Yazdır e-Posta
Doğal doğuma doğru
Sağlık
Normal doğumların azaldığı günümüzde, Şebnem Susam-Sarajeva’nın Türkiye’den ve dünyadan derlediği doğum hikayelerini aktardığı ‘Doğal Doğuma Doğru’ isimli kitap, anne adaylarına cesaret veriyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği sezaryen doğum oranı yüzde 15-25 olmasına rağmen, ülkemizde bu oranın yüzde 60-70’lere kadar çıkabildiği biliniyor. Oysa uzmanlara göre, sezaryen yapılmasını gerektirecek durumlar ve hastanın kendi isteği gibi şartlar haricinde tüm kadınların normal doğuma özendirilmesi gerekiyor. Şebnem Susam-Sarajeva’nın Kuraldışı Yayınevi’nden çıkan ‘Doğal Doğuma Doğru’ isimli kitabı da, doğal doğumu seçen 20 kadının hikayesiyle bu konuyu destekliyor. Şebnem Susam- Sarajeva, normal doğumun hem kendileri hem bebekleri için en iyi başlangıç olduğunu düşünen ve bu amaçla araştırmalar yapan ve isteklerini gerçekleştiren kadınlar adına, diğer anne adaylarına şöyle sesleniyor: “Biz anneler, içinden kıymetli bir hediyenin bozulmadan bir an önce çıkarılabilmesi için kesilmesi, yırtılıp buruşturulması gereken bir ambalaj kağıdı değiliz. Dünyaca ünlü ebe, İna May Gaskin’in dediği gibi, ‘Eğer bir kadın, doğum yaparken tanrıça gibi görünmüyorsa, etrafındakilerden yeterince destek görmüyor demektir’ Bize en çok destek olabilecek kişileri bulmak da, yine kendimize düşüyor. Eğer ‘cici kız’ olmayı hayatta ilk kez bir kenara bırakırsak, işte en uygun zaman! Kuzu kuzu doğum masasına yatmak yerine, dişi aslan kesilip de doğurmak gerek!”

Kitaptan hikayeler
Doğal doğum yapan annelerden bazıları hikayeleriyle anne adaylarına cesaret verirken, fotoğraflarını da bizlerle paylaştı. İşte bu deneyimlerden ikisi...

elif-in-hikayesiELİF’İN HİKAYESİ
Elif Doğan, ilk bebeğini 2006’da, doktorunun da desteğiyle herhangi bir tıbbi müdahale olmadan doğal yollarla dünyaya getirmiş bir anne. Yaşadığı süreci kitapta ayrıntılarıyla anlatan Elif Hanım, ilk yapması gerekenin kendisini destekleyecek bir doktor bulmak olduğunu bildiğini söylüyor. “Daha hamile kalmadan önce tıbbi bir gereksinim olmadığı takdirde sezaryene yönelmeyeceğimi biliyordum. İlk randevumda doktora sormak üzere normal doğumla ilgili bazı sorular hazırladım. Doktorun bu sorulara vereceği cevaplar sayesinde doğal doğum hakkında ne düşündüğünü, buna karar vermem halinde beni destekleyip desteklemeyeceğini anlamaya çalışacaktım. Eşimle birlikte gittiğimiz ilk randevudan, kafamız oldukça karışmış bir şekilde ayrıldık. Yüzü gözü botokstan şişmiş, elli yaşlarındaki bu adam, bebeğimi ilaç yardımı olmadan doğurmak istediğimi söylediğimde, “Sen daha yolun çok başındasın. Hele bir ilk üç ayını atlat, ondan sonra düşünürüz” deyiverdi...

Uzun uğraşlar sonunda, oğlumu kucağıma aldırtacak olan doktoru buldum. Hamileliğimin beşinci ayındaki ilk görüşmemizden itibaren sıcacık, sevgiyle, saygıyla yaklaştı. Kendisine normal doğum istediğimi söylediğimde “İstemekle kalmamalısın. Kendini eğitmen lazım” dedi. Doğum sancılarına yakalanırsam büyük ihtimalle ağrı kesici almak isteyeceğimi, bu nedenle de moralimin bozulacağını söylediğimde beni telkinle ağrısız doğum ya da hipnozla doğum olarak bilinen, rahatlama ve nefes teknikleri üzerine kurulu bir doğum tekniğine yönlendirdi.

Eşimle ağrısız doğum kursuna gittik
Hamileliğim boyunca eşimle birlikte telkinle ağrısız doğum kursuna gittik. Bu kurs, doğumla ilgili aldığım en doğru karar, en büyük yatırımdı. Doğal doğum konusunda doktorumuzun tam desteğini aldıktan sonra, hamileliğimin geri kalanını çok rahat geçirdim. Otuz sekizinci haftanın bitimine doğru, her gün giderek artan kasılmalar yaşamaya başladığımda, artık bebeğimi kucaklamaya hazır hissediyordum. Hastaneye vardığımızda bizi önce bir hazırlık odasına aldılar. Doktorun muayenesi hepimizi rahatlattı. Evde sancılandığım saatler boyunca tam altı santim açılmıştım. Hazırlık odasından sonra kendi odamıza yerleştik.

Hoşgeldin bebek!
Miamide’ki hastane ve doktorum, doğal doğum konusuna yabancı olmadıkları için her şey tam istediğimiz gibiydi. Türkiye’de rutin olarak yapılan lavman, kesi gibi uygulamalar teklif bile edilmedi. Sancıların kuvvetlenmesiyle birlikte zorlanmaya başladım. Bu noktada eşimin desteği inanılmaz önem kazandı. Arada su kesesinin patlamasını da içeren itme sürecinin sonunda, gerçekten çok yorulmuş, sona yaklaştığımızı hissetsem de artık itecek gücümün kalmadığını düşünmeye başlamıştım. “Yeter, bebek orada kalabilir, ben eve gidiyorum” dediğim noktada, o ana dek başucumda duran doktorum eşimi kenara çekerek “Bak! Bebeğin başı çıkmak üzere. Söyle eşine, gücünü toparlayıp biraz daha itsin. Çok az kaldı” dedi. Eşim de, “Elif, saçlarını gördüm, başını gördüm. Çıkmak üzere. Ha gayret!” diye beni yüreklendirdi. Nihayet, şiddetli bir kasılmanın ve itme güdüsünün sonunda, gayri ihtiyari salıverdiğim küçük bir çığlıkla bebeğin başı çıkıverdi. Bir sonraki, canımı oldukça yakan son itmenin sonunda ise omuzlar dışarıdaydı. Sonra da, çektiğim bütün acıları dindiren, bütün yorgunluğumu unutturan an gerçekleşti. Doktorum ellerimi uzatmamı ve bebeğimi tutmamı istedi. Oğlumun doğumu, hayatımda şimdiye kadar yaşadığım en muhteşem, en unutulamayacak tecrübeydi. Biliyorum ki, bin kez daha aynı tercihi yapacak olsam, hiç düşünmeden yine doğal doğumu seçerdim.”

elizabeth-in-hikayesiELIZABETH’İN HİKAYESİ
Teksas doğumlu Elizabeth Soubelet ailesiyle birlikte Bursa’da yaşıyor. Teksas Üniversitesi’nde özürlü çocukların eğitimi üzerine okurken, ‘ebeleri’ keşfetti. Çocukların sorunlarının bir çoğunun (örneğin spastik çocuklar), doğum öncesi ve doğum sırasında yetersiz destek ve yanlış uygulamalar yüzünden ortaya çıktığını anlayınca, asıl mesleğinin ebelik olduğuna karar vererek, Amerika ve Rusya’da eğitimler alarak profesyonel ebe oldu. Dört çocuk sahibi Elizabeth, ilk çocuğunu Paris’te bir hastanede, ikinci ve üçüncüyü Paris’teki evinde, dördüncü çocuğunu ise Bursa’daki evinde suda doğumla dünyaya getirdi.

“Hamileliğim gayet olaysız geçti. Tek sorun, doğumun nerede, nasıl ve kiminle olacağıydı. Türkiye’de büyük şehirlerde yaşayan orta ve üst tabakada sezaryen ameliyatı maalesef normal bir doğum şekli haline gelmiş. Ne yazık ki ebelerce idare edilen doğum merkezleri gibi, hastanelere alternatif sunabilecek herhangi bir kurum da yok... Çocuklarımın üçü de eşimin memleketi olan Fransa’da dünyaya gelmişlerdi; son ikisini evimizde, ebelerin yardımıyla doğurmuştuk. Bu sefer evde doğumun yine bizim için en uygun seçenek olduğunu biliyorduk. Asıl zor olan evde doğuma eşlik edecek bir ebe ya da doktoru nereden bulacaktık? Neyse ki tam o sıralarda ‘Türkiye’de Doğal Doğum’ adlı Yahoo grubunu buldum ve bu grup sayesinde, hemşire Kate ile tanıştım. Kate de, “Sınır tanımayan ebe” şeklinde dünyayı dolaşıp, zorda kalan annelerin evde doğumlarına eşlik eden, bir melek ebe olan Gail Winters Johnson ile irtibata geçti. Gail, benim doğumumdan iki yıl önce de, İstanbul’da yaşayan bir Türk yoga öğretmeninin suda doğumuna eşlik etmiş. Ben de hemen ona yazdım. Bizim bebeğimizin beklendiği tarihlerde müsaitti, gelebilirdi.

Suda doğum
Daha en başından beri bu doğumumun diğer doğumlarımdan farklı olacağı belliydi. İlk kez, daha sancılar başlamadan suyum geldi. Yemek yiyen oğullarıma gidip giyinmelerini, yaz okulu için çantalarını kendilerinin toparlamaları gerektiğini söyledim. ‘Anneniz bebek için hazırlanmak zorunda’ dedim...

Eşimin doldurduğu doğum havuzuna girer girmez her şey hızlanmaya başladı. Gabriel’in başı çıkmaya başladığında onu itecek kuvvetim kalmamış gibi geldi bana, öylesine zordu. Bütün doğumum boyunca ilk defa bağırdım: “Yapamıyorum, doğuramayacağım!” Havuzun kenarından bana doğru eğilmiş, kolları bacaklarımın arasında bekleyen Gail, “Sakin ol, ıkın, baş çıktı zaten” dedi ve eşime dönerek, fotoğraf makinesini bir kenara bırakmasını ve gelip bebeği yakalamasını söyledi. Gabriel’in vücudu kolaycacık kayıp çıkıverdi, eşim yavaşça onu kollarıma bırakıp fotoğraf makinesinin başına döndü. O an çektiği fotoğrafta sanki cennette gibiyim. Gören herkes, özellikle Türkiye’den arkadaşlarımız daha bir saniye önce doğurduğuma inanamıyor. O kadar mutluyum ki, fotoğrafa da yansımış bu mutluluğum...”

AYLA TÜRKSOY
Seninle Dergisi Aralık 2010 Sayısı

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI