Yazdır
İçinizdeki cenneti keşfedin
Röportaj

ekim-2012-portre-2-resim-2 İstanbul 30 Kasım’da Doğu ve Batı’nın 4 önemli öğretisini bir araya getiren bir seminere ev sahipliği yapacak. Hatha Vakfı’nın kurucusu Türkan Aydoğmuş ile seminer öncesi konuştuk.

Houston’da yaşayan Türk mühendis Türkan Aydoğmuş, kurduğu Hatha Nefes Vakfı ile İstanbul’da bir seminere ev sahipliği yapıyor. Aydoğmuş’un ‘Yeni Bir Ben Doğuyor’ projesinin ilk ayağı olan İstanbul seminerinde, holistik bilimin Avrupa ve Amerika’daki önemli temsilcileri ile 4 büyük öğreti, Tasavvuf, Kabala, Budizm ve Yoga ustaları tek platformda bir araya gelerek katılımcıların sorularını yanıtlayacak. Seminer ve vakfın amaçlarını Aydoğmuş’tan dinledik.

Bize öncelikle vakfınız Hatha’dan bahseder misiniz? Hatha’nın anlamı nedir?
Vakfın adı Hatha Nefes, güneşi temsil eden erkek enerji ile ‘Hat’ ile kadını temsil eden ay enerjisi ‘Ha’nın bir araya gelişini temsil ediyor. Nefesin önemine değinmek için de Hatha’ya ‘Nefes’i ekledim.


Vakfın amacını insanlar arası koşulsuz sevgiyi yaymak olarak tanımlıyorsunuz. Bu mümkün mü günümüz koşullarında?
Vakfımız üyeleri arasında Müslüman’dan Yahudi’ye her dinden ve Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’ya her milliyetten insan var. Bizce bu kadar farklı insan bir vakıf çatısı altında sevgi için bir araya geliyorsa, koşulsuz sevgi de mümkün. Koşulsuz sevgiyi yayabilmek için bilgiyi yaymak gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle vakfımızın misyonunu bu yıl ilkini İstanbul’da yapacağımız seminerle tüm dünyayla paylaşakmak istiyoruz.

Seminerin ünlü konuşmacıları kimler olacak?
Dünyaca ünlü araştırmacınörobilimci Dr. Daniel Siegel, Madonna, Sting, Gwyneth Paltrow, Red Hot Chili Peppers’in kundalini ve yoga hocaları Ana Breet ve Ravi Sing, Forrest Yoga’nın kurucusu Ana Forrest, Bosna piramitlerini bulan arkeolog-araştırmacı Sam Osmanagich ve birçok bilim ve metafizik yöntemlerini örtüştüren değerli isimler bu seminerin katılımcıları arasında olacak.

İNSANLIĞIN RUHANİ BİR ARINMA DÖNEMİNE GİRDİĞİNİ SÖYLEYEN AYDOĞMUŞ, “ARINMAK İÇİN ÖNCE KİM OLDUĞUMUZU KEŞFEDİN” DİYOR.

ekim-2012-portre-2-resim-3Konferansın geliri Türkiye’de hayır işi için kullanılacak sanırız...
İstanbul’daki ilk seminerden elde edilecek geliri Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar (Koruncuk) Vakfı ve Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV)’na bağışlayacağız.

Sizin bu konuya ilginiz nasıl başladı?
Nano-teknoloji üzerine doktoramı takiben uzun yıllar hücreler ve kanser üstüne araştırmalar yaptım. Eşzamanlı olarak yoga ile ilgilendim, Houston’da bir stüdyom var. İş ve yoga atölye çevremde hem bilim adamları hem de ruhani gelişim ve 4 öğretiyle uğraşan insanlar vardı. Çoğu aynı anda ikisi ile birlikte ilgileniyordu. İşin bu kadar içindeyken böyle bir vakıf kurma fikri doğdu bende. Çevreme bu konuyu açtığımda güzel geri dönüşler aldım.

Kanser üzerine araştırma yaptığınızı söylediniz. Araştırmalar ilerlerken yoga gibi öğretilerin hücrelerimizdeki etkilerini deneyimleme şansınız oldu mu hiç?
İnsan vücudu bir makine gibi, bir sistem. Beyinden başlayıp omurilikten aşağı inen bir sinir ağı var. O sistemde doğru mesaj verilmezse, hücre ‘yaşamamalıyım’ mesajını alıyor. Bu mesaj herkeste farklı bir hastalığın doğmasına mesela kanser, Alzheimer, kalp hastalıklarına sebep oluyor. Yogada uzmanlaştığım ve hücreleri incelediğim dönemde, ruhani huzursuzluğun hücreyi nasıl olumsuz etkileyip hasta ettiğini, yoganın ise nasıl yaşam enerjisi verdiğini gördüm.

........

Devamı Seninle Dergisi Ekim 2012 Sayısında

SEÇİL KILIÇ

Seninle Dergisi Ekim 2012 Sayısı

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine