|
|||
| Sanata gönül veren doktorlar |
| Röportaj | |||
Uzun bir tıp eğitimi, geceler boyu nöbet, stresli ameliyatlar, koridorlar dolusu bekleyen hasta ve tabii bu arada yaşama dair iş, eş ve aşla ilgili koşuşturmalar... Doktorların ruhu da hepimiz gibi bunalabiliyor ve bazıları bu sıkıntıları sanatla uğraşarak aşıyor.“Açılın, ben doktorum!” Repliği, karikatür balonlarından ya da komedi filmlerinden hatırlarız. Bu cümle aslında biraz da doktorların her an ve her yerde yardıma hazır bulunmasına dair beklentimizi anlatır. Hatta beklentimiz öyle büyüktür ki, nerede bir doktora rastlasak uzmanlığına bakmadan sağlıkla ilgili aklımıza takılan her soruyu sormaktan çekinmeyiz. Onlara “Peki siz nasılsınız?” diye soran pek olmuyor ama doktorlar da stres altında. Sağlık sisteminde yapılan mevzuat değişiklikleri, sistemin acısını doktorlardan çıkarmaya meraklı özel bir hasta grubu ve yaşamlarımızın üzerinde gri bulutlar halinde dolaşan ülke meselelerinin dışına çıktığımızda, doktorların da altın odalarda oturmayıp, bazen üzülen, canı sıkılan ve yaşamsal kaygılarıyla baş etmek ve daha güzel bir dünya yaratabilmek için yollar arayan kişiler olduğunu görüyoruz. Röportajımızdaki üç doktor, hayatımıza şifalı elleriyle dokunurken bir yandan da sanatın insanı dingin ve güzel kılan yanıyla mutlu olmayı ve bu sayede mesleklerini daha iyi yapmayı seçmişler. DR. SONER DURUBateride bir beyin cerrahı var Dr. Soner Duru’ya göre, sanatla uğraşmak insana ince noktaları görebilme yeteneği kazandırıyor. International Hospital’da beyin cerrahı olarak görev yapan Dr. Soner Duru yıllardır bateri çalıyor. Baterinin beyni boşaltmak için iyi bir enstrüman olduğunu söyleyen Duru, aynı zamanda resim de yapıyor. O, beynin en dolambaçlı odalarında adeta bir bomba imha uzmanı gibi çalışıyor. Ameliyatlarda yapacağı en ufak yanlış, bir cana mal olabilir. Ama aynı zamanda beynin çalışma prensiplerini de bildiği için, kendi zihin ve ruh konforu için yapılması gerekenleri de biliyor. Babası ve tüm kardeşleri de dahil olmak üzere, resimle profesyonel olarak uğraşan bir aileden gelen Dr. Soner Duru, kendisindeki resim kabiliyetini keşfetmekte gecikmemiş. Yıllarca yaptığı resmin yanı sıra içindeki ritim duygusunun da farkına varan ve bunu bateri ile dışa vurmayı seçen cerrah, çeşitli müzik stüdyolarında eğitim almış. 3 yıl Okay Temiz Ritim Grubu’nda çalan ve mesleğinin yanı sıra grupla konserlere çıkan sanatsever doktor, baterinin yaşamında her zaman var olacağını şu sözlerle anlatıyor: “Bateriden müthiş keyif alıyorum ve hayatımda her zaman var olacak. Beyin cerrahisi, riskli ve ince işçilik gerektiren bir dal. Neredeyse tüm ameliyatlarımız mikroskop altında ve sürekli bomba imha ekibi gibi çalışıyoruz. Benim görüşüm; bateri çalmak kendi mesleğimi daha da aktif ve verimli hale getiriyor. Eğer sabah hastaneye gelip işimi yaptıktan sonra eve gidince başka bir işle uğraşmaz ve tekdüze bir hayat sürersem, bu beyni tek yönde çalıştırır ve işte de verimli olamam. Oysa bateri ya da davul çalmak hem fiziksel hem mental olarak beyni tamamen rahatlatıyor. Bunu bilgisayara ‘reset’ atılmasına benzetebiliriz. Nasıl ‘reset’ atıldıktan sonra bilgisayar daha hızlı çalışırsa, beyin de rahatlıyor ve daha iyi çalışıyor. Üstelik çalarken hem eğlendiriyor hem eğleniyorsunuz. Bu da büyük haz veriyor.” Hasta ile ilişkileri iyileştiriyor “Hepimiz insanız. Doktorluk mesleğinde hastanın hikayesi çok önemlidir. Bunun için iyi dinlemek ve şikayetleri anlamak tanının en önemli noktası. Dinlemek için de doktorun sakin ve huzurlu olması önemli. Bizlerin de zaman zaman yoğun olduğumuz dönemler olabiliyor. Sanatla uğraşmak insana bazı ince noktaları ve aradaki farklılıkları görebilme yeteneği kazandırıyor. Müzik, resim ya da hoşunuza giden herhangi bir yan uğraş, mental olarak kafanızı boşalttığı için insanı kendi mesleğinde daha verimli yapıyor.” AYLA TÜRKSOY Devamı Seninle Dergisi Nisan 2010 Sayısında...
|
|
|


Uzun bir tıp eğitimi, geceler boyu nöbet, stresli ameliyatlar, koridorlar dolusu bekleyen hasta ve tabii bu arada yaşama dair iş, eş ve aşla ilgili koşuşturmalar... Doktorların ruhu da hepimiz gibi bunalabiliyor ve bazıları bu sıkıntıları sanatla uğraşarak aşıyor.
DR. SONER DURU



















