Yazdır
Havva’dan önce o yaratıldı İlk kadın LILITH’i bilmek
Mansur Beyazyürek
lilith-efsanesiİlk kadın Lilith’i; bilmeyenlere tanıtmak isterim: Cinsel kimliği erkek olan toplumlar herhalde kollektif alt şuurlarında Lilith’i saklıyor ve ortaya çıkmasına izin vermiyorlar. Lilith; hakkını aramak, isyan etmek demektir, gerekirse terk etmek, kendini ezdirmemek demektir...

Yazıya başlamadan etrafımdaki kadınlarla küçük bir anket yaptım. Sorduğum tek soruya aldığım yanıt aynıydı. “Tanrı tarafından yaratılan ilk kadın kim?” Bu soruyu sorduğum bütün kadınlar “Havva” dediler.

Yaratılış mit’lerinde, erkek ve kadınların dünyaya nasıl geldiklerine baktığımızda erkek ve kadının aynı çamurdan yoğrulduğuna ilişkin eski inanış, Adem’in ilk karısının, onunla aynı topraktan Tanrı tarafından yaratıldığı hikayesinden esinlenmiştir. Onun adı, çoğunluğun bildiği gibi Havva değil, Lilith’dir. Onlar eşit düzeyde yaratılmıştı. Lilith, cinsel ilişkide üstte olmak istediği gibi, bu hakkını korumakta ısrar etmişti. Hikayenin değişik çeşitlemelerine göre, Adem buna karşı çıkarak ondan boşanmıştı ve yanından uzaklaştırmıştı. Aynı hikayenin başka çeşitlemelerine göre, terk edilen Adem idi. Lilith, Tanrı’nın adını andı, cennetten dışarı uçtu ve Kızıldeniz’e gitti. Onu korkutsunlar, yakalayıp Adem’e geri getirsinler diye Tanrı, çocuklarından 100 tanesini Şeytan’ın her gün teker teker elinden alacağı tehdidiyle, meleklerini gönderdi ama o, bu cezayı bile Adem’e dönmeye yeğledi. Havva’nın da Adem’in kaburgasından doğduğu bilinir.

Mit’lerin kaynağı
Kadının yaratılışı ile ilgili mit’lerde, Havva’nın hep ilk kadın olarak benimsenmesi sakın doğurganlığı olmayan erkeğin, kendine tanrısal bir güç, egemen olma arzusundan kaynaklanmasın? Yüzlerce yıldır bilinen mit’lere karşın, Lilith neden bilinmiyor? Erkekle eşit yaratılan, üstünlüğünü kabul ettirmek isteyen, beraber yaratıldığı erkeği terk eden ilk kadın Lilith, neden Havva kadar bilinmiyor?

Yeni yılın ilk yazısında ilk kadın Lilith’i bilmeyenlere tanıtmak isterim. Cinsel kimliği erkek olan toplumlar herhalde kollektif alt şuurlarında Lilith’i saklıyor ve ortaya çıkmasına izin vermiyorlar. Lilith; hakkını aramak demektir, isyan etmek demektir, gerekirse terk etmek, kendini ezdirmemek demektir.

2011 Türkiye’sindeki kadın resmi
Her gün ortalama 3 kadın öldürülüyor. Cinayetlerde tahrik indirimi uygulanıyor. Töreye dayanarak işlenen namus cinayetleri azalmıyor.

Kadın cinayetlerini durdurmak için kararlı bir devlet politikası yok.
Kadınların yüzde 36’ sı yaşamlarının herhangi bir döneminde yakın ilişkide oldukları erkeklerden fiziksel şiddet görüyorlar.
Boşanmış veya ayrı yaşayan 10 kadından 7’si, yaşamlarının herhangi bir döneminde şiddet görüyor.
Her 100 kadından 14’ü, erkeğin eşini dövebileceğini, 100 kadından 30’u, kadının cinselliği reddedemeyeceğini düşünüyor.
Şiddet gören kadınların yüzde 92’si hiçbir resmi kuruluşa başvurmuyor.
Dünya Ekonomik Forum’u 2010 raporunda Türkiye, 134 ülke arasında kadın erkek eşitsizliğinde 126. sırada yer alıyor.
Yasaya göre nüfusu 50 binden fazla olan her belediye, kadınlar için sığınma evi açmak zorundayken, bu kurala toplam 5393 belediyeden sadece 57’si uymuş.
81 ilde sadece 2, 923 ilçede ise 15 kadın belediye başkanı var.
4 kadından sadece 1’i iş gücüne katılıyor.
TBMM’deki vekillerin sadece yüzde 9.1’i kadın. Ve… Kadına tecavüz sorununu, etkileyici şekilde irdeleyen bir TV dizisinin senaristlerine (ikisi de kadın) ve başrol oyuncusu kadına, ‘ruh hastası’ diyen kadın milletvekili var.

İlk kadın Lilith’i neden bilmiyoruz?
Bilseydik, anlasaydık belki her şey daha farklı olurdu. Dileğim, 2012 Ocak ayında, ülkemdeki kadına ilişkin rakamlar verirken, karşı cinsten biri olarak, Lilith’ten daha fazla utanmamak…

Prof. Dr. Mansur BeyazyürekFaydalanılan kaynaklar:
Erkekler Acı Çeker, Kadının Ruhu Duymaz.” Mineke Schipper , NTV yayınları, Nisan 2010 Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü araştırması

Soru 1:
11 yaşındaki kızım hasta olmaktan çok korkuyor. Fazla televizyon izlemiyor ya da bilgisayar oynamıyor ve okuldaki uyumu da iyi. Ondaki hastalık korkusu için bir şey yapmak gerekir mi? Ş.G

Cevap 1: Ruh sağlığı açısından esas olan, çevresiyle uyum içinde olmak. Okuldaki uyumunun iyi olması çok önemli. Düşüncelerini, dikkatini, mümkün olduğu kadar bedeni dışındaki şeylere yönlendirebilirseniz korkuyu aşabileceğini düşünüyorum. Aile içindeki ve okuldaki ilişkilerinde uyumsuzluk, derslerde başarısızlık gibi durumlarla karşılaşırsanız, bir çocuk ve ergen psikiyatrına başvurmanızı öneririm.

Soru 2:
İnternetten sanal terapi güvenli mi? Bu konuda ne tavsiye edersiniz?
R.Y

Cevap 2: Sanal dünyada o kadar sağlıksız ve yanlış bilgi akışı var ki, doğrular konusunda da tereddütler oluşuyor. Sanal terapinin de kimler tarafından, nasıl, hangi rahatsızlıklar için uygulandığı önemli. Tabii, bunu alacak kişinin uygun olup olmadığı da ayrı bir sorun. Bu nedenlerle güvenli ve yararlı olduğunu düşünmüyorum. Terapistinizi seçip, yüz yüze görüşmenizi öneririm.

Mansur Beyazyürek’le ‘biz bize’ Mansur Beyazyürek’e sormak istediğiniz her soruyu bize yönlendirin; Bu sayfalarda cevaplayalım.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

DERLEYEN AYLA TÜRKSOY

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine