Yazdır e-Posta
Yeni yasa cinsel istismara "Dur" diyebilir mi?
Çocuk
cinsel-istismarÇocuğa karşı yapılan cinsel istismar, giderek artıyor. Bunun önüne geçebilmek için meclis, ‘Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’ni kabul etti. İmza atılan sözleşmenin ne kadar hayata geçirildiğini ise zaman gösterecek.

Bize ikinci bir hayat biçen sanal alem, olumsuzlukları da peşi sıra gündeme getiriyor ya da üstü örtülmüş gerçekleri daha da katmerleyerek gün yüzüne çıkartıyor. Bunlardan biri de çocuk istismarı ve hatta daha da derine indiğimizde –ki son zamanlarda bu daha çok ön planda- çocuk pornosu ya da cinsel istismar. Victor Hugo ve Charles Dickens’in romanlarına bile konu olan çocuk istismarı, internetin daha fazla yaygınlaştığı günümüzde, çocuk pornosu olarak ciddi şekilde hortladı. Sonrasında da bunu peşi sıra medyanın tam merkezine oturan haberler takip etti. Önce Bursa’da 2008 yılında B.Ç.’ye cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanmaya başlanan Vakit yazarı Hüseyin Üzmez, sonra Siirt’teki ilköğretim öğrencisi kız çocuğunun onlarca erkek tarafından tecavüz edilmesi, yine Siirt’te hem istismarcının hem de istismar edilenin çocuk olması ve bunun benzeri haberlere son zamanlarda sıkça rastlıyoruz. Sadece Türkiye’de mi? Hayır, dünyanın diğer ülkelerinde de çocuklara yapılan cinsel taciz had safhada. Örneğin; geçtiğimiz ay Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da bulunan 2 kreşte çok sayıda çocuğun cinsel tacize uğradığı tespit edilip istismarcı gözaltına alınmış. ABD’de ise 30 eyaletteki 40 kentte gerçekleştirilen operasyonlarda, toplam 785 kişi gözaltına alınmış. Peki, gizli kapaklı yaşananlara ne demeli? Aile üyelerinden birinin kendi çocuklarına tacizde ya da tecavüzde bulunmasına? Yani aile içi cinsel istismara ya da diğer anlamıyla ensest ilişkiye? Bu tarz olaylara da son zamanlarda medyada sıkça rastlıyoruz. Medyada bu tarz haberlere daha fazla rastlamamızın nedenlerinden biri de, cinsel istismarın dile getirilmeye başlaması. Çünkü ne yazık ki çocuk istismarı tarih boyunca var olan, ancak gizli tutulan ya da çocuk tarafından dile getirilse bile, erişkinler tarafından kabullenilmeyen bir durumdu.

Sözleşmeye imza attık
Bu anlamda 1989 yılında Birleşmiş Milletlerce kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesi, çocuk istismarını önlemede dönüm noktası olarak sayılıyor. Biz de Birleşmiş Milletlere üye devlet olarak çocukları, gelecek her türlü kötü muameleye karşı korumakla yükümlü oluyoruz. Lakin hepimiz biliyoruz ki bu ülkedeki çocuklar, tecavüzcüleriyle evlendiriliyor, çocuk istismarcıları bir şekilde ceza almadan ya da çok az ceza alarak kurtulabiliyor. Evlerin içerisinde nelerin yaşandığını ise istatistiki verilerin ortaya koyması ise imkansız. Toplum önünde oynanan ahlak kılıfının altında nelerin yaşandığını az buz tahmin edebiliyorsunuzdur. İğneyi kendimize batırmadan, çuvaldızı başkalarına batırmayı çok seviyoruz. Yine de bazı gelişmeler umut verici. Özellikle de aralık ayında TBMM’nin kabul ettiği ‘Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’.

İstismarı geniş bir kavram
Yalnız burada çocuk istismarının ne demek olduğunu belirtmekte yarar var. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1999 yılında yapılan çocuk istismarı tanımına göre; çocuğa karşı kötü muamele, sorumluluk, güven ve yetenekle ilgili genel durumunda çocuğun sağlığına, yaşamına, gelişimine ve değerine zarar verebilen, fiziksel ve/veya duygusal kötü davranışı, cinsel istismarı, ihmali, her türlü ticari çıkar için çocuğun kullanılmasını içeren davranışlardır. Kısacası çocuğun bir yetişkin tarafından bilerek ya da bilmeyerek yapılan ve çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranışlar, çocuk istismarı olarak tanımlanıyor. Çocuk istismarı denildiği zaman engin bir konuyu içerisine alıyor. Bu yüzden cinsel istismar; ihmal, fiziksel, cinsel ve duygusal istismar olarak dört grupta inceleniyor. Cinsel istismarı ise Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç şu şekilde tanımlıyor: “Bağımlı ve gelişimsel olarak olgunlaşmamış çocuk ve ergenlerin tam olarak anlayamadıkları, bilerek onaylayamayacakları cinsel eylemlere karıştırılmalarıdır. Genital bölgeye yönelik yaralamalar, çocuğun cinsel olarak uyarılması, bir erişkini cinsel olarak uyarmaya ikna edilmesi, cinsel ilişkiye maruz bırakılması, pornografik amaçlı eylemlerde kullanılması, cinsel istismar kapsamına girer.” Anlayacağınız üzere çocuklar cinsel istismarla birlikte şiddete, tehdide ve korkutmaya da maruz kalabiliyor ya da çocuk, görünürde bu durumu onaylayabiliyor. Lakin yasalara göre 16 yaşından küçük çocukların bilerek cinsel istismara onay vermeleri söz konusu değil.

Kız çocuklarının sayısı fazla
Dünyada çocuk istismarı oranı yüzde 1-10 arasında değişirken, Türkiye’de bu oran yüzde 10-53. Cinsel istismara maruz kalan çocukların oranlarına bakıldığında ise bu konuda Adli Tıp Kurumu, İstanbul Merkez’de 2000-2001 yılları arasında bir araştırma yapmış. Bu araştırmaya göre cinsel saldırıya uğramış çocuklardan 1236’sının kız ve sıklıkla 7-11 yaşlarında olduğu tespit edilmiş. Bu küçük çaplı araştırma bile, cinsel istismar konusunda Türkiye genelinde rakamların ne kadar ürkütücü olduğunu gösteriyor. Bu arada cinsel istismarcıların genelde erkek olduğunu da atlamamak gerekiyor. İlk başta da belirttiğimiz gibi evlerde nelerin yaşandığını bilmiyoruz. Bununla ilgili Romanya’da yapılan bir araştırma, çarpıcı bir gerçeği gözler önüne seriyor. Araştırmada önce ailelerle görüşülmüş ve cinsel istismara maruz kalan çocukların sıklığı yüzde 0,1 olarak belirlenmiş. Aynı ailelerin çocuklarıyla görüşüldüğünde ise bu oran yüzde 9,1’e çıkmış.

Çocuklar hayattan uzaklaşıyor
Cinsel tacize ya da tecavüze uğramış çocuğun ruh halini tahmin edebilirsiniz. Böyle bir durum karşısında yetişkinler bile yaşadıklarını ifade etmekte zorluk yaşarken, çocuklarda ise bu durum daha vahim sonuçlara yol açabiliyor. Öncelikle çocuk bu tarz üzücü bir olay karşısında yaşadıklarını anlatmaz istemiyor. Nedeni de; kendisine inanılmayacağı korkusu, istismarcının tehditlerinden ürkmesi, nasıl anlatacağını bilememesi, cinsellikle ilgili sözcüğü kullanmamasının ailesi tarafından tembih edilmesi, utanması, bu durumun yanlış olmadığını sanabilmesi ve arkadaşları tarafından dışlanacağını düşünmesi. Lakin çocuk her ne kadar içine kapansa da davranışları onu ele veriyor. Sonuçta cinsel tacizin fiziksel belirtileri yok ama bazı psikolojik belirtiler, cinsel tacizi kanıtlıyor.

Psikolojik etkileri büyük
Cinsel taciz sonucunda çocukların ruhsal gelişim bozuklukları, erken dönemde çıkabileceği gibi geç dönemde de ortaya çıkabiliyor. Kılıç’ın verdiği bilgilere göre, erken dönemde davranış bozuklukları, depresyon, uyku ve yeme bozuklukları, konsantrasyon bozuklukları, çocuğun gelişim dönemine uymayan cinsel davranışlar ve konuşmalar ortaya çıkabiliyor. Bir süre sonra da cinsel tacize uğrayan çocuklarda karakteristik özellikler oluşuyor. Özgüven eksikliği, hiçbir işe yaramama duygusu, içe kapanıklık, güven sorunu bunlardan sadece birkaçı. Çocukta erken dönemde bu sorunlar ortaya çıkmasa bile, yetişkinlik döneminde yapacağı evlilikte, çocuk sahibi olma konusunda psikolojik sorunlarla yüz yüze kalma ihtimali yüksek. Hatta uzun dönemli etkiler daha sık ortaya çıkıyor. Kılıç, uzun dönemli etkileri şu şekilde sıralıyor:

1- Psikiyatrik hastalıklar: Yeme bozuklukları, alkolizm, kaygı bozuklukları, kronik depresyon
2-Psikoseksüel problemler: Cinsel işlev bozuklukları, uygunsuz cinsel tutum ve davranışlar
3-Kişilerarası ilişkilerde ağır sorunlar: Yabancılaşma, güvensizlik, kurban rolünü tekrarlama ve sürdürme eğilimleri, kronik suçluluk duyguları, kendini değersiz hissetme. İstismara uğrayan erkeklerde ergenlikle birlikte şiddete yönelik davranışlarda ve kendinden küçük çocukları istismar etmeye yönelme görülebilir. Bu yüzden hepimize görev düşüyor. Devlet bu yeni sözleşmeyi hızla uygulamaya koyarken, cinsellik eğiminin de yaygınlaşması şart.

Facebook’ta protesto
Aralık ayında dünyadaki birçok Facebook kullanıcısı, çocuk pornosuna ve istismarına dikkat çekmek için profil resimlerinin yerine çocukken en sevdikleri çizgi film karakterlerini koydu. Dünya çapında ses bulan protestoya çok sayıda Facebook kullanıcısı katıldı.

Prof. Dr. Emine Zinnur KılıçUZMAN GÖRÜŞÜ
Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi


Çocuklarınıza inanın
Cinsel istismara uğrayan çocuklar ile iletişim kurmada en çok dikkat edilmesi gereken nokta, soru ve tutumlarla çocuğu baskıya uğratmamaktır. Bu çocuklara karşı baskıcı, suçlayıcı ve eleştirici tutumlar, ikincil bir istismar yaşantısına, daha ağır bir güven kaybına neden olur. Çocuk bazı şeylere izin vermiş bile olsa, yaşadıklarından dolayı kendisinin sorumlu tutulmadığını iyice anlamalı. Çocuklara karşı yapılan davranışlarda, sorumluluk kesinlikle istismarı uygulayan kişiye aittir ve olaydan dolayı suçlanacak kişi de bu kişidir. Aynı zamanda ailelerin, çocuğa kendisinin bilinçli olarak bu tür bir eyleme izin vermemesi gerektiğini anlatmaları şart. Yine istismara ait bilgilerin çocuğa tekrar tekrar anlatılması da doğru değil. Adli soruşturmada çocuğun tekrarlanan sorgulamalardan ve etiketlemelerden korunması için gerekli tüm önlemler alınmalı. Çocuklar bu yönde bir bildirimde bulunduklarında, ailelerin konuyu dikkate alması lazım. Çocuğa inanılmaması, yaşanan travmayı daha da ağırlaştırır. Çocuğa suçun kendisinde olmadığını anlatmanın en iyi yolu, suçlunun bulunması ve cezalandırılması için adalete başvurmaktır.

Kastrasyon yapılacak
Sözleşmenin neler getirdiğini Avukat Cengiz Hortoğlu’na sorduk. Hortoğlu’nun verdiği bilgiler şöyle: “Bu sözleşme çok önemli hükümler içeriyor. Sözleşmedeki tanıma göre 18 yaşın altındaki kişi, çocuk olarak kabul ediliyor. İşte sözleşmenin getirdiği hükümlerden bazıları:

Çocuklarla düzenli temas kurmayı gerektiren mesleklere girişlerde, bu kişilerin çocukların cinsel suiistimali ya da cinsel istismarı suçlarından mahkûm edilmemiş olmaları koşulu aranacak.

Çocuklara ilk ve ortaöğretim sırasında cinsel suiistimalin ve cinsel istismarın tehlikelerine ve korunma yollarına ilişkin eğitim verilecek. Bu eğitim, çocukların gelişim kapasitelerine uygun olacak.

Bu suçlara ilişkin şüpheleri veya bilgisi olanların yetkili mercilere ihbar etmesini desteklemek için gerekli yasal ya da diğer tedbirler alınacak.

Gizlilik içerisinde ya da isim vermek istemeyenlere saygı göstererek, arayanlara tavsiyelerde bulunmak amacıyla telefon veya internet yardım hatları gibi bilgi hizmetlerini kurmak ve desteklemek için gerekli yasal ya da diğer tedbirler alınacak.

Mağdurlara yardım etme amaçlı sivil toplum kuruluşları, diğer ilgili kuruluşlar ve sivil toplumun diğer unsurlarıyla iş birliği yapmak için gerekli tedbirler alınacak.

Mağdura yakın olan kişilerin de olağanüstü psikolojik bakım başta olmak üzere, terapi yardımından yararlanabilmeleri için gerekli yasal ya da diğer tedbirler alınacak.

Bu suçlardan mahkûm olan kişilerin kimliğine ve DNA’sına ilişkin verilerin toplanması ve saklanması için gerekli yasal ya da diğer tedbirler alınacak.

Çocuklarla görüşmeler bu amaçla kurulmuş ve tasarlanmış yerlerde yapılacak. Ayrıca bu görüşmeler, bu amaca yönelik olarak eğitilen profesyoneller tarafından gerçekleştirilecek.

Mağdurla ya da uygun görüldüğü durumda bir çocuk tanıkla yapılan görüşmelerin görüntülü olarak kayda alınabilmesi ve iç hukukta öngörülen kurallar doğrultusunda bu görüntülü kayıtların mahkeme işlemlerinde delil olarak kullanılabilmesi için gerekli yasal tedbirler alınacak.

Ayrıca bu suçların önlenmesi için hapis cezaları dışında müdahale programları ve tedbirleri alınabilecek. Örneğin; suç işleyen kişilere karşı kimyasal yöntemler ve müdahalelerle bu suçu tekrar işlemesinin önlenebilmesi için yasal düzenlemeler yapılabilecek.

Bir yasal düzenlemeyle cinsel taciz ya da tecavüz suçunu işleyenlerin kimyasal kastrasyona (kimyasal hadım) tabi tutulması, bu tür suçların önlenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu yöntemle vücuda kimyasal madde enjekte ediliyor. Böylece bu suçları işleyenler tecavüz suçunu işleyemeyecek hale getiriliyor. Bu ceza, tecavüz suçlularına karşı bazı ülkelerde uygulanıyor. Bizde neden olmasın? Kısacası, öncelikle tecavüz suçlusuna cinayete öngörülen ceza yani ömür boyu hapis cezası verilmeli. Ayrıca kimyasal yollarla bu suçu işleyenler bir daha aynı suçu işleyemeyecek hale getirilmeli.”

DENİZ VARGELOĞLU
FOTOĞRAFLAR: THINKSTOCK / HEMERA


Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 


Yorumlar  

 
+3 #7 misafir 01-09-2013 22:37
Adli Bilimciler size soruyorum nasıl oluyor kendi yasamını idame edemeyecek derecede ruhsal saglıgı bozuk olan fakülteki kazanıyor.sizin rapora göre kazanamaz ama kazanmıiş demekki yankış rapor vermişsiniz yazık degilmi o adama yıllarca xeza evinde yatacak tek sizin raporunuzdan böyle binlerce şuçsuz kişi var yazık degilmi bu topluma bilgi verin adalet yok deyin konu cinsellik oldumu gerisi teferruat deyin.vicdanmı o ne yahu deyin.böyle rapor verip nasıl rahat yemek bogazınızdan geçiyor nasıl rahat uyuyorsunuz onu bu topluma anlatınız.hatta kalıcı bozuk dediginiz kişilerin hiç ilaç kullanmadıkları nı tedavi olmadıklarını yazınız başarılarınızı anlatınız.Bunları delil olarak sunanların delilleri kabul olmadıgını insanların suçsuz içeri tıkmanın güzelligini anlatınız.iki feminist erkek düşmanı eylem yapınca cezaları 20 kat arttırdıgınızı anlatınız.Toplum ne kadar ahlaka önem verdigimizi anlasın çünkü biz ahlaklıksızlık olmasında adaletsizlige
Alıntı
 
