Yazdır e-Posta
Teknoloji özel hayatımızı tehdit mi ediyor?
Tartışma
teknoloji-ozel-hayatSosyal paylaşım sitelerine kişisel bilgilerimizi giriyoruz, cep telefonlarımızdan adım adım takip ediliyoruz. Teknoloji iyi güzel de özel hayatımızı biraz tehlikeye atmıyor mu? İşte sizin düşünceleriniz...

On yıl öncesinin 21. yüzyılı anlatan bilimkurgu filmleri yavaş yavaş gerçek olurken, teknoloji ve sanal hayat da insanoğlunun vazgeçilmeleri arasındaki yerini giderek sağlamlaştırıyor. İnternet, cep telefonu gibi iletişim cihazları olmadan bırakın bir günümüzü birkaç saatimizi bile geçiremiyoruz. Lakin teknolojiye bu kadar bağımlı bir yaşamın olumlu yönleri gibi olumsuz yönleri de var. Bu olumsuz yönlerden en önemlisi de iletişim araçları yoluyla özel hayatımızı tehlikeye atıp atmadığımız? Bu kilit soru karşısında konuya iki açıdan bakmamız gerekiyor. Birincisi teknolojiyi kullanarak özel hayata müdahale, ikincisi teknolojinin doğrudan özel hayatımıza müdahalesi. Mesela, Rıdvan Dilmen’in eşinin telefonlarını dinlettirmesi, Melanie Griffith’in kocası Antonio Banderas’ı küçük bir izleme aygıtıyla takip etmesi, tam da casusluk hikayelerinde yer alacak tarzdan. Yani teknolojiyi özel hayata müdahale konusunda bilerek kullanmaya en güzel örnekleri sergiliyor. Peki, sosyal paylaşım sitelerinde yazdığımız kişisel bilgilere ne oluyor? Ya bir gün yazdığımız bu bilgiler aleyhimize kullanılırsa? Cep telefonumuzdan arkadaşımıza yazdığımız mesajın bir kopyası neden üretici firmanın merkezinde saklanıyor? Şimdilerde yaşamımızın vazgeçilmezi masumane hareketlerimizin özel hayatımızı tehdit etmesi mümkün mü? Bir de bunun üstüne ABD’li analistlerin yaptığı açıklamaya göre cep telefonu taşıyan insanların özel hayatları her an ihlal ediliyor olabilirmiş. Bugün kim cep telefonu kullanmıyor ki?
Dikkat! İzleniyoruz...
Alın size internette özel hayatın olmadığına dair bir son dakika haberi: İnternetle haşır neşir olanlar biliyordur. Aradığımız her şeyi kolayca bulmaması sağlayan Google’un, ‘Google Talk’ adlı bir chat uygulaması var. Google yöneticilerinden David Barksdale isimli üst düzey bir Google yazılım mühendisi, bu uygulamayı kullanan kullanıcıların hesaplarına girerek yazışmalarını okuyormuş. Olayın mahkemeye taşınmasıyla, güvenlik tartışmaları yeniden gündeme geldi. Kısacası ya dijital hayattan elimizi ayağımızı çekeceğiz (bu biraz hayal gibi) ya da bilinçli hareket edeceğiz. Belki de durumu biz abartıyoruz. Aslında özel hayatımız tehlikede değil ve durumu paranoyaklaştırmaya hiç gerek yok. Siz ne düşünüyorsunuz?

Selin Yağmur GörgünSelin Yağmur Görgün - Öğrenci
“Spesifik bir tehlike yok”

Geçmiş zamanlarda hayal olan bazı teknolojik beklentiler günümüzde geliştikçe biz sadık kullanıcılarını çeşitli rahatlıklara ulaştırırken, farklı sorunlarla da baş başa bırakıyor. Bunca ilerlemeye rağmen en acısı, ‘geçmişin hayallerinin gerçekleşirken geleceğin samimiyetinin yok edilmesi’ oluyor. Sanal hayat da bu paradokslarla karşı karşıya geldiğimiz alanlardan sadece biri... Sosyolojik açıdan ele alındığında daha da karmaşıklaşan bu döngü için aslında sorulması gereken, sanal olarak adlandırılan ortamın nefes alınan ortamımızdan ayrı olup olmadığıdır ki bunun yanıtı da; bu yazının dahi siber bir ortamda yazılmasından son derece açıktır. Görebilmeyi ve işitebilmeyi mümkün kılan bu dünyanın yaşatacakları içerisinde olduğumuz gerçeklikten farklı değildir. Bu bağlamda; spesifik bir tehlikeden söz edilemez. Keza otobüsten inip de evinize yürürken sizi takip eden biri ile internet üzerinden adresinize ulaşan kişi arasında hiçbir fark yoktur.

koray-pekozkayKoray Peközkay - Hürriyet Gazetesi Fotoğraf Editörü
“Teknolojiye hakim olmalıyız”

Özel hayatımız tehlikede mi sorusuna verilebilecek cevap, konuya ne yönden bakıldığına bağlı. Son günlerde bazı ülkelerin interneti yasaklaması sonrası, Blackberry markalı telefonlardan yapılan tüm mesajlaşmaların birer kopyasının üretici firma merkezine düşmesi durumu veya telefonların yasal/yasa dışı şekillerde dinleniyor olması, ne bizim seçimimiz ne de önüne geçebileceğimiz örneklerdir. Ancak internet üzerinden yapılan bazı ‘özel hayat yayını’ gibi görülebilecek, ‘Facebook, Friendfeed, Twitter, vb.’ sitelerde yapılan yazışmalar ve paylaşımlar, tamamen kişilerin kendi sınırlamaları ölçüsünde kalmaktadır. Örneğin, o anda bulunduğu yeri belirtmek veya yaptığı etkinliklere ait görsel paylaşımlarda bulunmak kişinin kendi insiyatifindedir. Dolayısıyla bu tür durumların, en basit ifadeyle ‘edit’ edilebilmesi bireysel bir seçimdir. Tüm bu detaylar ışığında baktığımızda, teknoloji "Evet, hayatımız kontrol altında ve izleniyoruz" başlığında değerlendirilebilecek ve "Hayır, ben internette özel hayatımı ifşa etmiyorum" diyerek kendimizi kandırabileceğimiz noktada, bizim bilincimiz dışında, bizi izlemeye devam ediyor ve edecektir. Sonuç olarak en önemli konu, ‘bilinçli tüketici’ olmak ve teknolojinin bizi ne derece ‘tükettiğini’ izleyebilecek kadar yeterince teknolojiye hakim olmaktır.

Nur YazganNur Yazgan - Yazar
“Ne yaptığımın bilinmesinden rahatsızım”

‘Özel hayat’ tanımı bireyselleşmeyle ortaya çıkan ve 100 yıllık geçmişi olan genç bir kavramdır. İletişim alanında ortaya çıkan teknolojik gelişmelerle hemen hemen yaşıttır. Ancak insanlık bu iki yeni durumla yeterince başa çıkamamıştır. Özellikle sosyal paylaşım ağları iletişimde ileri bir durum gibi görünse de özünde ateş yakarak, dumandan cümleler oluşturularak haberleşilen ve mesajlaşılan kişinin dışında, o sırada o dağın yamacında bulunanların da durumdan haberdar olduğu ilkel günlerden çok da ileri görünmüyor. Tüm bunların yanında bir de iletişimde çok önemli olan bakış, tonlama, mimik gibi ayrıntılar da ortadan kalktığından çoğu zaman teknoloji, kolaylaştırıcı olmaktan ziyade kişilerin hayatında iletişim kopukluklarına neden oluyor. Buraya kadar sözünü ettiklerim iletişimin, teknolojinin ve bireyselleşmenin kendi doğasından kaynaklanan çatışmalar. Bir de George Orwell’in ‘1984’ isimli romanında olduğu gibi toplumsal düzeni sağlamakla görevli güçlerin teknolojiyi kullanarak bireylerin özel hayatlarını ihlal etmesi var. Kişilerin telefon şirketlerinde, sosyal paylaşım sitelerinde dosyalanmış bilgilerinin aleyhinde kullanılması gibi. Cep telefonumuzu hiç kullanmasak bile yanımızda taşıdığımız sürece nereye gittiğimizin, ne yaptığımızın anlaşılabilmesi buna bir örnek. Bu tür durumlar en azından tüm iletişim araçlarını yoğun kullanan biri olarak beni rahatsız ediyor. Artık benim için bilgisayarı ve cep telefonunu bir kenara bırakıp doğanın kucağına saklanmak çok kötü bir fikir değil.

Erdal KaplanserenErdal Kaplanseren - PCnet Dergisi Yayın Yönetmeni
“Dijital dünyada özel yaşam tehdit altında”

İnternetin ve diğer teknolojilerin hayatımızda yer işgal etmeye başlamasıyla birlikte, özel yaşamın gizliliği ve mahremiyet konuları daha yoğun biçimde tartışılır oldu. Kişiler iletişim araçlarını ilk defa bu denli bireysel biçimde ve yaygınlıkta kullanıyor. Bilgisayarların yanı sıra cep telefonlarının da bu süreci tetiklediğini söyleyebiliriz. İletişim araçlarının yetenekleri arttıkça, oluşturdukları tehdit de gözle görülür biçimde yoğunlaştı. İnsanların kullandığı her kişisel eşya gibi, cep telefonu ve bilgisayar da mahremiyetin bir parçası haline geldi. Üstelik içine eklediğimiz özel içerikler, durumu daha da hassas hale getiriyor. Bize ait bir eşyayı, bir başkasının kullanması, içinde size dair bir bilgi olmasa bile rahatsız edici gelir. Düşüncelerimiz, duygularımız, hayallerimiz o kadar özeldir ki, sadece izin verdiğimiz insanların bilmesini isteriz. Bir yabancının veya bilmesini asla istemediğimiz kişilerin bu bilgilere bir şekilde erişmesi büyük problem anlamına geliyor. Faydalı her aracın, kullanım maksadına göre zararları olabiliyor. İnterneti iletişim ve bilgi almak için kullanırken, kişisel bilgilerimizi hiç farkından olmadan kaptırabiliriz. Çevrenizde onlarca örnek hatırlayacaksınız. Haberlere de sıklıkla konu oluyor. Son yıllarda internette yoğunlaşan trend, bilgi almak ve iletişim kurmak kadar ‘kendini ifade etmek’ üzerine kurulu. Başta Facebook olmak üzere, sosyal ağ sitelerinde kendimizi ifade ederek tanıdığımız ve tanımadığımız insanlarla yoğun bir paylaşım kuruyoruz. İnternet kullanıp Facebook'ta hesabı olmayanlara tuhaf gözle bakıldığını söylersem abartmış olmam sanırım. Facebook'ta insanlarla ilişkilerimiz, fotoğraflarımız ve hayatımızla ilgili pek çok bilgiyi sergilerken çekinmiyoruz. Fakat pek çok kişinin atladığı ayrıntı, giderek kalabalıklaşan arkadaş listemizde, aslında o kadar yakın olmadığımız kişi oranının giderek arttığı. Yüzünü bile görmediği, gerçek hayatta tanımadığı kişileri Facebook ve benzer sosyal ağ sitelerinde ‘arkadaş’ olarak eklemek yadırganmıyor. İçimizden geçenleri döktüğümüz blog'lar da bir diğer paylaşım alanı. Örneğin benim www.icimdekiler.com ve www.kaplanseren.com olmak üzere iki blog'um var. Blog'larımda çok farklı türlerde paylaşımlarda bulunuyorum. Bu paylaştıklarımın bir gün kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabileceği düşüncesini aklıma getirmiyorum elbet. Her adımımızı bu kuşkularla atamayız. Fakat yine de temkinli olmakta, bir şeyi paylaşırken, yazarken, bir kişiyi arkadaş olarak eklerken iki kere düşünmekte fayda var. Twitter da son dönemin popüler sosyal ağ platformu. Cep telefonundan veya bilgisayardan her an duygularımızı ve düşüncelerimizi paylaşabiliyoruz. O sırada kimlerle nerede ne yaptığımızı yazıyoruz. Ortamda bulunan diğer kişiler, bu bilgiyi başkalarına sunmamızdan rahatsız olabilir. Pek çok dijital kaza olmuştur bu anlık paylaşımlar yüzünden. İnternette paylaşımda bulunmak, kendini ifade etmek kesinlikle çok güzel. Fakat bunun dozuna dikkat etmenizi önereceğim. Bununla birlikte, kullandığınız cihazların güvenliğine de azami dikkat göstermelisiniz. Gerekli şifrelemeler, güvenlik yazılımları gibi tedbirleri elden bırakmayın. Cep telefonu ve dizüstü bilgisayarını çaldırıp ‘çok özel’ verilerini yabancılara teslim eden insanlar tanıyorum. İnternet çağında zarar görmemek için tedbirli olmak gerekiyor. Sanırım bir miktar da paranoyak olmak lazım.

Serhat ÖzerenUZMAN GÖRÜŞÜ
Serhat Özeren - Teknoloji Bilgilendirme Platformu Başkanı
Sanal hayatın da kuralları var!

Bilgisayar ortamında, internet aracılığıyla eriştiğimiz ve günümüzde ‘sanal hayat’ adı verilen dünya, gerçek hayatın bir parçasıdır. Gerçek hayatta nelere dikkat ediyorsak, internet üzerinden eriştiğimiz sanal hayatta da o şeylere dikkat etmeliyiz. Diğer taraftan zararları olduğu gibi yanlış bir kanıya kapılıp hızla gelişen bu dünyadan kendimizi ayırmamız da mümkün değil. Sanal hayatı bir tehdit değil, fırsat olarak görmeliyiz. Bugün cep telefonu, bilgisayar, internet olmadan iş dünyasının nasıl çalışacağını düşünemiyoruz bile. Teknoloji hızla gelişiyor. Gelişmelere ayak uydurmak, bunlardan faydalanmak gerekiyor. Kamuoyunun doğru bildiği yanlışları düzeltmek istiyorum.
İnternete erişim kişiye özeldir. ADSL erişimi için kullandığınız modemleri mutlaka şifreleyin ve şifrenizi paylaşmayın.
İnternet üzerinden kimlik numarası, telefon numarası gibi kişisel bilgilerinizi başkalarına vermeyin.

DENİZ VARGELOĞLU
FOTOĞRAF: SHUTTERSTOCK / YURI ARCURS

Devamı Seninle Dergisi Ekim 2010 Sayısında...

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI