|
|||
| Geleceğin teknolojik çocukları |
| Çocuk | |||
|
Hangi kuşaktasınız?Çocukların teknolojiyle bu kadar haşır neşir olmalarının gelecekte ne gibi sonuçlara yol açacağı ve Disney’in Avrupa üzerinde yaptığı araştırmayı incelemeden önce kuşakların ne olduğunu açıklamakta yarar var. M-Gen Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu, Fütürist ve Ekonomist Ufuk Tarhan’a göre 1946’dan itibaren kuşaklara ayrılıyoruz. Buna göre 1946-1964 Baby Boomer kuşağı, 1965- 1979 X kuşağı, 1980-1999 Y kuşağı ve 2000- 2021 Z kuşağı. Her kuşağın kendine göre özellikleri bulunuyor. Örneğin; Baby Boomer kuşağı uyumlu ve amaç odaklıyken, X kuşağı ise teknolojiye meraklı ve mücadeleci. Tabii kuşaklarda yer alan bireyler, o dönemin sosyo-ekonomik şartlarına göre karakteristik özelliklere bürünüyor. Sosyalleşme değişiyor Yapılan araştırmalara göre çocuklar internet, televizyon, sinema gibi kitle iletişim araçlarının karşısında günde ortalama 4-5 saatlerini geçiriyor. Bazen bu süre 8 saate kadar çıkabiliyor. Yine yapılan araştırmalara göre çocukların yarısından fazlasının odasında bilgisayar ve internet bağlantısı bulunuyor. Durum gayet açık. Çocuklarımız dijital bir ortamda yetişiyor. Bazen teknolojik aletleri hemen çözmeleri sayesinde onlarla gurur duyarken bazen de zamanlarının ciddi bir bölümünü siber ortamda geçirmelerinden dolayı ciddi kaygılar taşıyoruz. Çünkü çocuklarımız bizim çocukluğumuzdaki gibi artık sokaklardan uzakta, bilgisayarlarıyla arkadaşlık kuruyor ve sosyal hayatları zedeleniyor. Ufuk Tarhan’a göre sosyal hayat, sosyalleşme, iletişim alışkanlıkları, mutlak ve değişmezmiş gibi algılandığı için böyle garip bir sorgulama içerisine giriyoruz. “Sosyalleşmek ve iletişim zaman içinde değişip dönüşüyor. Eskiden şehir meydanlarında, kahvehanelerde sosyalleşen insanlar vardı. Sonraki jenerasyonlar sinema, tiyatro gibi ortamlarda sosyalleşti. Bundan sonrakiler de sanal ortamlarda sosyalleşecek. Gençleri kendi iletişim yollarımızın içine çekmemeliyiz. Ayrıca mantıklı olmak gerekirse, oynanacak sokak, gezilecek bahçe, çıkılacak ağaç mı kaldı? Nüfus bu kadar çoğalırken, kentleşme bu kadar artarken, nostaljik hayallerle birbirimizi bunaltmamalıyız...” Araştırmanın belki de en ilginç sonuçlarından biri, araştırmaya katılan çocukların yüzde 95’inin internetin ve bilgisayarın onlar için önemli olmadığıydı. Bu birçoğumuz için şaşırtıcı olabilir ama Ufuk Tarhan bu sonucu doğruluyor. Tarhan: “Çocuklar interneti normal hakları, zaten var olan bir kolaylık, araç olarak görüyor. Bizim için bile internetin artık sıradan bir kolaylık haline geldiği ortamda, 8-14 yaş grubunun bunu önemsememesi, interneti sıradan sayması garip değil.” Aile kavramı önem kazanıyor Hepimizin başka bir ortak noktası da bu çocukların ne aile kavramına önem verdikleri ne de politik oldukları. Ufuk Tarhan, politikanın onlar için bir şey ifade etmediği için apolitik oldukları fikrine katılırken, Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç ise buna karşı çıkıyor. “Bilgisayar oyunları ve internetin çocukların apolitik olmasına neden olacağı görüşü geçerli değil. Tam aksine internet sayesinde çocuklar, dünyada gelişen olaylardan çok daha fazla haberdar oluyor, gruplara katılıyor, düşüncelerini paylaşıyor. Yine bazı oyunlar sayesinde çocukların tarih, ülke yönetimi, mitoloji gibi birçok konuda erişkinlerden çok daha fazla bilgi sahibi olduklarını da görüyoruz. Bu şekilde yetişen çocuklar, daha geniş bir çevre bilincine sahip olacak ve politikayı evrensel boyutta algılayıp politik olacaklar gibi görünüyor.” Tarhan da giderek XD kuşağı için aile kavramının önem kazandığının altını çiziyor ve bizde olduğu gibi Avrupa ülkelerinde de ailenin yanından ayrılma yaşının giderek arttığına dikkat çekiyor. “Ters giden şey, aile içinde ebeveynlerin nesil çatışmasından, iletişimi yönetememelerinden ve çocuklarını kalıba sokma çabalarından doğan gerginlik.” Kontrol edilmeli Her şeyin iyisi ve kötüsü olduğu gibi teknolojinin de iyi ve kötü tarafları var. Teknoloji bir araç olduğu ve insan elinde anlam kazandığı için onu iyi ya da kötü tarafa çekmek tamamen bizim elimizde. Teknolojinin çocuklar üzerindeki faydalarına geldiğimizde ise Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç şöyle diyor: “Eski nesle göre dünyadan daha çok haberdar olan, bilgi kaynaklarına ulaşmayı daha iyi bilen, sosyalleşme olanakları daha fazla olan bireyler yetişiyor. Bu açıdan internetin ve bilgisayarın, çocukların gelişmesine önemli pozitif etkileri var.” Tarhan da teknolojiyle birlikte çocukların gereksiz bilgileri elediklerini, kandırılmalarının daha zor olduğunu belirtiyor. Olumsuz etkiler konusunda ise Kılıç, ailelerin bilgisayarı ve interneti bir an önce öğrenmeleri gerektiğini söylüyor. Çünkü yapılan araştırmalarda çocukların birçoğu internette kimliğini gizlemeye gerek duymuyor. Bu da ister istemez güvenlik sorununu gündeme getiriyor. Oysa interneti ve bilgisayarı bilen aile, çocuğunu doğru olana sevk edebilir. DENİZ VARGELOĞLU Devamı Seninle Dergisi Haziran 2010 Sayısında...
|


Boş zamanlarını arkadaşlarıyla sokakta oyun oynayarak geçiren çocukların dönemi kapandı. Yeni nesil çocuklar gözlerini dijital ortamda açıyor. Aileler de çocuklarının gelecekleri konusunda endişeler taşıyor.
Hangi kuşaktasınız?



















