Yazdır e-Posta
Zeynep Beşerler "Uzun süreli ilişki, evliliğin düşmanıdır"
Röportaj

Zeynep Beşerler‘Arka Sokaklar’ dizisinin esmer güzeli Zeynep Beşerler, hayal kurmuyor, erkeğe karşı ilk adımı kendisi atıyor. Özellikle de ilişkilerin ilk altı ay içinde adının konması gerektiğini savunuyor. “Aksi evliliğin düşmanı olur” diyor. Sebebini de röportajımızda açıklıyor.

Pozitif. Yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyor. Uzun soluklu bir ilişkinin ardından “Tıkandığı noktada bitti. Böyle olması gerekiyordu” diyor. Acı çekmiş mi? Bir parça ama kendini paralamamış. “Hayat devam ediyor” diyor. Egolarının, hırslarının olmadığını, bu kötü özelliklerin ilişkileri de hayatı da zorlaştırdığını düşünüyor. Hayata, ilişkilere, kendine dair pek çok şey söylüyor.

‘Arka Sokaklar’ dizisinin setleri nasıl geçiyor?
Koşuşturmayla... Haftanın beş günü setteyiz.

Role adapte olmak zor oldu mu?
Çok zor olmadı çünkü ekipteki insanların çoğunu önceden tanıyordum. Rol olarak da istediğim bir şeydi polisiye bir dizide oynamak. O yüzden çok keyifli oldu.

Gerçek yaşamda polis olmayı ister miydiniz?
Onların çok zor bir hayatı var. Sürekli yaptıkları iş nedeniyle can güvenlikleri yok. Stresle yaşıyor olmak gerçekten çok zor. İstemezdim gerçek hayatta polis olmayı. O kadar erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz ki, belki kadın polis olduğunuz zaman size duyulan saygı bir nebze daha fazla olabilir ama korkudan. Kadınlara nasıl davranıldığını hepimiz biliyoruz. Kadınları ikinci sınıf vatandaş olarak gören birçok erkekle yaşıyoruz. O yüzden belki kadın polisler bu konuda daha şanslı olabilir bizlere göre...

Özel yaşam nasıl gidiyor?
Gitmiyor. Şu anda iş var. Sadece arkadaşlarımla görüşüyorum. Özel ilişkim yok.



Zeynep BeşerlerNiye yok?
İnşallah olur diyorum. Bu istemekle ya da beklemekle olacak bir şey değil. Olursa hoş gelir olmazsa canı sağ olsun. Bekliyorum. Bunun için de “aman hayatımda biri olsun” diye uğraşmıyorum. Yalnız olmaktan da çok mutluyum. Çok uzun bir ilişki yaşadım. Bunun üstüne yalnızlık ve özgürlüğün tadını çıkarmak da insanın çok hoşuna gidiyor. O yüzden özgürlük içinde tek başına olmak çok keyifli şu anda. Herkes nedense bir kadının yalnız olmaması gerektiğini düşünüyor. Bunca yıldır ben kendi ayakları üzerinde duran bir insanım. Hayatımda illa birine bağımlı olarak hiçbir zaman yaşamadım. Bundan sonra da öyle bir yaşantım olmayacak. Bu nedenle ille bir erkek arkadaş, bir eş ya da bir koruyucuya ihtiyacım yok. Olduğu zaman hep birlikte göreceğiz.

Ayrılık acısı yaşadınız mı?
Elbette... Uzun süreli bir beraberliğin getirdiği bir üzüntü oldu ama çok da kendimi paralamadım. Biten ilişkim ve o kişi hakkında çok fazla konuşmuyorum. Mümkünse artık adının da röportajımda geçmesini istemiyorum. Bu onun için de önemli bir şey. Çünkü onun da bir hayatı var, belki özel bir ilişkisi var. Benim adımın onunla yazılması sadece beni değil onu da etkiler. Ona da haksızlık etmek istemem. Nasıl atlattın aşk acısını derseniz... Açıkçası mantıkla atlattım diyebilirim. Bu zamana kadar yaşandı ve bir şeylerin tıkandığını ikimiz de biliyorduk. Bitmesi ikimiz için de çok daha iyi olacaktı ve bitti. Bunun sonunda ölüm yok. Hayatımıza başkaları girecek, ilişkilerimiz olacak. Elbette yeni bir aşk yaşayacağız. Çünkü aşkın ne yaşı, ne şekli var. O yüzden çok sarsmadan bitti.

Aşkın olduğu yerde mantık olmaz...
Bittikten sonra mantık devreye giriyor. Hala acı çekiyorsanız bencillikten, kaybetmeme hırsından kaynaklanır. Benim böyle bir hırsım ve bencilliğim olmadığı için acı çekmedim. Çok kolay kabullendim ayrılığı. Egoları çok düşük bir insanım. Tabii ki, hayatta kabul edemeyeceğim şeyler de vardır ama bunlar çok az. Egosal durumlarda mantığım devreye girer, üstesinden gelirim. Bu benim şansım.

İlişkinizde aldatıldınız mı?
Çok şükür hayır. Bir tek o ilişkide değil, hayatın içindeki herhangi bir ilişkide de olsa aldatılmak insana çok kötü hissettirir. Aldatılmak kötü bir duygu. Bu üç aylık sevgilinizle de olabilir, aynı hissiyatı taşırsınız. Allah kimseye göstermesin. Sadece kadın açısından değil erkek açısından da aldatılmak çok zor. Erkekler bizim kadar duygularını belli etmiyorlar. Onlar aldatılma karşısında kadınlara oranla daha büyük travmalar geçiriyorlar. Sadece dışarı vurmuyor, gidip arkadaşlarının omuzlarında ağlamıyorlar. Biz kadınlar hemcinslerimizin omzunda ağlayıp, rahatlayıp, anlatıp deşarj oluyoruz.

Hayalinizde ne var bundan sonrası için?
Hiçbir şey. Ben hayal kurmam. Sevmiyorum. Günübirlik yaşarım. Hedefler koymam. Sıkılırım. Yarın ne olacağımızı bilmiyoruz ki! Bir şeyin hayalini kurmak, hedef koymak bana mantıklı gelmiyor. Hayatımda hiç yapmadım. Olursa inşallah, hayalim değil ama evlenmek, çocuk doğurmak isterim. Aile yaşamı tercihim oldu her zaman. Olmazsa da çok önemli değil. Hayat böyle de devam ediyor.

Zeynep BeşerlerHayattan ve ilişkilerden ne dersler çıkardınız?
İlişkinin gerçekten layığıyla yaşanmasından yanayım. Açık yürekli olmalıyız. Kırılır mıyız, kırılmaz mıyız diye kendimizi engellememeliyiz. Sonuna kadar yaşayayım, ne olacaksa olsun diye ilişkimde tercih ettim ben. Hiç de pişman değilim bunun için. Çünkü böyle olması gerekiyordu, çünkü ben o anda onu hissettim. Bunu asla dizginlemedim. Bundan sonraki ilişkim ya da ilişkilerimde de böyle olacak. Açıksözlüyüm. Birinden hoşlanırsam gider onu söylerim, çekinmem, gocunmam. Birilerinden bir şey beklemek bence sıkıcı. Niye ben onu içimde taşırken o bana ne zaman gelecek diye bekleyeyim ki! Gider söylerim. Reddedilmek de olabilir bunun içinde hiç önemli değil. En azından içimde kalmaz. Boş yere beklemiş olmam. Bu yüzden kadınların biraz daha cesaretli olmalarını çok isterim. Öyle mi bu adamı ayağıma getiririm, böyle mi yapsam yalvartırım gibi küçük Ali Cengiz oyunlarından ziyade, gidip söyle ne kaybedebilirsin ki! Hayat beklemelerle geçecek kadar da uzun değil.

Günümüzde ilişkiler rayında gitmiyor zaten...
Keşke annelerimizin ilişkileri gibi olsa... Uzun süreli ilişki bence evliliğin en büyük düşmanı. Hele de günümüz şartlarında. Tanıştıktan en fazla 6 ay sonra ilişkinin adının konması lazım. İlişki uzadıkça bozuluyor. Hepimiz kendi ayaklarımızın üzerinde duruyoruz, aradıklarımız, yaşam kriterlerimiz farklı. Bir süre sonra ilişki uzadıkça ‘benim’ hayatıma dönüşüyor. O zaman ne oluyor, iki hayatı birbirine oturtamıyorsunuz. Çünkü hayatlar, işler ve yapılacak olanlar daha ön plana çıkıyor. Altı ayın sonunda benim hayatım demeye başlamadan önce karşınızdaki kişiyi kabul edip sevgi ve saygı çerçevesinde o ilişkiyi yürütmek kolay olurmuş gibi geliyor.

Yaşamın hızlı akışının ilişkiler üzerinde hiç etkisinin olduğunu düşünmüyor musunuz?
Ben ona hiç inanmıyorum. Çünkü her şey yozlaştı, her şeyi para ile karşılaştırır olduk. Eskiden herkes çok mu varlık içinde yaşıyordu da 50 sene evli kalmış. Birlikte olduktan sonra birçok şeyin üstesinden gelinebilir. Ortada bir borç varsa bu iki tarafın borcudur, bir tek adamın borcu değildir.

Neyi kaybettik de bu noktaya geldik?
Birbirimize olan saygıyı kaybettik her şeyden önce. İnsanların bencillikleri ve egoları bu saygının üzerine çıktı. O kadar bencil ve benciyiz ki yaşantı içinde, “Beni ilgilendirmez. O onun problemi” diyoruz. Evli olduğunuz kişiye bunu söylüyorsanız zaten bitmiştir. Ortada evlilik diye bir şey kalmıyor. Bunu kaybettik işte. Annelere çok büyük rol düşüyor bu noktada. Annelerin eğitilmesi erkek çocuklar için de kızlar için de çok önem taşıyor. İnşallah bir oğlum olursa onu bu düşünceyle yetiştirmek isterim. Çok istiyorum bir oğlum olmasını.

İnançlı bir insan mısınız?
İnançlı bir insanım. Dua ederim geceleri...

Alışveriş ile aranız nasıl?
Hiç iyi değil. Sevmiyorum. Hızlı hızlıdır alışverişlerim. Ben genelde ihtiyaçlarım doğrultusunda bir alışveriş merkezine gider, vitrinlere şöyle bir bakar fikir edinirim. İçeri girer çoğunu denemeden alır ve çıkarım. Çok sıkıcı birşeyleri deneyip çıkarmak. Çok büyük zaman kaybı. En pratik yoldan ne alıyorsam, toplayıp çıkıyorum. Sezon alışverişi bu nedenle söz konusu değil. Hiçbir zaman alışverişkolik olamayacağım.

Bakım?
Düzenli olarak sadece makyajımı temizlerim. İki haftada bir peeling yaparım. Nemlendirici sürerim o kadar. Çünkü fazlası yine sıkıyor beni... Dayanamıyorum. Erkeklerin bu konuda bizden daha şanslı olduklarını düşünüyorum.

Gelecekteki projeler neler?
Şu an gündemde bir tiyatro oyunu var. ‘Ölüm’ adlı oyunu önümüzdeki sezon sahnelemeyi düşünüyoruz. Kasım’da ve Aralık’ta iki sinema filmim vizyona girecek: ‘Show Business’ , ‘Sultanın Sırrı’ diye filmlerimiz var. Altın Portakal’a katılan ‘Kağıt’ diye bir filmimiz vardı. O da sanırım 2011’de vizyona girer.

Hangi rollere daha yatkınsınız sizce?
Dram değil. Oynarken de sıkılıyorum, içim kasılıyor. Komedi olabilir. Çok seviyorum. Zordur ve işin eğlenceli tarafı da odur. Romantik komediyi acayip seviyorum. Aksiyona da bayılıyorum.

Ev işleriyle aranız nasıl?
Şimdi kızkardeşimle yaşıyorum. İlk altı yıl yalnız yaşadım. Kardeşim üniversite için yanıma geldi. Toplamda 13 senedir yalnızım gibi aslında. Mecburen her şeyi yapıyorum. Çoğunlukla dışarıda olduğum için düzenli yemek yapamıyorum. Ama mutlaka buzdolabında bir zeytinyağlı, sebze, salata yapılacak malzeme hep vardır. Tencere yemeğine pek vaktim kalmıyor. Yaptığım zaman da çok iyi yaparım.

Okul dönemindeyken oyuncu olacağınız hiç aklınıza gelmiş miydi?
Hayır, hiç gelmedi. Ortaokul lise yıllarında da çok aktif bir kızdım. Okulun her türlü etkinliğinde ilk sıralarda yer alırdım. Sosyaldim. Oturup, sakin sakin bekleyen bir tip hiç olmadım. Masa başında bir iş yapmayacağımı biliyordum ama oyuncu olmayı da hayal etmemiştim. Ben ne olacağımı da aslında hiç bilmiyordum, karar veremedim. Üniversiteye bir gireyim bitsin sonra düşünürüm ne olacağımı derdim hep. Bence 20 yaşına kadar bir insanın gerçekten ne olmak istediğine karar vermesi çok zor. Bir mesleği küçücük yaşta istiyorsunuz ve 60 yaşına kadar o işi yapıyorsunuz. Bilinçli bir seçimse ne ala... Ama ya değilse! Çevrenin yönlendirmesi, özenme gibi nedenlerle seçiliyorsa insan mutsuz olur diye düşünüyorum.

“Kadınları ikinci sınıf gören erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz. Bu evlilikleri de, arkadaş ilişkilerini de etkiliyor. Oysa insana insan gibi bakmak gerek, cinsiyetleriyle değil.”

 Güzide Yülek

Seninle Dergisi Aralık 2010 Sayısı...

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Mutfak

Bayram mönüsü için önerilerim

News image

Çocukluğumun bayramlarında beni en çok heyecanlandıran kısım yemekten ya da kahvaltıdan sonra ikram edilen ç... DEVAMI

Komposto mu, hoşaf mı?

News image

Yaz sıcaklarında artık vazgeçilmezimiz soğuk içecekler. Ben bu ay sizi Ramazan dolayısıyla da nostaljik bir y... DEVAMI

Düğün-davet mevsimi

News image

Hiç şüphesiz düğündavet hazırlıkları titizlik gerektirir. Her şeyi ince eleyip sık dokumak gerekir. Peki, ... DEVAMI

En iyi kek tarifi hangisi?

News image

Mükemmel kek tarifine ulaşmak için bugüne dek pek çok farklı reçete hazırladım. Ortası delik olandan, dolgulusun... DEVAMI

Dondurma dünyasında 'in'ler 'out'lar...

News image

 İtalyanların dondurma konusundaki uzmanlığı, dünyadaki en yeni dondurma trendleri ve bizim geleneksel Ma... DEVAMI

Sevgililer günü mönüsü

News image

SEVGİLİLER GÜNÜ MÖNÜSÜ Kalbe giden yol mideden geçer derler… Başbaşa geçireceğiniz 14 Şubat akşamı, size sunduğum... DEVAMI

Kültür - Sanat

Ece Seçkin bu ayki röportajımızın konuğu...

News image

Lakabı Roket Müzik dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Ece Seçkin, kendisini ve yeni çalışmalarını bu ayki r... DEVAMI

Keman virtüözü Canan Anderson

News image

Sihirli parmakların sahibi Canan Anderson, bu ayki röportajımızın konuğu. 3 Haziran’da Mardan Palace’de, 8 Hazira... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

Konser David Garrett, ilk kez Türkiye’de Dans ‘Beyazgül-White Rose’ İstanbul’da... Sinema Sema Şimşek, ‘Tehl... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

MÜZİKAL Dünyaca ünlü Broadway yapıtı ‘Operadaki Hayalet’ bu ay İstanbul’da... SERGİ Yaratıcı deha Mimar Sinan, Tophane-i ... DEVAMI

Konser, etkinlik, röportaj, sinema...

News image

KONSER :Efsane şarkıcı Julio Iglesias, İstanbul’da... ETKİNLİK :Ünlü oyuncu Hugh Jackman, Broadway şo... DEVAMI

Derya Beşerler en son ne yaptı?

News image

DERYA BEŞERLER EN SON NE YAPTI? BKM Mutfak’ta her Salı ‘No Name’ adlı oyunla sahne alan Derya Beşerler, son zamanlard... DEVAMI

Astroloji

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Haziranın aynın burçlar üzerindeki etkisi Halen retro (geri harekette) olan Merkür 11 Haziran’da düz pozisyona ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

Astroloji Mayıs ayının burçlar üzerindeki etkisi(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Mayıs’ta Akrep’te Dolunay, 18 ... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ NİSAN AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 4 Nisan’da Terazi burcunda bir A... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ASTROLOJİ MART AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) 20 Mart’ta Balık burcunun son der... DEVAMI

Astrolog Sema Kılıç yazıyor...

News image

ŞUBAT AYININ BURÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (Yükselen burcunuzu önce okumalısınız) Koç ( 21 Mart-19 Nisan ) Koç’lar, 20’sine k... DEVAMI

Gezi

Masal diyarı Kapadokya

News image

Masal diyarı Kapadokya Sadece tarihi açısından değil aynı zamanda ruhani dünya sahnesiyle de yüzyıllardır varlığını koruy... DEVAMI

Hızlandırılmış Madrid turu

News image

Voleybolcu Naz Aydemİr Akyol'dan Hızlandırılmış Madrid turu Biz sporcular kamplar, maçlar, turnuvalar vs. yüzünden çok f... DEVAMI

Sanatın merkezi bir şehir, Londra...

News image

OYUNCU ASUMAN DABAK YAZDI SANATIN MERKEZİ BİR ŞEHİR, LONDRA... Bu şehrin mevsimi yok. Ne zaman giderseniz gidin, Londra sokaklar... DEVAMI

Başak Sayan yazdı...

News image

CENNET BURASI Eğer bir gün bana cennetin nerede olduğu sorulursa, hiç düşünmeden Saint Lucia Adası derim. Doğu Karayip Denizi... DEVAMI