Yazdır
Nevra-Metin Serezli “Tek eksiğimiz bir TORUN”
Röportaj

Nevra - Metin SerezliKarı-koca ama aynı zamanda çok iyi iki dostlar. 40 yıllık evliliği çoktan geride bıraktılar. Boylarınca iki oğulları, sayısız f ilm ve dizileri var. Ama onlar da bir şeyin özlemini çokça duyuyorlar.

Tam 42 yıldır sanat ve aşkla iç içe bir evlilik onlarınki. Sahnede birbirlerine rol kesen, evlerinin kapısından girdiklerinde ise aşkı da, acıyı da, sevgiyi de dibine kadar yaşayan, 40 yıldır aynı yastığa baş koyan ender beraberliklerden. Bu kadar uzun süre içinde pek çok şeye şahit olan ancak hep birlikte karar alan Metin-Nevra Serezli çiftinden mutlu evliliğin sırlarını öğrendik. Tıpkı onlar gibi sanatı kendine meslek edinen büyük oğulları Murat Serezli de röportajımıza eşlik etti. Kızlık soyadınızdan başlamak istiyorum, Şirvan... Kökleriniz nereden geliyor?
N. Serezli: Şirvan, Hazar Denizi kenarında bir yer... Babamın babası oradan geliyor. Anne tarafından Çerkez’im. Ama ben Ankara doğumluyum. Bir yaşına varmadan İstanbul Bebek’e gelip yerleştiğimiz için Bebek-Arnavutköylüyüm. Arnavutköy Koleji’ni bitirdim. Sonra Teşvikiye ve en son Kavacıklıyım.

Bebek’teki çocukluğum müthiş mutlu geçti. Şimdiki Bebek o Bebek değildi. O zaman köydü, herkes birbirini tanırdı. Ayşecik filmlerindeki gibi “Merhaba bakkal amca, nasılsın fırıncı amca” derdik. Arnavutköy’de Amerikan Kız Koleji’ne yürürdüm. Arnavutköy Pastacısı’nda piramit pasta yemek için para artırırdım. Sonra Nişantaşı’na Dormen Tiyatrosu’na yakın olmak için geçtik. Murat ve Selim de orada doğdular.

Evlenme teklifi nasıl geldi?
N. Serezli: Çok enteresan çünkü ben evlenme teklifi almadım, hala almayı bekliyorum. Teklif edilecek bir durum yoktu. Biz zaten kendi aramızda beraberliğimiz ciddiyete ulaştıktan sonra evlendik. Zaten Metin’in beni almaması mümkün değildi. Akıllı bir adamdır. Şöyle bir bakın bana, alınmayacak bir kadın mıyım ben? Beraberliğimizden bir süre sonra “Mayıs ayında mı olsun düğün, Haziran’da mı” demeye başlamıştık.

Metin Serezli: Şimdi evlenme teklif edeceğim, ya kabul ederse ne yaparım!
N. Serezli: Herkesin anısında vardır “Beni götürdü Rumeli Hisarı’nın tepesine çıkardı, diz çöktü, yüzük verdi falan” der. Benim böyle bir hikayem yok. Niye o zamanlar beklememişim, bilmiyorum. Hala bir hoşluk yapıp teklif edebilirsin Metin!

Sizinki yıldırım aşkı mıydı?
N. Serezli:
Ben yıldırım aşkına inanmam. İnsanı tanımadan, onun kişiliğini içine sindirmeden aşık olunabileceğine inanmıyorum. Yani gördüm, baktım, aşık oldum olmaz. Yok öyle bir şey. Nesine aşık oldunuz Metin Bey’in?
N. Serezli: Kişiliğine. Sağlam bir insan. Dürüst, insan ilişkilerine, aileye önem veren, kendi ailesine bağlı. Annesinden bahsederken gözlerinin parlaması, tiyatrodaki disiplini, belli bir ağırlığının olması, sert görünümlü olmasına rağmen yumuşacık bir kalbinin olması beni ona bağladı. Bir de kimse hakkında kötü konuşmaz. Dedikodusu yoktur, kin tutmaz, yardımseverdir, ses tonu, düzgün konuşması tüm bunlar beni etkiledi. Koca olabilecek bir insanda arayıp da bulunamayacak pek çok nitelik var onda.

GÜZİDE YÜLEK HÜYÜK

Devamı Seninle Dergisi Ocak 2010 Sayısında...

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine