Yazdır e-Posta
Zeynep Beşerler, samimi bir röportajla hayata bakışını anlattı.
Röportaj

Zeynep BeşerlerZEYNEP BEŞERLER

Güzel, akıllı, başarılı ve mutlu. Yeni evli. Anı yaşamayı seviyor, gelecek için plan program yapmıyor. Zeynep Beşerler’in oyunculuğunun arkasında dikiş nakış bilen, yemek yapmaya bayılan, yelkende dümen kıran ama özgürlüklerine tutkun bir kadın var.

RÖPORTAJ: GÜZİDE YÜLEK Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir FOTOĞRAFLAR: CENGİZ DİKBAŞ STYLING: RUHSAN İNAYETİ SAÇ: ORBAY BAŞ MAKYAJ: SEÇKİN SÜNGÜÇ MEKAN: THE RITZ CARLTON

Dışarıdan evlilik kadını gibi görünüyor olabilirim ama özgürlüklerim çok önemlidir. Bu yüzden evlilikten her zaman korktum. Ta ki,tanışıncaya kadar...

İtiraf etmeliyim ki onun gibi örnekler az. Bunu rol aldığı dizi ‘Arka Sokaklar’ın setinde dört yıl önce yaptığım röportajda da böyle hissetmiştim. Aradan geçen onca yıla rağmen gördüm ki değişen hiç bir şey yok.

Zeynep Beşerler, o zaman sette tanıyıp doğallığına şapka çıkarttığım genç, güzel, samimi, güçlü, naif, genç bir kadındı. Sorduğum hiçbir soruyu yanıtsız bırakmamış, raks etmemiş, zihninden geçen ilk düşünceler aynı hızla dilinden dökülmüştü.

zeynep-beserler20140908-2

Bugün yine öyleydi: O samimiyet, sıcaklık, içtenlik ve en önemlisi de sanki bu röportajın asıl kahramanı o değilmiş de hepimizmişiz gibi olmasıydı; fotoğrafçısından saç ve makyaja, asistanından styling’e kadar hepimiz onun için çok özel ve önemli olduğumuzu hissettik.

Keyifle, hiç tükenmeyen bir enerjiyle, keşke bu çekim hiç bitmese dediğimiz koskoca bir gün geçirdik. Buraya kadar yazdıklarım tüm günün özeti. Başa sarıyor ve çekim sabahımıza dönüyorum. Evet sabahına… Sokaktaki insanın mesaiye yetiştirmek için koşuşturduğu, akrep ile yelkovanın 08.30’u gösterdiği o pazartesi sabahına…

Cep telefonuma baktığımda arayanın Zeynep olduğunu görüp şaşırıyorum.

zeynep-beserler20140908-3

Hoş “Siz saat 05.00’de deyin orada olurum” demişti ama rötarlara bağışıklık kazanmışlıktan olsa gerek, “Ben lobideyim” deyince şaşırdım. Bu saatte ne kadar enerjik! Üstelik daha dün gece yelken yarışlarından gelen biri olarak…

 

 

EVLİLİK KADINI GİBİ Mİ GÖRÜNÜYORUM?”

Set hazırlanırken birlikte kıyafetlere göz gezdirdik. Ardından otelin terasına çıktık. Şehrin göbeğinde kurtarılmış bölge gibi sanki burası; cayır cayır yanan havaya inat püfür püfür esiyor. Rüzgarı da yanımıza alıp sohbete başladık. Gözleri bir başka gülüyor, mutlu besbelli… Kadın kadının ruhunu okur ya! Biraz hasbı halden sonra ilk sorum işte bu mutluluğa geliyor “Evlilik mutluluğunu katmerlemiş belli. Yüzünde güller açıyor. Ne değişti hayatında, hayata bakışında?” “Oldum olası sorumluluk sahibi bir insandım.


Evlilikle birlikte sorumluluklarım daha da arttı ama hayatım kolaylaştı. Çünkü benim için her şeyi düşünen ve kolaylaştıran bir insanla evliyim” oluyor yanıtı. Kahvesinden bir yudum alıyor ki cep telefonu çalıyor. Telefonun diğer ucundaki, işi nedeniyle İtalya’da olan eşi Emir… “Evet canım geldim, birazdan başlıyoruz çekime” diyor.

Ses tonundaki mutluluk yine gözlerinin içindeki gibi berrak, sakin sakin akan su gibi… “Teşekkür ederim, öpüyorum canım” diyerek kapatıyor. Gülümsüyorum. “Aşık olup evlendiğini ve hatta ilginç bir evlenme teklifi aldığını biliyorum. Tıpkı filmlerdeki gibi… Dışarıdan bakınca ‘evlilik kadını’ gibi görünüyorsun” dediğimde bir an sesinde o heyecanı hissetmemek elde değil. Sanki o anı yeniden yaşıyor; teklif anını… “ Eveeeeeet! Gerçekten çok güzel bir evlilik teklifi aldım. Şaşırdım, heyecanlandım, mutlu oldum.


Evlenmeyi herhalde her kadın ister diye düşünüyorum. Ancak ben pek de öyle dışarıdan göründüğü gibi evlilik kadını değildim. Çünkü özgürlüklerim benim için çok önemliydi. Bu yüzden evlilikten her zaman korktum” diyor gülümseyerek

Bulunduğum konum, tanınır olmak tabii ki çok güzel ve keyifli ancak hayatımın odak noktası değil. Böyle olmadığı için de bu renkli hayatın içinde kendim gibi kalabiliyorum. En iyi dostlarım annem ve babamdır.

Her şeyimi paylaşırım onlarla, gizlim saklım yoktur. Senaryolarımı bile ilk babama gönderirim okusun diye…

” ZEYNEP BEŞERLER “SEKTÖR, KURTLAR KAPANI”

Çağrılıyoruz. Sohbete virgül koyma vakti. Set hazır. Ekip de, Zeynep de… İlk kıyafetini giyiyor. Çok da beğeniyor. Kapris sıfırın altında. Hiç bir şeye itiraz etmiyor. Ne dekoltesi fazla diyor, ne de saçlarına takılmak istenen çiçeklere itiraz ediyor.

Çiçekler onu adeta peri kızına dönüştürüyor. Objektif karşısına geçtiğinde yaydığı o ışıltı, o pozitif enerji, sadece bulunduğumuz ortamı değil, retrodaki Merkür’ün bile feleğini şaşırtacak sıcaklıkta. En güzel kapak karesini yakalamak için yüzlerce kez deklanşöre basmaya gerek bile kalmıyor. Banko!

Bir sonraki kıyafet, daha sonra diğeri, bir diğeri… Su gibi akıp gidiyor her şey. Küçük bir kahve molası ve çekime devam. Uzaktan izliyor ve bir kez daha hayran oluyorum. Merak da etmiyor değilim elbet. Gencecik yaşta İzmir’den İstanbul’a gelip bir başına yaşamış, kavgaya polemiğe karışmamış, sinirlendiğini gören olmamış, şöhret başını nasıl döndürmemiş diye… Hiç mi Yeşilçam filmi izlememiş ve içinde bulunduğu camianın kendi halinde genç bir kızı bir değirmen gibi öğüten kurtlar kapanı olduğunu duymamış, nasıl kendisi gibi kalabilmiş?

Yemek molasındaki sorum bu! “İstanbul ve magazin dünyası bence hala kurtlar kapanı. Yaptığım her işi, attığım her adımı ailesiyle paylaşan biri oldum hep. Hala gelen her senaryoyu önce babama yollarım. Onların desteği sayesinde bugünlere gelebildim ve bu sisteme ayak uydurabildim. Ama şu bir gerçek ki bu piyasada gerçekten güvenebileceğin çok az insan var. O yüzden her zaman diken üstünde oluyorsun. Kavgaya, polemiğe karışmamaya gelince… Ben her zaman böyleydim; doğruları söylemekten hiç korkmadım. İçim neyse dışım da aynı. Özümü kaybetmedim çünkü iyi bir aile terbiyesi ve eğitimi aldım. Bulunduğum konum, tanınır olmak tabii ki çok güzel ve keyifli ancak hayatımın odak noktası değil.

Böyle olmadığı için de bu renkli hayatın içinde kendim gibi kalabiliyorum.” Formül bu! Bir yandan yemeğini atıştırırken diğer mesajlarını kontrol ediyor. Bir de makyözden çekmesini rica ettiği birkaç kareyi İtalya’ya eşine gönderiyor. “Merak ediyor” diyor. O kadar torpil olsun artık enişteye… Çekim neredeyse tüm gün sürüyor. Hele bir kare var ki beni iyiden iyiye şaşırtıyor. Dedim ya kapris sıfır diye… Terasa çıkan merdivenlerdeki o kare… Merdivenlere oturuyor ve kafasını da yere yaslıyor.

“Onlarca insanın basıp geçtiği merdivenlere saçlarım değiyor” demiyor. Tam tersi, işin hakkını veriyor. Çekimin de sonu geliyor. Ekip toplanıyor, biz yine terasa geçiyoruz. Sohbetin geri kalanına start vermek, koyu muhabbete dalmak için sade kahvelerimizi söylüyoruz. “Diziden neden ayrıldın? Eşin mi istemedi” diyorum. Hep öyle olur ya! “Aslında tam tersi. Önce diziden ayrıldım. Sonra evlenebildim. Dizi o kadar yoğun gidiyordu ki eğer devam etseydim evlenmeye vaktim olmazdı.

Gerçekten çok yorulduğum için ayrılmıştım diziden. Sonrasında olaylar böyle gelişti. Emir yaptığım işte beni destekliyor. Böyle bir sorunumuz yok” oluyor cevabı…

 

zeynep-beserler20140908-4

“DİZİYİ BIRAKMASAYDIM, EVLENEMEZDİM”

Aşk, mantık ve evlilik… Üçü bir arada… Üstelik etrafta doğru kişiyi bulup evlenememekten yakınan onca kadın ve erkek varken… Evliliğe giden güzel bir ilişkinin sırrı ne? “Gerçekten ben bu insanla hayatımı geçiririm demek çok zor. Hayat artık o kadar zor ve hızlı ki, bu koşturmada insanların tahammüleri azaldı, değer yargıları değişti, sadakatleri kalmadı. İyi bir ilişkinin sırrı nedir bilmiyorum ama en önemlisi hesap kitap yapmadan koşulsuz teslimiyet ve dürüstlük bence” diyor “Dizi olmayınca bolca boş vaktin olmuştur. Neler yapıyorsun?” diye soruyorum.

“Uzun zamandır kendime ayırdığım bu kadar bol vaktim olmamıştı. Her hafta sonu yelken yapıyorum. Haftada üç gün pilatese gidiyorum. Evde olduğumda yemek yapıyorum, arkadaşlarımla vakit geçiriyorum, kitap okuyorum. Neredeyse haftada iki kitap bitiriyorum.

Emir ile yurtdışına çok sık gidiyoruz. ” Yemek? Yalnız yaşadığı dönemde de vakit buldukça mutfağa girermiş ama şimdi ayrı. “Eskiden bu kadar evcimen değildim sanırım. Evde vakit geçirmeyi seviyorum artık. Zaten daha hala tam yerleşemedik

Her zaman yapılacak işler çıkıyor. Mutfak, dikiş, nakış, ütü hepsini bilirim ve yaparım. İnsan 16 yıl yalnız yaşayınca mecbur öğreniyor” diyor sanki merak ettiğimi bilerek ve yelken konusuna yelken açıyor.

zeynep-beserler20140908-6

EVLİ, MUTLU, GERİSİ KISMET!

Yeni evli, mutlu mu mutlu. Yani evli, mutlu ama henüz çocuğu yok. Kısmet ne zamansa o zaman. İşte o zaman söyleyecek o şarkıyı… “Evli, mutlu, çocuklu…” “HAYAT BANA İYİ DAVRANDI” “Çok tarif edilir bir duygu değil yelken ama inanılmaz bir özgürlük hissi veriyor insana. Tekne üstünde bütün dikkatinin orada olması gerekiyor. Başka hiç bir şey düşünemezsin. Bir nevi meditasyon gibi…”

Hayat felsefesi program yapmamak üzerine kurulu. Onun için hayat, yaşadığı gün. O yüzden anı yaşamayı seviyor:

zeynep-beserler20140908-7

Carpediem Nedense insan genç yaşlarda “anı yaşama” bilincine çok da sahip olamıyor. Bu orta yaş paniği midir? Zeynep de anı yaşamaktan bahsedince ister istemez cümleler ağzımdan kendiliğinden çıkıyor: “Yolun yarısına geldim, yaşlanıyorum ama yapmam gereken çok şey var telaşına kapılıyor musun?” “Aklıma geldiğinde ufak çaplı bir panik yaşıyorum sonra geçiyor.

Bu yaşıma kadar çok güzel bir hayat yaşadım. Keşkem yok çok şükür. Hayat bana iyi davrandı. Çocuk dışında bir isteğim yok.” Evet çocuk istiyor Zeynep. Mutlu evliliğini bir de aşk meyvesiyle taçlandırmak… Ama “kısmet” diyor. “Emir de ben de çok istiyoruz. Plan yapmak bana çok saçma geliyor.” “Sizinki nasıl bir aşk? En kısa nasıl tanımlarsın” diye soruyorum ister istemez… Cevap müthiş: “Gözümden sakındığım” Ne güzel… Allah mutluluklarını daim etsin. Peki ya aşk? “Çok tarif edemem. Karmaşık bir duygu. Delilik hali gibi. Sistemin yer değiştiriyor ve buna engel olamıyorsun” diye cevaplıyor. Ne güzel konuşuyor. Sanki hayatında karşısına hiç kötü bir şey çıkmamış, gibi mutlu, umut dolu…

“Elbette insanlardan kazık da yedim. Çünkü böyle büyüyüp olgunlaşıyor insan ama o kadar silmişim ki beynimden, şu anda aklıma gelmiyor. ” diyor. Ailemizin güzel kızı, küçük prenses gibi bir havası var. İnsan macera kelimesiyle Zeynep’i bir araya getirmekte biraz zorlanıyor doğrusu. Ama hiç de öyle olmadığını öğreniyorum. “Eskiden gerçekten çok fazlaydı macera tutkum. Aklıma esen her şeyi yapardım ama yaş ilerledikçe insan korkuyor. Artık macera yaşamaktan pek hoşlanmıyorum.

Mümkün olduğunca sakin yaşıyorum hayatı” diyor.

Gün yerini geceye bırakmak üzere… Yorgunluk hak getire. Aksine, yoğun temponun içinde bir tatil kaçamağı, masmavi deniz üzerinde huzura yelken açmak gibi Zeynep ile konuşmak… Dinlendiriyor insanı. Keyifli. Ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi bugünün de sonu olmalı.

Noktalıyoruz bu güzel sohbeti yine bir gün başka bir röportajda buluşmak üzere…

Rüzgarın, mutluluğun, çocuk cıvıltın bol olsun Zeynep.

Hep böyle kal e mi!…

zeynep-beserler20140908-8

 

“Bu insanla hayatımı geçiririm demek çok zor. İyi bir ilişkinin sırrı nedir bilmiyorum ama en önemlisi hesap kitap yapmadan koşulsuz teslimiyet ve
dürüstlük bence.”

ZEYNEP BEŞERLER  

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI