|
|||
| Gençliğim eyvah! |
| Mansur Beyazyürek | |||
Yüz binlerce gencin gelecek umutları, güven duyguları yerlerde sürünürken, geleceğin güzelliğinden nasıl bahsedilebilir?Okuyucularım bilirler. Yazılarımı genellikle yaşadığımız ayın önemli bir gününe veya haftasına vurgular ve yorumlar yaparak belirlerim. Bu anlamda haziran sınav ayıdır. Geleceğimizi şekillendirecek, onlardan umutlu olduğumuz gençlerin sınav ayıdır. Bu ayki yazımda üniversite giriş veya diğer sınavlara girecek gençlerimize sınav öncesi neler yapmaları konusunda bir şeyler yazmak isterdim. ÖSYM rezaletinden sonra bir ruh sağlığı uzmanı olarak ne diyeceğimi, onlara moral için ne gibi önerilerde bulunacağımı kestiremiyorum. Bu ay aynı zamanda seçim ayı. Ülkenin geleceğini belirleyecek yöneticileri seçeceğiz. Miting meydanlarında konuşan politikacılar gelecekten, 2020’li yılların Türkiye’sinden bahsediyorlar. Vaatlerinden geçilmiyor. Peki, bahsettikleri geleceği, vaatleri gerçekleştirecek olan şimdiki gençler değil mi? Yüz binlerce gencin gelecek umutları, güven duyguları yerlerde sürünürken, geleceğin güzelliğinden nasıl bahsedilebilir? 1.700 bin genç insanın hayatını, geleceğini ilgilendiren bir sınavla ilgili ortaya çıkan şaibelere her gün bir yenisi eklenirken yaşanan vurdumduymazlık ülkem adına, çocuklarımızın geleceği adına beni ürkütüyor, korkutuyor. İçimi derin bir çaresizlik duygusu kaplıyor. Düşünün, doğruluğundan, eşitliğinden kuşkular olan bir sınava girmişsiniz, bu sınavı yapan aynı ekip kaderimizi belirleyecek diğer sınavı da yapacak! Moda tabirle bir parça tatmin ve bu gençlere huzur, çalışma şevki verilmek istenseydi sınav iptal edilip, istifalar gerçekleştirilmeliydi. Ne yapıldı? Hem yetkililerden, hem siyasetçilerden sürekli çelişkili açıklamalar, arka arkaya geldi. Sonuçta savcının “şifre yoktur” açıklaması kimseyi ama kimseyi tatmin etmedi. Bu konuda skandal ortaya çıktığından beri binlerce haber yapıldı. Yüzlerce haber ortaya atıldı. Somut, net ortaya konan yanlışlar düzeltilmedi, kulak arkası yapıldı. “ÖSYM” yargı süreci tamamlanmadan YGS sonuçlarını açıkladı. Basından takip ettiğim ve her gün yeni bir yönü çıkan konuyla ilgili haberlerden birkaç örnek: - Sonuçlar hatalı mı? YGS’de yeni şok puanlamada yanlışlıklar yapıldığı ortaya çıktı. Bir aday itiraz edince puanı 133’ten 427’ye yükseldi. Adana’da 30 aday yanlış sonuçları yargıya taşıdı.( Vatan, 30 Nisan, sürmanşet) - Puanı bir günde 126’dan 485’e yükseldi! (Milliyet, 30 Nisan, s:29) - Puanla yanlış hesaplamalar, doğru ve yanlış karışanlar 27 Mayıs’a kadar olan itiraz süresini beklemeden ÖSYM’nin kapısına yığıldı. Doğruyla yanlışlar karışmış, dilekçe verdik kovulduk. (Vatan, 4 Mayıs, s:4) 1.700 bin genç insanın geleceğini ilgilendiren sınavla ilgili şaibeler beni ürkütüyor, içimi derin bir çaresizlik duygusu kaplıyor. Özellikle sınavlarla ve yüksek öğretimle ilgili konularda ülkemizin en önemli ve görüşlerine saygı duyulacak kişilerinden olan Abbas Güçlü ve İsa Eşme’nin bakışlarıyla konuyu yakinen takip ettim. Siyasetçilere, yetkililere sesleniyorum ne olur Abbas Güçlü’ye ve İsa Eşme’ye kulak verin, şu sıralarda güven duyulacak insanlara ihtiyaç var. Ben onlara kulak veriyorum. Mutlaka başka birkaç kişi daha vardır. Ama artık yeter! Sessizlikle, hasır altı etmelerle kurumları yıpratmaya, özellikle de gençlerin geleceğini çalmaya kimsenin hakkı yok! Bu arada itiraz edenlerin sayısının 20 bini aştığını öğreniyorum. Puanların yeniden hesaplanması isteniyor. Peki, yetkililer ne yapıyor? İtirazda bulunan adaylardan itiraz başına 5 lira itiraz parası isteniyor. Para yatırmayı reddeden adayların itirazını kabul etmiyor! Ben bu yazıyı kaleme aldığımda karmaşa devam ediyordu. Meydanları dolduran kitleler siyasetçilerin seçim vaatlerini ve geleceğimizin güzelliklerini dinliyorlardı. Ve hiçbir siyasetçi yukarıda yazdıklarımla ilgili ciddi, somut, rahatlatıcı tatmih edici bir açıklama yapmıyordu. Diliyorum ki yazım yayınlandığında öyle gelişmeler olur ki gençler gelecekleri ile ilgili kaygılardan uzaklaşır, ikinci sınava rahat, huzurlu bir şekilde girerler. Yoksa... GENÇLİĞİM EYVAH! Not: Tam yazıya nokta koyup dergiye gönderecektim, bir haber beni çok daha umutsuzluğa sevk etti: - Liseden Türkçe-Matematik alanından mezun Burak Özkan’a üç sınav sonucu geldi. İlkinde kazandığı belirtilen Özkan’a sonrasında LYS’ye giremeyeceği bildirildi. Yeniden ÖSYM’nin sitesine bakan Özkan, sınavlar sonucunda barajı geçtiği ve LYS’ye girebileceğini gördü. Burak Özkan “ÖSYM’ye güvenimiz kalmadı. Sonucumun neye göre değiştiğini bilmiyorum” diye konuştu. (Cumhuriyet 8 Mayıs 2011 s:6) Soru : 6 yaşında bir oğlum var. 3 aylık olan kardeşini çok kıskanıyor. Kıskanmasını önlemek için neler söylemeli, nasıl bir tutum sergilemeliyiz? C.Ç,(34),Bursa Cevap : Çocuğunuzla birlikte hareket etmelisiniz. Bebeğin eşyalarını ve odasını toplamak, ihtiyaçlarını karşılarken ondan yardım istemek şeklinde davranmak olumlu sonuç verecek davranışlardır. Aynı şekilde yaşına ve gelişim düzeyine uygun bazı görev ve sorumlulukları vermek iyi ilişkilere yardımcı olur. Bebeğin mamasını hazırlarken, çekmecesini düzenlerken, banyosunu yaptırırken büyük kardeşin yardımını isteyin. Bunlara benzer davranışlarınızla oğlunuzun daha uyumlu olduğunu göreceksiniz. Soru : 13 yaşındaki oğlumuz ders çalışmayı hiç sevmiyor. Sürekli, başında durup ödevlerini yaptığını kontrol etmemiz gerekiyor. Ancak bu da sadece günü kurtarıyor. Ona ders çalışmayı nasıl sevdirebiliriz? M.D, (38),İstanbul Cevap : Öncelikle neden ders çalışmadığını, ders çalışmayı neden sevmediğini ortaya koymak gerekir. Bu durum sürekli mi? Zaman zaman mı ortaya çıkıyor? Ders seçiyor mu? Bu gibi soruların cevapları olmadan yüzeysel yaklaşımlarla çözüm çok zor. Bazen bu tip davranışlar ergenlik çağının özelliklerinden olabiliyor, bazen de altında daha ciddi ruhsal sorunlar taşıyabiliyor (depresyon gibi). Bulunduğunuz yere yakın bir çocuk-ergen ruh sağlığı uzmanına başvurursanız size gerekli şekilde yardımcı olacaklardır. Seninle Dergisi Haziran 2011 Sayısı
|
|
|


Yüz binlerce gencin gelecek umutları, güven duyguları yerlerde sürünürken, geleceğin güzelliğinden nasıl bahsedilebilir?



















