|
Renkli bir kişilik, neşeli bir karakter, yerinde duramayan enerjik bir yapı. Bunlar Zuhal Topal’ı anlatmaya yeterli değil. O da özelliklerine yenilerini eklemeye kararlı. Şimdilerde istediği beş çocuk doğurmak. Eşi de bu isteğine gülümseyerek ve istekle “evet” diyor.
Sihirli Annem’ dizisinde meraklı bir komşuyu, ‘Selena’ dizisinde kolej sahibi Fitnat’ı canlandıran, ‘Geniş Aile’de rol alan Zuhal Topal, haftanın beş günü, sabahları ‘Zuhal Topal ile İzdivaç’ programıyla da ekranlara geliyor. Yaptıkları bunlarla da sınırlı değil. Sinema filmi, tiyatro oyunları, reklam filmleri nedeniyle hayli yoğun. Canlı yayın sonrası görüştüğümüz Zuhal Topal ve müzisyen eşi Korhan Saygıner’le bol kahkahalı bir röportaj gerçekleştirdik.
Geçtiğimiz yıl müthiş bir evlenme teklifiyle evliler kervanına katılan Zuhal Topal, nasıl bir aile istediğini, hayattan beklentilerini, eşiyle ilgili düşündüklerini, iyi bir evlilik ve doğru bir eş seçmenin püf noktalarını okurlarımıza aktardı.
Gerçek yaşamda aracı olup evlendirdiğiniz kişiler var mı? Evet var. İki kişiyi ben tanıştırıp evlendirdim. Daha doğrusu vesile oldum diyebilirim. Birbirlerini gördüler beğendiler. Çekingen tiplerdi. Ben araya getirip muhabbet ettirdim. İki yıl sonra da evlendiler, şimdi çoluk çocuk sahibi oldular.
Evlilikleri nasıl gidiyor? Süper. Üstelik nikah şahitleri de bendim.
Onları hangi kriterlere göre birbirine uygun görmüştünüz? Ben çocukluğumdan beri insan analizi yapmayı seviyorum. İnsan psikolojisinden anlamak gibi bir yeteneğim, sezgi gücüm var. Az çok, ne olur ne biter diye kestirebiliyorum. İkisi de arkadaşımdı.
Sizce uygun eş adayı nasıl olmalı? Herkesin standartları, eğitim durumu, gelenekleri, görenekleri farklı. Kişiden kişiye değişir ama genel anlamda söylemek gerekirse ortak paydada buluşmaları gerek. Çevremizden gördüğümüz kadarıyla, eş adayları bir kere aynı evde yaşamanın nasıl bir şey olduğunun farkına varmalı. Çünkü iki tane çok farklı hayattan gelen insanı aynı eve koyuyorsunuz. Ömür boyu bir birlikteliğe imza atıyorsunuz. Onun için de çok iyi anlaşacakları noktaları bulmaları, ortak noktada buluşacakları özellikleri bilmeleri gerekli. Zıt kutuplar birbirlerini çeker laflarına ben çok inanmıyorum. Çünkü bir evin içinde yeme içme alışkanlığından tutun da giyinm tarzına, kişisel hijyene kadar pek çok şey farklı. Yani insanın birbirine uyması lazım, kültürel açıdan da, yaşam açısından da.
Peki bu programda bu ne kadar mümkün? İlerleyen günlerde göreceğiz. Birbirini görüp evlenmek isteyenler olursa anlayacağız. Çünkü onların kriterlerine bağlı. Herkesin şartı belli. Kafasında tüm şartları belirleyerek geliyorlar buraya. Uymayanları eliyorlar. Biraz da insan sarrafı olmuşlar. Aşağı yukarı anlayabiliyorlar kimden ne gelip ne gidebileceğini. Oturup konuşuyorlar. Tabii ki flört dönemi de oluyor, hemen pat diye evlenmiyorlar. Biz de ileride göreceğiz.
Biraz ısmarlama bir evlilik olmuyor mu? Ben ona çok inanmıyorum. Çünkü gerçek yaşamda da öyle. İlk önce görür fiziken etkilenirsiniz. Daha sonra tanışıp görüşürsünüz. Burada zaman biraz daha kısıtlı olduğu için belki gezip tozmuyorlar. Ama ilk görüşmede büyük bir yüzdeyle kararları netleştiriyorlar. Burası onların buluşup tanışma mekanı. Devamındaki süreç aynen gerçek yaşamdaki gibi.
Siz, bu insanları tanıştırırken neler hissediyorsunuz? Acayip heyecanlanıyorum. Neler olup bitecek merak ediyorum. Bakışlarını takip ediyorum, konuşmaları, verdikleri cevaplar çok ilgimi çekiyor. Ben de tıpkı televizyonun karşısındaki insanlar gibi izliyorum onları.
Sunucusu olmadan önce de izliyor muydunuz programı? Açıkçası izlemiyordum. Çünkü yoğun çalışıyorum. Gündüzleri hep çekimdeyim. Ya reklam çekimindeyiz, ya tiyatrodayız, ya sinema filmi için şehir dışındayız. Ancak gece 24.00’ten sonra televizyona bakabiliyorum. Kısıtlı şeyler oluyor o da.
Program sırasında insanların kendini uygun görmediği ama sizin ‘tüh keşke seçseydi, bak ne kadar uygun’ dediğiniz bir çift oldu mu?
GÜZİDE YÜLEK HÜYÜK
Devamı Seninle Dergisi Ekim 2009 Sayısında...
|