|
İlişkiler
|
Aşk her zaman uçurmaz, bazen düşürür. Size zarar verdiğini bildiğiniz halde bir ilişkiyi bitiremiyor, fiziksel ya da psikolojik şiddete uğradığınız halde affediyor ve sürekli “şimdi nerede, kiminle konuşuyor?” diye düşünüyorsanız, hastalıklı bir aşka düşmüş, hatta bağımlı olmuşsunuz demektir.
Aşk bağımlılığına düşmemek için Bu konuda uzmanlar bize önemli uyarılarda bulunuyor: Kendinizi çok iyi tanıyın: Kendi özelliklerimiz, zevklerimiz neler? Bunların farkına varıp, bazen ilişki içinde sayıları azalsa bile, keyif aldığımız şeyleri asla tümüyle bırakmamak gerekir. Buna kendi bireysel alanımızı belirlemek ve korumak da diyebiliriz.
Doğru iletişim kurun: Beklentileri paylaşabilmek, nasıl bir birliktelik olacağını kurgulamak, süreç içinde yaşanan değişiklikler karşısında nasıl davranılacağını belirlemek için konuşabiliyor olmak çok önemli. Zayıf yönlerinizi bilin: Hangi konularda tuzağa düşersiniz, sizi neler sinirlendirir? Yani zayıf yönleriniz neler? Bunları bilmenin önemi şu: İlişkilerde birbirini çok iyi tanıyan iki taraftan biri, diğerini zayıf noktasından yakalayıp, ilişkiye kendi istediği şekli vermeyi seçebilir. Ortak noktalar bulup paylaşın: Birlikte yapmaktan keyif aldığınız şeyleri keşfedip buna belli bir süre ayırın. Günlük sohbetleri ihmal etmeyin.
|
|
|
|
İlişkiler
|
| İnternetten talibiniz var!
İnternetin yaşamımızdaki payı büyüyor. Müzik, hobiler, sohbet, araştırma, alışveriş derken internet, evlenmek isteyenler için de bir alternatif. Geçmişin görücü usulü evlilik anlayışı internete taşınınca size en uygun adayı bilimsel evlilik sitesinin seçmesi de mümkün görünüyor.
Hızla değişen bir dünyada hiçbir şey eskisi gibi kalmıyor. Eğer Robinson Crusoe gibi, Cuma ile bir adada yalnız başına yaşamıyorsak, gelişen teknolojiyle birlikte yaşam stilimizin de buna ayak uydurması kaçınılmaz. Bunu, cep telefonu örneğinden yola çıkarak bile anlayabiliriz: 15 yıl önce çok az kişi cep telefonuna sahipti. Bugün tuvaleti olmayan köy evlerinde insanlar adeta cep telefonsuz yaşayamıyor. Dün karşı olduğumuz şeylerle ilgili algılarımız değişip, yenilenen dünyada var olmaya çalışırken değişim hız kesmiyor ve tüm yargılarımızı tekrar gözden geçirme gereği duyabiliyoruz. Bu yargılardan ikisi bu yazının konusunu oluşturuyor: Birincisi; ''bu kadar çok boşanan varken evlenmek hiç akıllıca değil.'' İkincisi ''internetten eş bulmak güvenli olmaz.'' Yıllardır çiftlere evlilik terapisi veren psikiyatrist Doç. Dr. Armağan Samancı'yla yaptığımız röportajdan sonra, ''kesin doğru'' dediğiniz bu yargıları tekrar gözden geçirme ihtiyacı duyabilirsiniz.
|
|
|
|
|
|
|