Yazdır e-Posta
Kadınların en sevdiği köşe yazarları
Ayın Konusu

Kadınlar en sevdikleri köşe yazarlarını seçtiler, bize de gidip onlarla söyleşi yapmak kaldı... İşte Türkiye'nin dört ünlü köşe yazarı: Can Dündar, Bekir Coşkun, Mehmet Y.Yılmaz ve Ahmet Hakan... Bu yazıya konu olan ortak yanları: Kadınlar onları çok seviyor.

Can DündarGeçen ay okurlarımız arasında bir anket yapalım ve en çok sevdikleri erkek köşe yazarlarının kimler olduğunu öğrenelim dedik. İnternet sayfamızda yaptığımız anketimizde, okurlarımız en çok sevdikleri, okudukları köşe yazarlarını belirledi. Biz de o yazarların kapılarını çaldık ve sizin için her biriyle güzel birer söyleşi yaptık.

Neler konuştuk neler... Kimi zaman hüzünlendik, kimi zaman kahkahalar attık birlikte... Yer yer sustuk, şaşırdık, mutlu olduk, umutlandık geleceğe dair...

Can Dündar, "Öyle bir sürprizler ülkesi ki Türkiye, ne sizi sınırsız bir umuda buyur ediyor ne de uçurumun dibine çakılmanıza izin veriyor" dediğinde örneğin, oturup bir daha düşündük üzerinde yaşadığımız toprakların yüzlerce yıllık macerasını...

Ya da Bekir Coşkun Harran'daki, kadınların cebinde şeker arayan, o yetim çocuğu anlatırken bize, gidip başını okşamak istedik o anda... Mehmet Y.Yılmaz'ın kızından bahsederken nasıl da gözlerinin ışıldadığına, sesinin yumuşadığına da tanık olduk; Ahmet Hakan'ın bir kadın okurunun iltifatları karşısındaki mahcubiyetine de...

İşte tüm bu tanıklıklardan bir şeyler damıttık sizin için, sevdiğiniz yazarları bir de bizden dinleyin diye...

Can Dündar: "Her sevdiğinizin ölümü bir dönüm noktasıdır hayatta"

Unuttuğumuz bazı şeyleri yeniden hatırlattı hep bize... Ve hikayeler anlattı güzel insanlara dair. Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman coşkulu ama hep içimizde bir yerlere dokunan hikayeler... Belki de bu yüzden çok sevdik onu.

Ankara'daki ofisinde randevulaşıyoruz Can Dündar'la. Çok ama gerçekten çok yoğun... Gazete yazıları, televizyon programı, belgeseller, imza günleri söyleşiler... İstanbul-Ankara arasında sürekli koşuşturmayla geçen bir yaşamı var Can Dündar'ın. Bir eşi, bir de oğlu... Hepsine birden yetişmeye çalışıyor. Tahmin ettiğimizden çok daha mütevazı, çok daha nazik ve sıcak bir Can Dündar'la karşı karşıyayız. Ve söyleşinin sonunda öyle güzel bir 'an'a tanıklık ediyoruz ki... Rıdvan Akar'la birlikte hazırladıkları "Ecevit ve Gizli Arşivi" adlı kitap henüz gelmiş matbaadan. Kitabı eline alıyor Can Dündar, okşuyor önce, sonra kokluyor... Yeni doğmuş çocuğunu kucağına alan bir baba gibi... Öyle heyecanlı ki! Üstelik dünyaya gelen otuzuncu çocuk.

Sizi en çok kadınlar ve gençler mi okuyor?
Bu konuda bir araştırma yapmış değilim ama bu konudaki gözlemim ancak imza günlerinde oluyor. Çünkü okurla yüz yüze geldiğimiz en düzgün mecralar imza günleri ve söyleşiler. Oralarda kadın ve genç ağırlığını hissediyorum ve bu da beni sevindiriyor. Bir kuşakla birlikte büyüdük ama yeni bir kuşak geliyor ve onlara da okutabiliyor olmak benim için çok sevindirici bir şey.

Peki bu şöhret olma durumuyla nasıl başa çıkıyorsunuz? Bu kadar tanınıyor olmak sizin için ne ifade ediyor?
Aslında hastalıklı bir ilişki, bir yandan ben bir gazetecinin şöhret olmasını doğru bulmuyorum, olmaması gerekir. Ki değildi de eskiden. Televizyon sayesinde oldu bütün bunlar. Bir gazetecinin bir otobüse bindiğinde vatandaşla herhangi biri gibi konuşabilmesi, tanınmadan sohbet edebilmesi önemliydi.

Siz de özlüyor musunuz bunu?
Elbette bunu çok özlüyorum. Ama haksızlık da etmeyeyim tanınır olmanın da getirdiği bir sürü şey var, bir sürü kapılar açılıyor size. İnsanların sizi görüp tanıması, iki çift laf etmesi gününüzü ışıltabiliyor. Birçok yere kolayca ulaşmanızı, birçok insanın size kolayca ulaşmasını sağlıyor. Ama tüm bunların yanı sıra çocuğunuzla dışarıda öğle yemeği bile yiyememek gibi, yerken de o yemeğin size zehir olması gibi bazı durumlar da oluyor. Kötü bir şey de değil tabii insanların gelip sizinle konuşmak istemesi, eleştirmek istemesi, dokunmak istemesi. Ama sonuçta "Baba ya yemeyelim kalsın, bir daha gitmeyelim" olunca bunun ağır bir bedel olduğunu anlıyorsunuz.

Bütün bunlar insan egosu açısından da biraz tehlikeli değil mi? Siz nasıl sağlıyorsunuz bu ego kontrolünü?

Ego kontrolü çok zor! O konuda açıkçası eşime çok şey borçluyum. Eşim evde genelde bir ego söndürücü işlevi görür. Yani bütün şişmiş balonlarla eve gittiğimde küçük bir iğne darbesiyle söndürür. Sıradan bir yaratık olduğumu fark etmemi sağlar (kahkahalar).

 

Oğlunuz 13 yaşında. Onunla ilişkileriniz nasıl? Nasıl bir babasınız?
Zannederim bu soruya hiç kötüyüm diyen olmamıştır ama ben memnunum ilişkimizden. Aslında ne yapsanız az çocuğunuz için. Önemli olan şudur bence nelerden vazgeçiyorsunuz onun için ve birlikte olduğunuz vakti ne kadar doyurucu geçirebiliyorsunuz. O konuda iyi olduğumuzu düşünüyorum. Birlikte çok şey paylaşıyoruz. Ben "E, anlat bakalım, nasıl geçti derslerin bugün?"den ibaret bir baba olmamaya çalışıyorum. Birlikte bir kitap yazdık. Birlikte tenis oynuyoruz.

Evde nasıl bir Can Dündar var?
Ben çok evcilimdir, çok severim evde olmayı, derdim evde olamamak, özellikle bu İstanbul-Ankara yolculukları yüzünden.

Bu ülkede yaşarken en çok neler canınızı acıtıyor, en çok nelere isyan ediyorsunuz?
Bir gazeteci olarak, düşünün ki mensup olduğunuz mesleği var eden, o mesleğin en önde gelen insanlarından 'rahmetli' diye bahsediyorsunuz. Onların hiçbiri huzur içinde, yataklarında ölmemişler. Bu meslekte bazı şeyleri göze alırsan bunun bedeli ölümdür Türkiye'de. Bunu bile bile bir iş yapıyoruz, bunun can acıtmamasına imkan yok. Yazdığınız her satır sizi ölüme biraz daha yaklaştırıyor. Bu çok ağır bir şey! Ülke adına da utanıyorum, arkamızda koca bir mezarlık var ve sürekli o mezarlığı büyüterek yürüyoruz. Ve önümüzde de daha iyi bir şey görünmüyor.

Yaşamınızda sizin için dönüm noktası sayılabilecek olaylar var mı?
Birçok şey vardır. Mesela İngiltere'de yaşadığım dönem gerçekten bir dönüm noktasıdır. Birçok şeyi geride bıraktım, yeni bir sayfa açıldı hayatımda. Türkiye dışında başka bir dünya olduğunu fark ettim, başka bir çevre edindim, başka bir dille kendimi ifade etmeyi öğrendim. Baba olmak başlı başına bir dönüm noktasıdır, hayatı tümüyle yeniden gözden geçirdiğiniz. Her sevdiğinizin ölümü bir dönüm noktasıdır, her seferinde yeniden öğrenirsiniz hayatla baş etmeyi. Ölüm size hayatı bir defa daha öğretir. Severim de ayrıca kavşaklardan geçmeyi. Bazen de her yere düştüğünüzde yerden bir şeyler alıp kalkarsınız ve bir daha düşmemeyi de öyle öğrenirsiniz. Ben onu yapmaya çalışıyorum kendimce.

Biraz da kadınlardan konuşalım mı? Türkiye'de kadın olmak mesela...
Kadın olmanın ciddi dezavantaj olduğu bir coğrafya burası... Kadın olarak doğduysanız, bir sıfır maça yenik başlıyorsunuz o kesin. Ve hayat bunu düzeltmeye çalışmakla geçiyor. Zor bir şey Türkiye'de kadın olmak... Mesela ben de çalışıyorum eşim de çalışıyor ama benim ona göre iki kat avantajım var. Çünkü ona yüklenen bir misyon var, onun yapması gereken işler diye bir tasnif var. Bu haksızlık! Bir de yasaların, toplumun, ailenin yüklediği bin tane şeyin ağırlığı var ve bunların altında eziliyor aslında kadın. Ama yine de bir kuşak önceye göre çok daha bilinçli olduğunu düşünüyorum kadınların. Daha fazla tartışılıyor kadın meselesi, kadınlar daha yüksek sesle konuşmaya başladı. Onları anlayan erkek sayısı artmaya başladı.
Peki ya hayalleriniz...

Biraz daha edebiyat alanında bir şeyler yapmayı çok isterdim. Her ne kadar içinde duygu barındırsa da gazete makaleleriyle belgeseller daha didaktik metinlerdir. Daha hayali, daha kurgusal çalışmalara yönelmeyi isterim. Sinemayı çok seviyorum. Şimdi bana deseniz ki, "Bugün buraya gelme işin de yok, ne yaparsın?" Hemen bugün öğleden sonra bir senaryo çalışmasına girmek isterim.

Haberin tamamı Seninle'de...

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI