Yazdır e-Posta
Yarının güçlü bireyleri
Çocuk
hazira-2011-cocuk-2-resimÖğrenilmiş çaresizlik yaratıcı fikirlerin gelişmesini engelliyor, çocukları başarısızlığa itiyor. Başarılı ve özgüvenli çocuklar, yarının sağlıklı bireyleri için ise ailelere büyük görev düşüyor.

Hepimiz çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirdiğimizi düşünüyoruz. Onları en iyi okullarda okutmaya, iyi bir gelecek kurmaya çalışıyoruz. Ancak bazen durumu abartıp çocuklarımızı yarış atı gibi görmeye başlıyoruz. Önce sürekli kendi arkadaşlarıyla karşılaştırıyoruz sonra kendi hayallerimizi onlara yüklüyoruz. Bu sırada da önlerine bolca kural koyuyoruz, acımasızca eleştirmekten geri kalmıyoruz. Özgüvenlerini yitirmeye başlayan çocuklar, en sonunda öğrenilmiş çaresizliği benimsiyor ve deneyip başarısız olmayı göze almaktansa hiç denememeyi tercih ediyor. Bir şeyler üretebileceklerine, başaramayacaklarına inanarak cesaretlerini, yaratıcılıklarını kaybediyorlar. Psikiyatri Uzmanı Dr. Aylin Aksoy’a öğrenilmiş çaresizliği sorduk ve bu durumun çocukları başarısızlığa nasıl ittiği konusunda kendisinden önemli bilgiler aldık.

Laboratuvar çalışmalarıyla ortaya çıktı
Öğrenilmiş çaresizlik, bir canlının defalarca denemesine rağmen istediği sonucu alamaması ve denemeye devam etse bile başarısız olacağı beklentisine kapılmasıyla birlikte cesaretini kaybedip denemekten vazgeçmesi haline verilen isim. Öğrenilmiş çaresizlik kavramı ilk kez 1967’de Seligman ve Maier’ın laboratuvar ortamında yaptıkları hayvan çalışmaları sonucunda geliştirilmiş. Bir öğrenme ve davranış şekli olan bu kuram, organizmanın ne yaparsa yapsın içinde bulunduğu durumun değiştirilemeyeceğini öğrenmesiyle geliştirdiği bir tutumu ortaya koyuyor. Bu deneylerden sonra insanlar üzerinde de yapılan çalışmalarda durumun değişmediği, insanların da denemekten vazgeçtiği, çaresizliği öğrenerek hiçbir şeyi yapmadıkları keşfedilmiş.

Tohumları bebeklikte atılıyor
Öğrenilmiş çaresizliğin temelleri bebeklikte atılıyor. Yani bebeklikten itibaren çok sıkı kurallarla büyüyen ve sürekli eleştirel yaklaşımlarla egosu bastırılmış çocuklarda daha çok rastlanıyor. Oysa insan, bebeklikten itibaren gözlemleyerek ve deneyerek hayatı öğrenir. Çünkü öğrenmenin ilk kuralı budur. Ancak yeni şeyleri denemeyi reddeden çocuk içine kapanıyor, kendine güvenini kaybediyor. Aslında bu durum çocuklardan değil, bizlerden yani ailelerden kaynaklanıyor. Çocuklarımıza eleştirel bir tavır sergileyerek ya da onların deneyerek öğrenmelerine ket vurarak bu durumu iyice pekiştiriyoruz.

Yargılamayın...
Onlara öğrenilmiş çaresizliği yaşatmamak için bizlere büyük görev düşüyor. Öncelikle onların hayatı deneyerek öğrenebilmeleri için güvenli ortam hazırlamalı ve onları yargılamamalıyız. “Daha kırk fırın ekmek yemen lazım” gibi günlük hayatta kullandığımız kalıplaşmış cümleler, hayatı deneye yanıla öğrenecek olan çocuklarımızın daha adım atmadan kendilerine olan güvenlerini sarsar. Denemekten vazgeçen çocuklar, öğrenme şanslarını yitirdikleri için kendilerinden beklenilen performansı sergileyemez. Yeni şeyleri denemekten vazgeçerler.

Sorumlu olan biziz
Aileden sonra en önemli olan okullarda da ne yazık ki iyi bir eğitim ve öğretim hayatı yürütülmüyor. Örneğin; ilkokula başladığımızda birçoğumuz öğretmenimizin sorduğu soruya yanlış cevap verdiğimiz için acımasızca eleştirilmemiş miydik? Bu yüzden bazılarımız doğru yanıtı biliyor olsak bile söz almaya korkar hale gelmiştik. Şimdi aynı şeyi farkında olmadan çocuklarımıza yapıyoruz. Onları hayata hazırlayalım, kötü şeylerle karşılaşmasınlar diye hayatı deneyerek öğrenmelerine karşı çıkıyoruz ya da yaptıkları her hatada acımasızca eleştiriyoruz. Bunun sonucunda da özgüveni düşük, başarısız çocuklar yetiştiriyoruz.

Bırakın, hayal kursunlar
Üniversite sınavına hazırlanan gençler için de aynı şey söz konusu. Deneme sınavlarında kendilerinden bekleneni ortaya koyamadıkları için eleştirilen, sınavlara hazırlandıkları sırada yüreklendirilmeyen gençler, başarısız olacakları kaygısızla sınavlara girmekten korkuyor. Artık öğrenilmiş çaresizlik tutumunu içselleştirip yetişkin oldukları zaman tüm iş yaşamları boyunca hep düşük performans sergilemek zorunda kalıyorlar. Unutmamak gerekiyor ki, hayal kurmak yaratıcılığın lokomotifidir. Öğrenilmiş çaresizlikle yetiştirdiğimiz çocuklarımız, yaratıcılıklarını ortaya koyamazlar ve kendilerinden, hayattan korkar hale gelip özgüvenlerini yitirirler. Başarılı olmak ise hayal kurulamayacak kadar uzak kalır.

hazira-2011-cocuk-2-resim-1Hayattan elini ayağını çekmesin
Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Aylin Aksoy
Dünyaya gelen bebeğin yaşamı deneyimleyerek öğrendiğini unutmamak gerekir. Öğrenmenin doğal bir parçası da denemektir. Çocukluktan itibaren anne babaların yapması gereken çocuklarının yeni şeyleri deneyimleyebilmelerini sağlayacak güvenli ortamları sağlamaktır. Her çocuğun bir potansiyeli vardır ve bu potansiyeli ortaya koyarken doğru yönlendirmeye ihtiyacı bulunur. Doğru yönlendirmede bulunurken anne ve babalara önemli işler düşüyor. Çocuğu eleştirmek yerine anlayışlı tutum sergilemek hem çocuk ile olan iletişimi hem de çocuğun öz güvenini güçlendirir. Farkında olmadan yapılan engellemeler çocuğun denemesinin önündeki engellerdir ve bu engeller büyüdükçe aşılamaz hale gelir. “Dur sen elleme, ben kapıyı açarım. Sakın bana haber vermeden şuna dokunma. Söyle ne istiyorsan ben vereyim ama sen elleme. Sen akıllanmayacaksın” gibi masum olduğunu düşündüğümüz bu sözler tüm yaşamı boyunca oluşabilecek depresyonun ilk adımlarının atılmasına neden olur. Öğrenilmiş çaresizlik klinik depresyonun ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Denemekten vazgeçen kişi boş verir, hiçbir şey yapmaz. Karamsarlığa kapılır ve hayattan elini eteğini çeker.

DENİZ VARGELOĞLU

Seninle Dergiai Haziran 2011 Sayısı


Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Damla sakızlı lezzetler

News image

Etiler ‘Maria’nın Bahçesi’nde dilden dile yayılan damla sakızlı lezzetlerin tarifini mekanın sahibi Maria Ekmetçioğlu verdi.DAM... DEVAMI

Fit tutan salatalar

News image

Yazın kumsalda özgürce salınmak istiyorsanız, formda kalmak için doyurucu ama lezzetli salata alternatiflerine göz atmalısınız. Sizi... DEVAMI

Sofralarda lezzet şöleni

News image

Et ve sebzenin mükemmel uyumu sofranızda harikalar yaratacak. Yemek yazarları Esra Düzdağ ve Neslihan Demir’in ‘Lezzet Takvimi’ ad... DEVAMI

Öpücük dolu bir mönü

News image

Evde başbaşa geçireceğiniz Sevgililer Günü’nü özel bir mönüyle taçlandırmak istemez misiniz? O zaman, El&Beso Restaurant Caf... DEVAMI

Yılbaşı sofrası

News image

Yeni yılı damağınızı baştan çıkaracak bir mönü ile karşılamaya ne dersiniz? Yemek yazarı Aynur Tartan’dan yılbaşı sofranız... DEVAMI

Sofralarda Ege esintisi

News image

Rum kökenli yemek yazarı ve stilisti Nena Bekler’den Seninle okurlarına Ege’nin karşı kıyısından, serin kasım günlerinde içiniz... DEVAMI

Aşk ve İlişkiler

Selimiye’nin Erkekleri!

News image

İstanbul’da bir semt Üsküdar ve kalbinde bir mahalle Selimiye. Çoğumuz kışlasından biliriz. Ben sokaklarında büyüdüm. Her ... DEVAMI

Aşk, sizin kapıyı nasıl çalacak?

News image

Okuduğumuz romanlarda, dinlediğimiz şarkılarda, seyrettiğimiz filmlerde anlatılan aşk, peri masallarına benziyor. Ancak o muhteşe... DEVAMI

Romantik bir ilişki için 5 dakika yeter

News image

Hayalini kurduğunuz o romantik ve anlayışlı sevgili ya da eşe sahip olmak düşündüğünüzden çok daha kolay. Üstelik bunun içi... DEVAMI

Yolculuğun keyfini çıkar!

News image

Hepimizin içinde bir şeytan yaşıyor galiba, kimilerimiz onu çok besleyip büyütüyoruz. Kötülük de diğer tüm duygular gibi, be... DEVAMI

Aşk üzerine yanılgılar!

News image

Aşkın kuralı olmaz. Gönül kimi severse güzel odur. Herkesin bir sebebi vardır sevmek için ve bu sebep çoğunlukla üçüncü ki... DEVAMI

Yürek aşkla yaşar!

News image

Kalp dediğin aşkla yaşar. Ne zaman sevmeyi öğrenirse yürekler, ancak o zaman başlamıştır hayat. Aşık olacaksın her şeye, ill... DEVAMI

Cinsellik

Seks bağımlısı seksten haz alamıyor!

News image

Yapılan araştırmala göre fazla seks yapmak cinsellikten alınan hazzı azaltıyor. Cinselliğe takıntı düzeyinde önem veren kişin... DEVAMI

Fanteziler cinsel hayatı canlandırıyor!

News image

Cinsel hayatınız çok mu renksiz? Daha coşkulu, tutkulu ve renkli bir aşk hayatınız olsun mu istiyorsunuz? Öyleyse hayal gücünüz... DEVAMI

40 yaş sonrası seks

News image

Kadınlar, 40 yaşından sonra erkeklere daha gerçekçi bir gözle baktığı için hayal kırıklığına uğrama tehlikesi de azalıyor... DEVAMI

Cinsel mitler aşk hayatınızı karartmasın

News image

Türk toplumunda en sık görülen cinsel sorunlar genellikle cinselliğe dair bilinen yanlış bilgilerden kaynaklanıyor. Bu yanlışlar ... DEVAMI

Zeki kadın seksi seviyor

News image

SEKS İYİ GELİYOR! Seks kadının zekasını açıyor, enerji veriyor, cildini güzelleştiriyor ve pozitif biri olmasını sağlıyor. S... DEVAMI

Gezi

Avrupa’nın ateşli şehri Sevilla

News image

Mayıs ayı Sevilla’yı gezmek için harika bir dönem! Bol baharatlı mutfağı, sıcakkanlı insanları, şehrin ortasından geçen rom... DEVAMI

Almanya’nın kuzeyinde gizli bir cennet HARZ

News image

Son birkaç yıldır yaz ve kış spor adresleri arasında yıldızı giderek yükselen Harz bölgesi, Almanya’nın kuzey ufuk çizgisinde... DEVAMI

Egzotik Amerikalı PANAMA

News image

Kuzey ve Güney Amerika’yı birbirine bağlayan, Panama Kanalı ile özdeşleşen Panama, yeryüzünün en göz alıcı doğa harikaları... DEVAMI

Azteklerin göl köyü Mexico City heyecan verici!

News image

Azteklerin büyüleyici kenti Mexico City, dışarda soğuk havanın hakim olduğu, bu yağışlı günlerde sıcacık bir yaz günü vaat e... DEVAMI