Yazdır
Kadınlar neden pırlanta sever?
Ayın Konusu

Ömür boyu süren bir tutkunun hikayesi
Her kadın özeldir. Tıpkı pırlanta gibi… Çünkü hiçbir elmas birbirinin aynı değildir. İşte bu yüzden tek taş, kendimizi özel hissetmemizi sağlıyor ve içimizdeki gizemi yansıtıyor.

Baş başa yenilen romantik bir yemek, ardından erkeğin kadının sol elin yüzük parmağına zarifçe taktığı tek taş bir yüzük ve sonrasında gelen evlilik sözcükleri... Aslına bakılırsa tek taştan sonra evlilik sözcükleri havada kalıyor. Çünkü günümüzde tek taş, artık başlı başına evlilik anlamına geliyor. Hele ki bu 14 Şubat Sevgililer Günü'nde birçok kadının parmağı pırlantayla süslenecek. Kimi erkekler romantizmin doruklarına çıkıp sevdiği kadına bu özel günde tek taşla evlenme teklif edecek kimisi ise aşkının sonsuzluğunu ve özelliğini tek taşla anlatmaya çalışacak. Tek taş, yani ona hayat veren pırlanta, kadınların olmazsa olmazı... Her kadının kasasında mutlaka bulunması gereken bir mücevher ve çok daha fazlası... Kadın ile pırlanta arasında bağımlılık derecesinde bir aşk yatıyor. Öyle ki pırlanta sevdamız, şarkılara bile konu oldu, dilden dile dolaştı durdu. Pırlanta, sözcükleri yarıda keser. Zaten anlatılmak istenilen her şeyin toplu bir ifadesidir. Kısacası pırlanta, her kadının rüyasıdır. Artık tek taş alınmadan, evlilikler bile geçerli olmuyor. Olsa bile tek taşı olmayan bir kadın, içinde bir yerde pırlanta takamamanın hüznünü yaşıyor. İşte bizi böylesine büyüleyen pırlantayı neden bu kadar çok sevdiğimizi biliyor musunuz? O zaman hep birlikte biraz acıklı biraz da tarihin o büyülü atmosferini taşıyan bir yolculuğa çıkıyoruz.

 

Elmas ya da pırlanta?
Birbiriyle sürekli karıştırdığımız elmas ve pırlanta aslında aynı şey. Elmas, doğada ham maden olarak çıkarılan değerli bir taş iken, pırlanta ise elmasın 57 yüzlü ışıl ışıl bir mücevherde hayat bulmuş hali. Pırlanta demek aslında elmas demek... Doğada çok az miktarda bulunan elmasın bir özelliği de yüzde 99’unun karbondan oluşması. Bu yüzden de çok sert bir taş. Hiçbir doğal maden, sertlik bakımından elmasla boy ölçüşemez. Bu kadar nadide, parlak ve sert olan çoğu elmasın yaşı en az 100 milyon, en kıymetli elmasın yaşı ise 3 milyar... Söylenmesi çok kolay olabilir ama bu, elmasın dünyadaki birçok şeyden çok daha önce var olduğunu gösteriyor. Hatta bazı yıldızlardan bile! Dünyada var olan her şeyin toplu bir özeti gibi... Elmas, kıymetli taşlar arasında en zor bulunanı. Ve çıkarılan elmasların sadece yarısı mücevherlik taş değerinde. Elmasın sadece yapısı bile onu özel kılmaya yetiyor.


Pırlanta ve ölümsüz aşk
"Bırakın savaşı başkaları yapsın, mutlu Avusturyalıların düğünleri devam etsin..." Avusturya imparatorunun sarf ettiği bu sözler sayesinde belki de pırlanta artık kralların ve kraliçelerin taçlarını değil, kadınların zarif parmaklarında erkeklerin sonsuz aşklarını simgeliyor. Avusturya imparatoru savaş döneminde emrediyor ve sayısız arşidük ile arşidüşes aynı anda evleniyor. Bu sayede Avusturya'nın toprakları genişliyor. İmparatorun bu sözlerinden tam 3 yıl sonra tahta geçen I. Maximilian düğünle ülke fetheden ve imparatorluğun sınırlarını en fazla genişleten kişi oluyor. I. Maximilian günümüzün en büyük geleneğini o günden başlatıyor: Kraliçenin parmağına elmas bir yüzük takıyor. Hem de sol elin yüzük parmağına... Eski Mısırlılar aşk damarının, kalpten direkt bu parmağa ulaştığına inanıyorlardı. Bu parmağa takılan yüzük, aşkın sonsuz bir çembere alındığını gösteriyordu. Yani I. Maximilian, kraliçenin parmağına taktığı bu yüzükle hem aşkını sonsuz bir çembere alıyordu hem de yüzüğün üzerindeki elmasla aşkına verdiği değeri gösteriyordu. Böylece 15. yüzyıldan günümüze yüzyıllarca yaşayan geleneğin ilk adımları atılmış oldu.

Tutkumuzun sırrı
İtiraf etmeliyiz ki aramızda pırlanta sevmeyenimiz yoktur. Ne de olsa, eşsiz olma isteği hepimizin içinde var. Eşsizlik hissini de pırlantanın ışıltısında buluyoruz. Çünkü hiçbir elmas aslında birbirinin aynı değil. Hepsinin yaşı, rengi, ağırlığı değişiyor. Bizi heyecanlandıran başka bir taş daha bu dünyada yok. Sonsuzluğun işareti pırlanta, bir anlamda sevgimizin bir ömür boyu süreceği anlamına geliyor. Zaten tarih boyunca hiçbir taşa da pırlanta kadar güçlü ifadeler yüklenmemiş. Pırlanta öyle bir taş ki aslında yaradılışın tüm sırlarını içinde taşıyor. Milyarlarca yıl öncesinden günümüze gelen ve geleceğe uzanacak olan pırlanta, bir anlamda ölümsüzlüğü ifade ediyor. Yani, ölümsüz aşkı... Doğadan çıkan her tek taş, kadınların kendilerini tek ve özel hissetmelerini sembolize ediyor. Sevdiği kadına tek taş pırlanta hediye eden erkek, aslında "Sen dünyada teksin" demek istiyor.

Haberin tamamı Seninle' de...

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine