Yazdır e-Posta
HANDE SUBAŞI
Röportaj

hande-subası-20150317

HANDE SUBAŞI

Aykız… Ay gibi bir kız. Özü de, sözü de, yüzü de güzel. Tescilli hem de... Hande Subaşı’na sorduk, o anlattı. Düşlerini yaşayan Subaşı’nın hedefinde şimdilik iki çocuk var. Başka neler neler daha var…

hande-subası-20150317-1

Güzellik görecelidir evet, ama ona bakınca içimizden kaçımız, “Güzel değil” diyebiliriz ki! Üstelik zaten tescilli. 2005 Miss Turkey’den bu yana on yıl geçti. Hep hayatımızdaydı. Podyumda, dizilerde, sinemada… Şimdilerde TRT 1’de yayınlanan ‘Diriliş Ertuğrul’ dizisinde güzeller güzeli ‘Aykız’ı canlandırıyor. Duru bir yüzü var. Cildi sağlıkla ışıldıyor, saçları harika. Sakin ve kendi halinde. Tane tane konuşuyor, konuşurken gözlerinin içi gülüyor. Uzaktan ya da ekrandan gördüğümüzden çok farklı. Ancak yanyana gelince anlıyor insan samimiyetini.

Hande Subaşı ile bu ilk röportajım… Hakkında merak ettiğim, onun ağzından duymak istediğim çok şey var. Ama biraz da zor gibi sanki. Azıcık ketum, azıcık ifadede bin düşünüp bir konuşanlardan. “Hep böyle sakin miydiniz?” diye soruyorum.

“Evet” diyor. “Prenses gibi büyümedim. Ailemin tek çocuğuyum. Çekirdek ailemiz hayli kalabalıktı. Bir yandan çok sevgi şımarığıydım aile içinde ama enerjim de tavandı. Genel olarak baktığınızda içine kapanık bir çocukluk dönemi geçirdiğimi söyleyebilirim. Anne-baba ayrı olan bir çocuk olunca, içe kapanık oluyorsunuz ister istemez” diyor.

“Büyüdükçe, özellikle de İstanbul’a gelince açıldım biraz. Hala çevremdeki insanlara bakınca ben onlara oranla biraz sakin ve içe kapanık kalıyorum. Ama bu kendini beğenmişlik, snob’luk olarak algılanıyor.

hande-subası-20150317-2

Oysa ben sadece kendi halimdeyim” diyor. Ayrılık travması pek maraz bırakmamış, aksine kendine güven gelmiş Hande’ye… Çocukluktan beri hayalini kurduğu güzellik yarışmasına da bu cesaretle katılmış. Evet güzel bir kadın, 20’li yaşlarında da güzelmiş haliyle. Bekliyor muydu derece, ya kazanamasaydı ne olurdu, dersiniz? “Çocukluğumdan beri heves etmiştim bu yarışmaya. Ailece oturup izlerdik, kendi favorilerimizi belirlerdik.

Ben de çok istiyordum. Ailem ve çevremdekiler de katılmam için teşvik edince, katıldım. Yıllarca bunun hayaliyle yaşamıştım. Büyüyünce, ‘Haydi katılayım’ tarzı bir karar değildi benimki” diyor kendinden emin bir şekilde. Bu kadar emin ve istekliymiş yani… Üstelik sonucun birincilik olacağını da hissetmiş içinde… “Bu sonucu bekliyordum. Kamptaki çoğu kız arkadaşımın da favorisiydim. Ne kadar bekleseniz de sonuç açıklanırken tabii müthiş bir heyecan oluyor. Birinci ve ikinci açıklanana kadar heyecan doruğa çıkıyor. Son açıklamayla ya birincisiniz ya da ikinci…

Benim için güzel bir anı, iyi bir başlangıç oldu.” Her genç kız hayal kurar. O da kurmuş ve gerçekleştirmiş. sadece kraliçe mi olmak mış hayali, peki? “Çok uçuk hayallerim yoktu.

hande-subası-20150317-3

Kraliçelikle birlikte zaten bambaşka bir kapı açıldı önüme. Meslek olarak birçok şeyi gerçekleştirdiğim için de geri kalanlar zaten uçuk hayaller olmadı. Ben şanslı olduğumu
düşünüyorum. Çünkü bu şansı elde etmek herkese nasip olmuyor” diye de kabul ediyor şanslı doğduğunu. Güzel olarak hayata başlamak bir adım önde başlamak demek evet ama ne güzeller var yine de şans yüzüne gülmeyince kaybolup gidiyor. “Evet, bunun için şükrediyorum” diyor.

SANAT MÜZİĞİ SÖYLÜYOR

Çocukken içe kapanık olmasına rağmen bir taraftan da oldukça faalmiş Hande. Müzik, spor gibi faaliyetlerle zaman geçirmiş. Ankara Radyosu Türk Sanat Müziği Çocuk Korosu’ndaymış. Ergenlikten sonra devam etmemiş. 4 yıl yetmiş ona. Ama yıllar sonra ‘Şarkı Söylemek Lazım’ yarışmasına katıldığında yine mikrofonu eline almış. Ama profesyonelliğe dökmeyi hiçbir zaman düşünmemiş bu yeteneğini. Amatör olarak kalmayı tercih etmiş.

 İşi gereği oynadığı dizilerde çok işine yaramış müzikle uğraşması. Zaman zaman eline mikrofonu aldığında, “Hep çocukluğumu hatırlarım. Hani olur ya evin içinde; çocuğun sanata, şarkıcılığa merakı vardır. Kumandayı eline alıp mikrofon yapar, aile büyüklerinin önüne geçip şarkı söyler, defileler düzenler. Onları hatırlatıyor bana rol icabı yaptığım şarkıcılık” diyor.

DÖNEM İŞİNİ SEVİYOR

Çarşamba günleri TRT 1 ekranlarında yayınlanan ‘Diriliş Ertuğrul’ dizisinde çok iyi ok atan, kılıç kullanan, at binen Aykız rolünde izliyoruz Hande’yi. İki yıldır herhangi bir projeye dahil olmayan oyuncuyu ne ikna etmiş olabilir diye merak ediyorum.

“Proje için aylar öncesinden görüşmüştük. Dönem işlerini çok seviyorum. Bu projenin bugüne kadar diğer dönem işlerinden farklı oluşu, işlenmemiş bir dönemi anlatıyor oluşu karar vermemi kolaylaştırdı. Karakterin yapısı da ilginçti” diyor. Rolü kabul etmesiyle birlikte Aykız’ın yeteneklerini daha iyi canlandırabilmek için ok, binicilik ve kılıç dersleri almış. Döneme ait kitaplar okumuş, kendi içinde Aykız’ı en doğru şekilde nasıl canlandıracağını düşünmüş. Şimdi gelen olumlu tepkilerin onu çok mutlu ettiğini söylüyor. Bugüne kadar başrol oynamış, güzelliği dillere destan birinin neden yan
rollerden birini kabul etmiş olduğu aklımı kurcalıyor. Hemen soruyorum.

 “Bunlar artık eskide kaldı. Ben de ilk başladığımda hep başrol oynadım. Ama şimdi farklı. Dönemle ilgili bir şey. Sektörün ilerleyişi, kendinizde birtakım şeylerle ilgili doyuma ulaşmanızla alakalı. Artık dizilerde bir başrol yok. Birden fazla başrol var. Yan karakterler de artık başrol kadar seviliyor, öne çıkıyor. Bizim işimiz de çok karakterli olan dizilerden biri. Hepi topu beş kadınız zaten. Bu yüzden başrol ya da yan rol olarak bakmıyorum.

Aykız’ın beni ne kadar mutlu ettiği, ne kadar tatmin ettiği önemli. Ben de keyif alıyorum. Başrol oynayan Esra öncesinde tanınmayan, benden on yaş küçük bir isim. İlk işi ama çok güzel kotardığını düşünüyorum.” Dizi setindeki hareketli yaşam, ok kullanmak, at binmek hayli heyecan verici olsa gerek. Hande sakin bir yapıya sahip olduğunu söylüyor.

hande-subası-20150317-4

 Ama bu hareket onun özel yaşamını nasıl etkiliyor acaba? Soruyorum, “Kendi hayatımda da yapı olarak aksiyon hoşuma gidiyor. Yeni birşeyler öğreneyim, uygulayayım çok severim. Yazları sabahtan akşama deniz kenarında yatan biri değilim. Ben kumsal yerine dalgaların üzerinde sörf yaparım. Kadınım, narinim, geri durayım gibi bir yapıya sahip değilim. Heyecanı seviyorum” diye konuşuyor. Sakin yapısının çok uzağında bir çizgide şeyler yaptığını duymak beni şaşırttı doğrusu. Ancak tek şaşırdığım bu da değil. Evde yemek yapmayı, kontrolü elde tutmayı da çok seviyormuş. Güzel yemek yaptığını ama şimdi setten dolayı çok ilgilenemediğini söylüyor.


“EVLİLİK GÜZEL GİDİYOR”

Dedim ya şanslı azınlıktan olduğunu düşünenlerden Hande Subaşı diye. “Bunun mevkiyle, parayla, pulla alakası yok. Hayata karşı daha sağlam durabiliyorum. Genel itibariyle bakarsak, kadın olmak değil insan olmak bu dünyada, ülkemizde giderek güçleşiyor. Sevdiğim işi yaptığım, ayaklarımın üzerinde durduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Birey olarak, farkındalıklı yaşamak, çevremize faydamızın dokunması son derece önemli.” Henüz yeni evli Hande… Uzun süre flört ettiği, aşık olduğu
erkekle yaşamını birleştirdi.

Her şey flörtte güzeldir ama iş nikah sonrası değişebiliyor bazen. Hatta aşk değiştiriyor insanı. Elif Şafak’ın, “Aşk bir milat demektir. Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir” cümlesini hatırlatıyorum Hande’ye… Aynı fikirde değil Şafak’la... “30 yaşına gelince kadınlarda büyük bir farkındalık, değişim olur denir ya… Gerçekten bu yaşa yaklaşınca o değişimi hissediyorsunuz, duruluyorsunuz, bakış açınız, zevkleriniz minik minik değişiyor. Evlilik de o değişimin içinde yaşadığım bir şey. Bence yaş aldıkça değişiyor insan. Biz flört döneminde nasılsak, öyleyiz. Bazı şeyler rutine dönüyor, o kadar.

Uzun ilişkilerde de oluyor bu. Birbirimizi nasıl tanıdık ve tanıttıysak öyleyiz. Biz değişmedik aşık olduk diye… Ben Elif Şafak’a katılmıyorum bu konuda. Baştan birbirimizde değişmesini isteyeceğimiz şey görmedik. Bu demek değil ki, birbirimize aşık değiliz. Ayrıca aşkın tanımı da olmaz ki!”

hande-subası-20150317-5

Kendi içinde yaş aldıkça birtakım değişimler yaşadığını anlatıyor. Üç yıl önce daha hızlı otomobil kullanırken bugün kullanamadığını, bir şeyin onu engellediğini söylüyor.
Örneğin, köpeği aklına geliyormuş ve “Ne gerek var bu kadar hıza’ diyormuş. Geride kalacak insanların üzülmesini istemiyor. Hani o deli çağ denilen dönem var ya, işte o yaşın gerçekten yaş aldıkça yerini daha dinginliğe, sakinliğe, huzura bıraktığını aktarıyor. Eskisi kadar abur cubur yemediğini, beslenmesine dikkat ettiğini sıralıyor. Ne güzel…

 Hayattan ne beklerken ne buldu dersiniz Hande? Felsefik bir cevap veriyor. Belli hayat onu olgunlaştırmış. “İnsanoğlu nankör. Hiçbir zaman sahip olduğuyla yetinmiyor. Üstelik bunu bile bile yapıyor. Duygularımıza, tutkularımıza yenik düşüyoruz. Yeri geliyor şükrettiği anlar da oluyor ama bir yandan da istedikçe istiyor. Sınırı yok. Hiçbir şey tam olarak tatmin etmiyor, bir doyumsuzluk var. Ben bunu yapmamaya çalışıyorum.

Uçuk şeyler istemiyorum, bir beklentim yok. Sağlıklı olayım, kimseye muhtaç olmayayım istiyorum hayatım boyunca. Şimdilerde tek istediğim çocuk sahibi olmak. Anne olmayı elbette çok istiyorum. Hatta iki çocuk istiyorum” diyor. Onun da annelik için vücut saati gelmiş olmalı. İki çocuk istemesi, sanırım tek çocuk olarak büyümesinden kaynaklanıyor. Evet yanılmamışım.

 “Ben tek çocuktum. Kardeşim yoktu. Bir çocuğum olsun ama şartlar ve gücüm yerinde olursa kardeşi de olsun çok isterim. O kardeşlik duygusunu tatmasını isterim çocuğumun. Ben o duyguyu hep merak etmişimdir” diyor.

“BOŞANMAK HAYATIN SONU DEĞİL”

Zor bir insan olmadığını, kendince samimi, iyi bir eş, iyi bir evlat ve iyi bir insan olduğunu düşünüyor Hande Subaşı… Ama bazen bu özellikler ilişkiyi yürütmeye yetmeyebiliyor. Özellikle de bulunduğu çevre içinde evlilikler uzun sürmüyor. “İlişkiler zor artık. Boşanan boşanana... Ama ben annesi ve babası ayrılmış bir çocuktum. Evliliğe hiçbir zaman korkuyla yaklaşmadım.

Her şey insanlar için. Hayatta hiçbir şeyin sonu yok. Hiçbir şey bir son da değil. Biz iyi günde, kötü günde diye bir yola çıktık. Şu an mutlu bir birlikteliğim var. Doğru bir hayat arkadaşı olarak görüyorum eşimi. Çocuklarım olsun istiyorum. Ha bu arada, tabii ki muhteşem bir evlilik zaten yok. Önemli olan kriz anlarını birbirinizden mutsuz ya da şikayetçi olduğunuz durumları karşılıklı çözebilmek, atlatabilmek. Yoksa boşanmak en kolay yolu.”

hande-subası-20150317-7

“KENDİMİ ÇOK BEĞENİYORUM”

Güzel bir kadın Hande. Bunu yazının başında söylemiştim. Zarif, sakin, huzurlu. Çoğunluk onu güzel buluyor ama o kendini nasıl buluyor acaba? “Bu konuda yalan söylemeyeceğim. Evet kendimi çoğunlukla güzel buluyorum. Bazen insanın kendini beğenmediği, kusur bulduğu şeyler illa oluyor. O zaman da kendime şunu diyorum, ‘Her şey çok mükemmel olsa, bir farklılığın kalmaz’.

 Tek tek baktığımda, kaşımı, gözümü, saçlarımı, cildimi, tipimi, vücudumu beğeniyorum. Burnum… Bir tek burnuma arada bir takıyorum. Lisedeyken düşüp okul servisinin tekerine çarpmıştım. Zaman ilerledikçe tam köprü bölümünde kemiğim artık iyiden iyiye dışarı çıkmaya başladı. Gözüm takılıyor arada. Ama etrafımdakilere göre bu bana farklı bir karakteristik özellik katıyormuş. Kendimden memnunum. Hatta hakkını vermem gerekirse, kendimi güzel buluyorum.” Farklı tipi ve özellikleriyle hep genlerinde bir karışım varmış gibi düşünüyor insan.

Ancak anne tarafından birkaç göbek Ankaralı, baba tarafı ise Elazığlı. Yani köklerinde öyle göçmenlik falan yok. Güzelliği için ekstra bir şey yapmıyor. Kremlere bayılıyor. Bol su tüketiyor. Gıdasına dikkat ediyor. Güzellik merkezlerine gitmiyor ama bakımını da evde aksatmıyor. Sohbet sohbeti açıyor. Ertesi gün çarşamba yani dizi günü. Diyorum ki, “Neler olacak merak ediyorum, azıcık ipucu verseniz?”

Olmaz, diyor. Öyleyse Aykız gibi sevdiğini beklediği dönemler oldu mu, onu soruyorum. “Okul yıllarında çok aşk acısı çektim. Platonik aşk yaşardım, severdim o
hali. Bir dönem böyleydi. Sonra ilişkilerim oldu. Ama okul yıllarındaki o platonik aşkları unutamam. Şarkılar dinleyip ağlar, kız arkadaşlarımla dertleşirdim. Çok güzel günlerdi, saftı, özlüyorum o günleri” diyor içten bir şekilde.

HAYAT FELSEFESİ, SAMİMİYET...

On yıldır bu sektörün içinde. Küçük yaştan itibaren para kazanmış olmaya başlaması, ailesinden, çevresinden öğrendikleri onun için önemli. Yıllardır çizgisini bozmuyor.
Hayat felsefesi olarak kendisine samimiyeti ilke edinmiş. Kendi isteği, arzusu dışında bir şey yapmaktan hoşlanmıyor. Hesap-kitap yapan bir karakter değil yani. Kendinin farkında olarak, samimi davranarak hayatına devam etmeyi düstur edinmiş.

Tüm gün sabahın ilk saatlerinden beri soğuk havada dışarıda çekim yapmaktan çok yoruldu, belli. Sohbetimiz bitiyor. Keyifli, sakin ama içten bir gülümsemeyle teşekkür ediyor tüm ekibe… Gözlerinin içi gülen genç kadın. Hayattan çok fazla beklentin olmadığını biliyorum. Umarım yüzün kadar güzel bir ömrün, birbirlerine sahip çıkıp seven, kardeşliği birbirlerine en güzel şekilde yaşatan iki çocuğun, çok sevdiğin eşinle mutlu bir evliliğin olur.

Sağlıklı, mutlu, huzurlu bir hayatın olsun.

 

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI