlendirmeyin, yanlış yapıyorsunuz” dediğim bir çalışanımın ablasının evlendirilmesi konusunda ailesinden uyarılar ve tepkiler aldım.

Bu proje aslında Ağrı’daki katı inanışı da yıkmaya çalışacak. Bu yüzden birtakım olumsuzluklarla karşılaştınız mı?
Aslında Ağrı merkezinde erken yaşta evlilik çok azaldı. Daha çok kızlarını okutmaya çalışıyor. Fakat köylerden merkezlere göç çok fazla ve göç eden ailelerde sorun halen devam etmekte. Bunu değiştirmeye çalışacağız. Bence artık herkes bir şeylerin değişmesini istiyor.

Ağrı, muhafazakar bir yapıya sahip. Peki siz bu yapı içerisinde nasıl iş kadını olabildiniz ve üstüne üstlük böyle bir projeye imza atabildiniz?
Ağrı’da ilk anaokulunu 1994 yılında açtığımda devlet kurumlarında çalışan birkaç kadın dışında çalışan kadın yoktu. Annem de benim bir devlet kurumunda çalışmamı istiyordu ve hatta işim de hazırdı. Fakat istemedim. Çünkü devlete yük olmadan, kendi işimin patronu olmak istiyordum. Bu yüzden ailemden güzel bir fırça yedim. Daha sonra ablama bir ev alındı. Ben de orayı anaokulu yapmaya karar verdim. Aile bireyleri benim bu düşüncemden vazgeçmeyeceğimi bildiklerinden “Hayır” diyemediler ve bu konuda bana çok destek oldular. Böylece üç çocukla birlikte anaokulu hayatı başlamış oldu. O zamanlar Ağrı’da okul öncesi eğitim nedir bilen yoktu. Herkes orayı çocuk yetiştirme yurdu olarak görüyor, varsa etraflarındaki kimsesiz çocukları kaydettirmeye getiriyorlardı. Öyle ki anaokulu civarında oturan bir bey, benim tanıdığım birine “Orası okul değil. Ne olduğu belirsiz bir yer” diye tepki göstermiş. Tabii insanların yargısını değiştirmek için çok çalıştık. Zamanla gerçeği ve okul öncesi eğitimin ne anlama geldiğini anlamış oldular. Hatta verdiğimiz güven sonucunda bir gün o bey okula gelerek “Figen Hanım benim kızım da sizin yanınızda çalışabilir mi?” diye sormuştu. Daha sonra 0-3 yaş grubu çocukları alabilmek için kreş açtım ve 16 yıl boyunca faaliyetimi sürdürdüm.

Kadın olarak yaşadığınız zorluklar neler?
Kadın olmak birçok yerde olduğu gibi Ağrı’da da çok zor. Hele ki ayaklarınızın üstünde durmaya çalışıyorsanız ve bir şeyleri başarıyorsanız, sizi kız çocuklarına, eşlerine örnek olarak gösterenler olduğu gibi ayağınızı kaydırmaya çalışanlar da olmuyor değil. Kısacası uğraşan da takdir eden de çok oluyor. Eleşkirt’de rehabilitasyon merkezi açtığım zaman aynı işi yapmak isteyen bir kişinin bana yapmadığı kalmamıştı. Yine de pes etmedim. Bugüne kadar 5 ameliyat geçirmiş, böbrek hastası olan ve çeşitli zamanlarda ölümle burun buruna gelmiş bir insanım. Son 3 ay içerisinde insanlarımıza özellikle eğitim konusunda eğitimsiz tek kızımız ve kadınımız kalmasın diye faydalı olmak adına çalışmaya başladım. Bunu resmi yollarla yapmak istediğim için gecemi gündüzüme kattım. Yanıma çıkar beklemeden çalışacağına inandığım iki kadını alarak dernek kurdum. Fakat çıkar için yanıma geldiklerini tahmin edemezdim. Bütün kapıların dernek başkanı olduğum için açıldığını düşünmüş olacaklar ki, bütün akrabalarını üye yaparak başkanlığımı elimden almak istediler. Tabii ben bu üyeliklerin altında bir art niyet olduğunu düşünmedim. Bana oyun oynayarak beni çok üzdüler. Çıkarlar ön plana çıkınca bir ortamda zorluklar ve engellemeler sadece erkeklerden gelmiyor. Kadınlar da sizi engellemek için ellerinden geleni yapıyor. Şimdi büyük çabalar ve emeklerle kurmuş olduğum o dernek maalesef pasif. Kısacası altın yumurtlayan tavuğu kestiler.

DENİZ VARGELOĞLU
FOTOĞRAFLAR: UÇAN SÜPÜRGE / HÜLYA ANBARLI, DHA İLLÜSTRASYON: GÜLAY ÖZDEMİR
Devamı, Seninle Dergisi Eylül 2010 Sayısında...

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorumlar  

 
+2 #2 szaim 14-05-2011 21:54
Sadece tebrikler.. Başarılarının devamını dilerim..
Alıntı
 
 
+1 #1 nevzat 12-04-2011 19:20
tebrikler figen harika bir insansın başarıların devamını dilerim
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI