|
İnsanın başına gelinceye dek ertelemeye çalıştığı bir soru bu;“Beyin ölümü gerçekleşen kişi, sizin yakınınız olsa ne karar verirsiniz?” Mucizeler için beklemek mi yoksa kurtaracağı yaşamlar sayesinde yakınınızı başka hayatlarda yaşatmak mı? Bu ay içimizden birilerine bu soruyu sorduk.
Kısa bir zaman önce İstanbul’da yaşanan tramvay kazasının ardından beyin ölümü gerçekleşen Buket Bulut isimli genç kız için “'Bundan sonra hastamızın iyileşmesi için elimizden gelen çabayı göstereceğiz'” diyen doktorun organ nakli konusunda başlattığı tartışmayı hatırlıyor musunuz? Bu açıklamanın ardından düzenlediği toplantıda, beyanatın aileyi ümitlendirmesine rağmen bir hata olduğunu söyleyen Gazi Üniversitesi Transplantasyon Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aydın şu açıklamayı yapmıştı: ''Beyin ölümünün gerçekleşmesiyle Buket'i maalesef dün kaybettik, Buket artık tıbben ölüdür. Bunu ilgili uzmanlar tespit etti. ‘Bundan sonra hastamızın iyileşmesi için elimizden gelen çabayı göstereceğiz' açıklaması aileyi ümitlendirmiştir, ancak, böyle bir hasta için bu şekilde ümit verici konuşmak büyük hatadır. Beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın tekrar yaşama dönebileceğini söylemek büyük hatadır. Bu, ölen bir kişinin tekrar canlanmasını beklemek gibi bir şeydir. Bu tür açıklamalar hem bugüne kadar yakınlarının organlarını bağışlayan ailelerin hem de Buket'in ailesinin kafalarını karıştırır. Dün aileye 'Buket'i kaybettik, başınız sağ olsun' denmiştir. Buket tıbben ölmüştür. Bundan sonra ancak başka bedenlerde yaşayabilir... “ Ve bu açıklamanın ardından kısa bir süre sonra Buket hayatını kaybetti. Tartışmalardan geriye ise yakınlarının organlarını bağışlayan aileler için “acaba” soruları, organ bağışı bekleyenler için “ya bulunamazsa” kaygıları ve aynı olay kendi başlarına gelse ne yapacağı konusunda kafa karışıklığı yaşayan çoğunluk, aslında “hepimiz” kaldık… Bu sebeple, henüz olay tamamen gündemden düşmeden organ nakli konusunu hem tartışalım hem de işin doğrusunu uzmanlara soralım.
“Siz de organlarınızı bağışlamak isterseniz…” Memorial Sağlık Grubu Organ Nakli Koordinatörü Mümin Uzunalan, organ bağışı yapmak isteyenler için önemli bilgiler verdi: “Organ bağış kartlarının dağıtımı İl Sağlık Müdürlüğü vasıtasıyla gerçekleştirilir. Her kartın üzerinde bir seri numarası olduğundan Bakanlık onayı olmadan hastaneler kart bastıramaz. Eğer ölen kişinin geride kalan yakınları organ bağışını istemezlerse, kişi sağlığında bağış kartı doldurmuş olsa dahi organları alınamaz. Bizim amacımız, insanlarımızın bu kararı yaşarken vermeleri ve bunu ailelerine açıklamaları. Beyin ölümü gerçekleşen yakınlarının organlarını bağışlamak isteyenler, bulundukları hastanede organ nakli koordinatörü veya organ bağışı ile ilgili bir organizasyon yoksa, bu arzularını sorumlu hekimlerine ve/veya yoğun bakım hekimlerine iletebilirler. Bu konuda bir güçlükle karşılaşırlarsa Marmara Bölge Koordinasyon Merkezi’ni arayabilirler. 0216 671 18 41
Prof Dr. Alper Demirbaş Medicalpark Hastanesi Organ Nakli Merkezi Müdürü “Beyin ölümü tanısı gerçek ölümdür” Bugüne kadar hep organ bağışı yapalım mı diye sorduk ve hala soruyoruz. 2009 yılında, Türkiye genelinde 300 organ bağışı oldu ve bağışlanan organlarla 430 böbrek, 250 karaciğer ve 56 kalp hastası hayat buldu. Ülkemizde halen 55 bin böbrek, 5 bin karaciğer ve 3 bin kalp hastası nakil için bekliyor. Şimdi size soruyorum "Sizin organa ihtiyacınız olursa ne yapacaksınız?" Doğa'nın gerçeği; tüm doğan canlılar toprak olacak ve organ bağışı bırakabileceğimiz en değerli miras. Başka bir insana, insanlara hayat vermek demek. Beyin ölümü tanısı kesindir ve gerçek ölümdür. Dünya'da beyin ölümü tanısı konulup geriye dönen hiçbir vaka olmamıştır. Beyin ölümü kararı için 4 uzman hekimin kararı gerekli. Bunlar, Anestezi ve Reanimasyon, Beyin Cerrahi, Nöroloji ve Kardiyoloji Bölümleri. Geçmişte ölüm raporlarının köy muhtarları tarafından bile verilebildiğini düşünürsek, 4 uzman imzalı ölüm raporu en tartışılmayacak ölüm raporudur. Beyin ölümünden sonra zamana karşı bir yarış başlar. Bu yarışı Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon Merkezi (UKM), 24 saat 365 gün başarı ile koordine etmektedir. Esas olan organların en kısa sürede alıcılara ulaştırılmasıdır. Organlar çıkarıldıktan sonra böbrek ortalama 24-48, karaciğer 8-12, kalp ise 4-6 saat içinde nakledilmelidir.
Metin Gül IT Manager – Diversey Global Operations “Beyin ölümü tanısının nasıl verildiğini öğrenince olumlu düşünmeye başladım” Organ bağışı hepimizi düşünmeye iten, hassas bir konu. Bu konuyu bilmeme rağmen bir yakınımın beyin ölümü gerçekleşse nasıl bir karar alacağımı pek düşünmemiştim. Daha doğrusu düşünmek istememiştim. Bence medya organları organ bağışının kurtardığı hayatları, yıllarca organ bekleyen insanları ve bulunan organların hasta ve yakınlarının hayatlarını nasıl değiştirdiğini sık sık gündeme getirmeli. Açıkçası, beyin ölümü tanısının nasıl verildiğini öğrenince bu konuda olumlu düşünmeye başladım. Özellikle bir yakınımın böbrek naklinden önce yaşadığı sıkıntılara birebir tanık olduktan sonra farklı düşünmeye başladım. Beyin ölümü tanısı, geri dönüşü mümkün olmayan bir ölüm sürecinin başladığı anlamına gelir. Kişisel görüşüm geri dönmeyecek olan yakınımın, bu aşamadan sonra bu dünyaya bırakacağı en güzel mirasın başkasına bir hayat vermesi olduğu. Belki bir çocuğun hayatını kurtaracak belki ölüm döşeğinde kalp nakli bekleyen bir hastayı yaşama döndürecek. Bu konuda ülkemizde eğitici yayınların artması ve kamuoyunun konuyu sahiplenmesi halinde, benim gibi birçok kişinin organ bağışına onay vereceğini düşünüyorum.
Tülin Kermen Moda ve Stil Yazarı “Kişiler yaşarken nakil için izin kağıdı versin” Ben çok kararsız bir karaktere sahibim! Hatta çocuk sahibi olmamamın nedenlerinden biri, başkası adına karar vermemem. Ancak şunu söyleyebilirim ki, benim için böyle bir durum olsa derhal organlarımın bağışlanmasını isterdim. Hatta bu görüşüm bir belge olsun. Benim düşüncem, en sağlıklısı kişilerin başkalarına bu sorumluluğu bırakmadan, yaşarken kendilerinin organ nakliyle ilgili bir izin kağıdı yazmaları ve bu durumu bildirmeleri. Herkesin inancı değişebilir. Benim düşüncem, ölüm son değil başlangıçtır. Bu nedenle ölümden korkmak değil, çağırmak da değil sadece hazırlıklı olmak gerekir. Bu bağışla, organlarınız başka birisine merhem olacaktır. Bu da ‘bencil’ değil, ‘bizcil’ olmaya giriyor.
AYLA TÜRKSOY FOTOĞRAF: GANDEE VASAN / STONE / GETTY IMAGES / SERİMAJ Devamı Seninle Dergisi Mayıs 2010 Sayısında...
|