 
+3 #6 BANU AY 17-07-2013 04:52
Cinsel İstismar yasası degişmezse cinsel istismarla suçlananlara acırım.Tecavüz edenlerede kızamam.Nedemi kızın burnuna dokunan,saçına dokunan istismarcı.istismarada tecavüzede aynı agırlaştırıcı ceza uygulanıyor.Yerel mahkeme bile tecavüz fiiliyle temas etme arasında fark vardır.agır suçla hafif suça aynı agırlaştırıcısı ceza uygulaması olmaz dedi.Tecavüzcüye verilen 15 yıllık ceza istismara burnuna,saçına dokunanada veriliyor.Kaza ilede olsa çünkü iddia oldumu sanıgın yapacagı bir şey yok.istismara 3 yıl verilmesi gerekirken 15 yıl 12 yıl düzmece ruhsaglıgı raporlarından fazladan adaletsizce veriliyor.onun için istismarla suçlananlara acıyorum.
Alıntı
 
 
+3 #5 BANU AY 11-07-2013 23:01
istismar Tecavüz ruh saglıgını kesin bozuyorsa niye Avrupa Konseyi Test yapın okul başarısına bakın diyor.Onlar test yapıyor okul başarısına bakıyor adaleti arıyor.SİZ bakamayız ugraşamayız demeniz adaletsizlige devam demektir.o zaman onlardan işinize geleni zihniyetinize uyanı al.uymayanı alma sadece iddia oldu masum insanlarıda ruhsaglıgıbozul muş kabul incelemeden 15 yıldan az olamaz maddesi getir masumlarıda tık.Bu ne vicdansızlık,bu ne kin düşmanlık bu ne adaletsizlik.test yapın okul başarısına bakın inceleyin ayrıca yargıtayın istedigi suçun ani ve kesik hareketlerle işlenmesi maddesini çıkarın
Alıntı
 
 
+3 #4 BANU AY 03-07-2013 11:36
Adli Tıp Raporunun nasıl hazırlandığı da tartışma konusu. Ruh Sağlığı gibi subjektif konuda sadece mağdur beyanı alınarak rapor verilmesi hukuk sistemiyle bağdaşmamaktadı r. Bunu dile getiren bir sürü makale, yaşanmış olay olmasına rağmen nasıl olur da Adli Tıp Kurumu ayağını sağlam basmadan rapor hazırlar, anlamak mümkün değil. Çocuğun ders başarısının düştüğünü neden çocuktan dinleyip,hiçbir kayıt ders notlarına bakmadan kananate ulaşır.Lehe olan kanıtların hiç birisinin bilirkişiye gönderilmeden karar verilmesi, adil yargılanmayı zedeleyeceğini düşünüyorum.
Alıntı
 
 
+3 #3 BANU AY 29-06-2013 19:48
Başınıza kadından hele çocuktan bir iftira gelirse avukat tutmayın paranız cebinizde kalsın içeride harcarsınız.savunacak bir yol bırakılmamış.Koruma adı altında onlar magdur.onlar iftira atmaz.yalan söylemez.yanlış algılamaz.iddialarına itibar.rızaları olmaz.algılamaları gelişmemiştir.ilgili yerlerde agladımı hiç delilde olmasa düzmece raporlar.şimdi bunada gerek yok bozulmuş kabul ceza 15 yıldan az olamaz.Avrupa konseyi test yapın okul başarısına bakın diyor.Bunlarla ugraşamazlarmış .Benim bildigim düzmece raporla kalıcı bozuk verilmiş ama cocuk her yıl takdirle geçiyor.Bu nasıl adalet.evrensel adaletten işimize gelmedimi kaçıyoruz.yazık degilmi düzmece raporlarla veya test yapmadan okul başarısına bakmadan 15 yıl adaletsiz ceza vermek.Korumanı yapmalısın ama adaletinide dogru uygulamalısın.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Tatlı yiyelim tatlı konuşalım

News image

 Yemek yazarı, çikolatacı ve pastacı 5 ÜNLÜ İSİMDEN ANNELER GÜNÜ’NE özel tatlılar ve güne enerjik ve dinç başlamak istey... DEVAMI

Fit tutan nefis salatalar

News image

 Yaza çeyrek kala damak zevkinizden taviz vermeden fazla kilolarınızdan kurtulmaya ne dersiniz? Bu salatalara kim ‘hayır’ diyebil... DEVAMI

Ege ve Midilli mutfağı

News image

 Birbirinden nefis zeytinyağlı ve deniz mahsulü tabaklarıyla, sizi Ege ve Midilli’ye doğru bir lezzet şölenine davet ediyoruz. &... DEVAMI

14 Şubat Sofrası

News image

 Sevgilinin kalbine giden yol midesinden geçer derler. 14 Şubat’ta hazırlayacağınız özel bir mönü ile onu hünerinize hayran b... DEVAMI

Egzotik esintiler

News image

 Mutfağınızda farklı bir damak tadı için arada bir değişiklik iyi olabilir. İlham verici egzotik Uzakdoğu yemekleri ile mutfağ... DEVAMI

Göz kamaştırıcı bir yılbaşı sofrası

News image

Yeni bir yıla yıl göz kamaştıran, iştah açan bir yılbaşı sofrası ile girmeyi kim istemez? Yeni yıl coşkusunu sofranıza taşıyac... DEVAMI

Aşk ve İlişkiler

Yanlış Adamı Seçenler Kulübü

News image

 Erkek seçiminde sürekli hata yapanlardan mısınız? Hayatınızın büyük bir kısmı aşk yolunda ziyan mı oldu? Bu sorulara ... DEVAMI

Gücünüzün farkına varın!

News image

Hayatın akışı içinde, kendinize adım adım uygulayacağınız bir hedef planı yaptınız mı? İnanıyorum ki, dünyadaki tüm kad... DEVAMI

Ayrılık sonrası ayağa kalkma taktikleri!

News image

Ayrılık acısını atlatmanın bir yolu var mıdır diye sorarlar hep; zamandan başka bildiğim bir yol yok! Ancak zamanı geçirmek i... DEVAMI

Gerçekten aradığınız kişi o mu?

News image

Onun doğru kişi olup olmadığını anlamak kolay değildir. Aşkı arayanlar için bu endişe hep vardır. Peki, hayalinizdekinin doğr... DEVAMI

Mutlu başlayan evlilikler neden bitiyor?

News image

Türkiye’de evliliklerin yüzde 40’ı ilk beş yılda bitiyor. Peki, bir evliliği boşanma aşamasına getiren sebepler neler? Evlili... DEVAMI

Başınıza Aşk DÜŞSÜN!

News image

Bugüne kadar inanmayarak nasılsa elinize bir şey geçmedi. En fazla yine elinize bir şey geçmez yani değişiklik olmaz! Ama ya aşk... DEVAMI

Cinsellik

TAKINTILAR Sınırı aşarsa...

News image

Birçoğumuzun hassas olduğu, ‘takıntı’ yaptığı davranışları olabiliyor. Ancak takıntılar titizlikle, ince düşünceyle kar... DEVAMI

Arkadaştan sevgili olur mu?

News image

Uzmanlar, kadın-erkek arasında gelişen en güzel aşk ilişkisinin yakın arkadaşlıktan doğan ya da gelişen aşk olduğunu belirtiyo... DEVAMI

Boşanma dünyanın sonu değil!

News image

 Hayatı birlikte paylaşmaya karar verdiğiniz insanla artık anlaşamıyorsanız, boşanma en mantıklı çözüm. Yine de kolay bir... DEVAMI

Mutlu ve sağlıklı bir aşk hayatı için güven şart!

News image

Mutlu cinsel hayat çift arasındaki g üvene dayanıyor. Kadınların yüzde 30-60’ını hayat boyu en az bir kez etkileyen cinsel bozu... DEVAMI

Cinsel hayatınıza darbe vurmayın, hazzı zirveye taşıyın!

News image

Mükemmel bir ilişki yeryüzünde henüz yaşanmıyor. O nedenle elinizdeki ilişkinin kıymetini bilin. ‘Yuvayı dişi kuş yapar’ s... DEVAMI

Gezi

ZEYNEP BEŞERLER’İN Seyahat sırları

News image

 Kanal D’nin sevilen dizisi ‘Arka Sokaklar’ın ‘Melek’i Zeynep Beşerler’in seyahat sırlarını merak ediyor musunuz? O ha... DEVAMI

Cennet yeşili ARTVİN

News image

 Karadeniz’in hırçın güzeli Artvin göz alıcı dağları, büyüleyici gölleri ve huzur verici yaylaları kadar son dönemin en... DEVAMI

14 Şubat’ta Romantik bir kar tatili

News image

14 Şubat Sevgililer Günü’nde hayatınızdaki özel kişiyle başbaşa bir kar tatili, aşkınızı tazelemek için iyi bir fırsat olab... DEVAMI

Kapadokya

News image

Kapadokya, göz alıcı peribacaları, gizemli yeraltı şehirleri ile gelenlere dört mevsim farklı güzellikler yaşatıyor. Büyüleyici... DEVAMI