|
|||
| Korkuyorum anne |
| Çocuk | |||
Her çocuk karanlıktan, gök gürültüsünden ya da başka bir şeyden korkar. Önemli olan ailelerin bu duyguyu yaşayan çocuklarına nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Yoksa korku, gelecekte çocuğunuzun kabusu olabilir.Nelerden korkarsınız? Yılandan, örümcekten ya da yükseklikten… Büyük çoğunluğumuz öyle ya da böyle bir şeylerden korkuyor. Korkmak, insanlığın ilk ortaya çıktığı zamandan itibaren yaşanılan bir duygu. İlk başta bizi hayata karşı güçlü kılan bu duygunun şiddeti arttıkça hayata karşı savunmasız kalabiliyoruz. Aslına bakarsanız korkularımızın kaynağı, ta çocukluk dönemimize kadar uzanıyor. İlk korkularımız neydi? Karanlık, canavarlar, gök gürültüsü… Korktuğumuz an soluğu hemen annemizin şefkat dolu kollarında alırdık. O da korkulacak bir şeyin olmadığına dair bizi inandırmaya çalışırdı. Bazen başarılı olurdu bazen başarısız. Çünkü büyüklerin, sanki kendileri çocukken hiç yaşamamışları gibi çocukların korkularını hafife aldıklarını hepimiz biliyoruz. Çoğu zaman bu davranışı biz de gösteriyoruz. Ama ciddiyete alınmama duygusunun çocukların ruhsal dünyasındaki etkileri, tahmin ettiğimizden daha büyük. Korkular değişiyor Tabii her çocuğun aynı korkuları yaşadığını söylemek doğru olmaz. Her yaş grubunda çocukların korktukları şeyler değişiyor. International Hospital’dan Psikolog Ferahim Yeşilyurt: “0-2 yaş arasında daha çok büyük objelerden, yüksek seslerden ve anne-babadan ayrılmaya dayalı korkular görülürken, 3-4 yaş civarında bu korkulara karanlık korkusu da eklenebilir. Bu korkular, bir kısım çocuğun çevresine güven duygusunun artırılmasıyla birlikte azalacaktır. Ancak bazı korkular artarak devam edebilir. Özellikle de anne-babaların bazı korkuları varsa. Çünkü korkular, model alınarak da öğrenilebilmektedir” diyor. En büyük korku, karanlık Çocukların en çok korktukları şeylerin başında kuşkusuz karanlık geliyor. Bakıp da görememek gerçeğine bir de hayaletli öyküler eklenince, çocuğun sonsuz hayal dünyasında korkular dallanıp budaklanıyor. Karanlık korkusu en sık 3-5 yaş grubunda ortaya çıkıyor. Soyut korkuların (canavar, hayalet gibi) ortaya çıkması ise 6 yaşından sonra başlıyor. Çünkü bu yaştan itibaren çocuk zihinsel olarak soyut düşünüyor. İşte, tam da bu sırada ailelere büyük görev düşüyor. Ancak çocuğa doğru yaklaşmak korkuların kendiliğinden ortadan kaybolmasına yardımcı oluyor. “Çocukluk korkuları aile içinde ya da bir uzman değerlendirilmesi neticesinde çözümlenmezse yetişkinlikte de bu korkular devam edebilir” diyor Yeşilyurt. Çocuğunuz anlaşıldığını hissetsin Ailelerin yapması gereken tek şey, çocukla empati kurabilmek. Nasıl ki başkalarının duygularımızı hafife almasından hoşlanmıyorsak, çocuklarımız da aynı şeyi hissediyor. Bu yüzden korkusu olan bir çocuğu asla yargılamamak gerekiyor. Yeşilyurt, “Karanlıktan korkacak ne var?” gibi sorularla çocuğu aşağılamanın, onu utandırmanın korkularının daha fazla artacağını söylüyor. “Haklısın, korkmuş olabilirsin” gibi empati kuran ifadeler sarf etmek ise çocuğunuzu anlamanıza yardımcı olur. Güven duygusu aşılayın Sevmek, üzülmek gibi korkmak da doğal bir duygu. Hatta gelişimin bir parçası. Ebeveynlere düşen, çocuklarının korkularıyla ilgili gözlem yapmak. Yeşilyurt, “Anlayışlı ve iş birliğine dayalı bir yaklaşım faydalıdır. Çocuğu dinlemek, onunla daha fazla vakit geçirmek ve korkulan objelerle ilgili bilgilendirme yapmak, sorunun aşılmasına katkı sağlar” diyor. DENİZ VARGELOĞLU Seninle Dergisi Mart 2011 Sayısı
|
|
|


Her çocuk karanlıktan, gök gürültüsünden ya da başka bir şeyden korkar. Önemli olan ailelerin bu duyguyu yaşayan çocuklarına nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Yoksa korku, gelecekte çocuğunuzun kabusu olabilir.



















